fırlat ile cümle

fırlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarÉpítettek egy rendszert, amelyik negyed másodpercenként lökte ki ezeket.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarEstán construyendo un sistema que lo expulsa en intervalos de un cuarto de segundo.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarIls construisent un système qui les éjecte à un quart de secondes d'intervalles.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarMereka membangun sistem yang melontarkan benda ini setiap seperempat detik.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarSie bauen hier ein System, das diese in Viertelsekunden-Intervallen ausstößt.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarStanno costruendo un sistema che le espelle ad intervalli di 1/4 di secondo.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarZe bouwen een systeem dat ze er met tussenpozen van een kwart seconde uitschiet.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarОни создают систему, которая выпускает их каждую четверть секунды.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarТе изграждат система, която изхвърля тези интервали на четвърт от секудата.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarהם בונים מערכת שפולטת אותן במרווחים של רבע שנייה.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarلقد قاموا ببناء نظام يطلقها في ظرف ربع ثانية.
Bu aletleri çeyrek saniye aralıklarla fırlatacak bir sistem kuruyorlarブリーフケースを持っているのは父です
Bu aynı zamanda roket fırlatmanın temelidir.Takto fungují i rakety.
Bu aynı zamanda roket fırlatmanın temelidir.זאת הדרך בה טילים פועלים.
Bu aynı zamanda roket fırlatmanın temelidir.هكذا تعمل الصواريخ
Bu çok fazla satmayan bir köpük füze fırlatıcısı.Eso era un lanzador de cohetes de espuma que no llegó a venderse.
Bu çok fazla satmayan bir köpük füze fırlatıcısı.저건 거품 미사일 발사기인데 하나도 안 팔렸어요
Bu çok fazla satmayan bir köpük füze fırlatıcısı.Un lanciamissili di gomma. Non sono riuscito a venderlo.
Bu çok fazla satmayan bir köpük füze fırlatıcısı.Wyrzutnia rakiet piankowych, która się nie sprzedała.
Bu buz zamanla duracaktır. Ya da bir tenis topu fırlatırsam, bu top zamanla duracaktır.저 얼음은 언젠가는 멈춥니다. 제가 테니스 공을 던져도 언젠가는 멈춥니다
Bu buz zamanla duracaktır. Ya da bir tenis topu fırlatırsam, bu top zamanla duracaktır.הקרח יעצר בסופו של דבר. אפילו באם נזרוק כדור טניס גם הוא יעצר בסופו של דבר.
Bu buz zamanla duracaktır. Ya da bir tenis topu fırlatırsam, bu top zamanla duracaktır.هذا القالب سوف يتوقف فى النهاية أو لو رميت كرة تنس سوف تتوقف أيضاً
Bu buz zamanla duracaktır. Ya da bir tenis topu fırlatırsam, bu top zamanla duracaktır.いつかは止まってしまう。 ボーリングの球でも、何でもだ!
Bu çok fazla satmayan bir köpük füze fırlatıcısı.Това беше една ракета за пяна, която не се продаваше.
Bu çok fazla satmayan bir köpük füze fırlatıcısı.Это была ракета-метатель пены, которая не продалась.
Bu çok fazla satmayan bir köpük füze fırlatıcısı.זה היה משגר טילי ספוג שלא נמכר.
Bu çok fazla satmayan bir köpük füze fırlatıcısı.هذا قاذف صواريخ و لكنه لم يباع
Bu çok fazla satmayan bir köpük füze fırlatıcısı.スクイッシーヘッド 用途はあまりありません
Bu çok fazla satmayan bir köpük füze fırlatıcısı.Acela era un lansator de rachete de spumă care nu a fost vândut.
Bu çok fazla satmayan bir köpük füze fırlatıcısı.Ceci est un propulseur de missiles en mousse qui ne s'est pas vendu.
Bu çok fazla satmayan bir köpük füze fırlatıcısı.Ein Schaumstoffraketenwerfer, der nicht verkauft wurde.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Ăsta e scaunul meu de ejectare.
Bu da benim fırlatma koltuğum.C'est mon siège éjectable.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Das ist mein Schleudersitz.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Dat is mijn schietstoel.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Det där är min katapultstol.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Esta es mi silla de expulsión.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Ez az én katapultom.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Itulah kursi pelontar saya.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Kia là chiếc ghế tự bung của tôi.
Bu da benim fırlatma koltuğum.이것이 나의 사출 좌석입니다.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Num caça, temos um banco ejectável. Isto é o meu banco ejectável.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Quello è il mio sedile di espulsione.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Ta rączka to mój wyrzucany fotel.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Tohle je moje vystřelovací sedačka.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Toto je môj katapult.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Αυτό είναι το δικό μου εκτινασσόμενο κάθισμα.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Вот мое катапультирующееся кресло.
Bu da benim fırlatma koltuğum.Това е моята седалка-катапулт.
Bu da benim fırlatma koltuğum.זה כיסא המפלט שלי.
Bu da benim fırlatma koltuğum.هذا هو مقعد اللفظ الخاص بي.
Bu da benim fırlatma koltuğum.私はプロのパイロットとしてのアプローチを取りながら
Bu durumda süratteki değişim ise sıfır eksi ilk sürat, yani fırlatıldığı andaki sürat olacaktır.그렇기 때문에 속도의 변화는 0 빼기
Bu durumda süratteki değişim ise sıfır eksi ilk sürat, yani fırlatıldığı andaki sürat olacaktır.אז זה יהיה אפס פחות
Bu durumda süratteki değişim ise sıfır eksi ilk sürat, yani fırlatıldığı andaki sürat olacaktır.لذا ستكون صفر ناقص
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Asta e unul din cele șapte Sputnikuri care au rămas și n-au fost lansate în spațiu.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.C'est un des sept Sputniks qu'il reste, qui n'a pas été envoyé dans l'espace.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Das ist einer von den sieben noch existierenden Sputniks, die nicht ins All geschossen wurden.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Đây là một trong bảy chiêc Sputnik còn lại không được phóng vào không gian.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Dit is een van de 7 overgebleven Spoetniks die niet zijn gelanceerd.
İlgili Sayfalar