fırlat ile cümle
fırlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bütün bunlar yetmezmiş gibi doktor panzehiri pencereden dışarı fırlatır.Het squamosum is niet waarneembaar doorboord door een fenestra.
Roket fırlatıcı bazı sorunlarda yaratıyordu.De luchtinlaat was in de rompneus geplaatst.
Fırlatılan Nükleer Bombalar hiçbir şekilde engellenemez.In elk geval zijn geen kernwapens tot ontploffing gebracht.
1978 yılında, ilk deneyim olarak Blok-I GPS uydusu fırlatıldı.In 1978 werd het eerste prototype van een gps-satelliet gelanceerd.
Fırlatıcı dört geçersiz atış yaparsa, vurucuya birinci kaleye yürüme hakkı vermiş olur.Heeft de werper vier keer wijd gegooid, dan mag de slagman vrij naar het eerste honk lopen.
Falcon Heavy için ilk fırlatma 6 Şubat 2018 tarihinde başarılı olarak gerçekleşmiştir.De inauguratievlucht van de Falcon Heavy was op 6 februari 2018.
Uydu Vandenberg Hava Kuvvetleri Üssü'nden 6 Eylül 2008'de fırlatıldı.De kunstmaan werd op 10 juni 2011 gelanceerd vanaf de Amerikaanse luchtmachtbasis Vandenberg.
Bu, fırlatılan uyduların bir listesidir.Dit is een lijst van uitgestorven planten.
Space Launch System (SLS) (Uzay Fırlatma Sistemi), NASA tarafından tasarlanan bir fırlatma aracıdır.Space Launch System - een serie zeer zware raketten door NASA zelf ontwikkeld.
Sarı ipli madalyonu lazer fırlatan bir klavyeye dönüşebilmektedir.Zijn medaillon verandert in een gitaar die lasers kan afvuren.
Mariner 2 (ABD): 27 Ağustos 1962'de fırlatıldı.De missie werd opgevolgd door de Mariner 2, welke op 27 augustus 1962 werd gelanceerd.
Güneş Sistemi’nde bulunan tüm gezegenler Artık Dünya’dan fırlatılan uzay araçları ile ziyaret edilmiştir.Elke plaats op aarde was nu bereikbaar dankzij tanken in de lucht.
Araç toplamda 5 adet fırlatma gerçekleştirmiştir.Het bedrijf zou vijf raketten hebben gelanceerd.
Fırlattığı şimşekler onun mızraklarıdır.Leegheid is alles wat zij uitstralen.
Chang'e 1, Xichang Uydu Fırlatma Merkezi'nden 24 Ekim 2007 tarihinde saat UTC 10:05:04'te fırlatıldı.Chang'e 1 werd gelanceerd om 10:05 GMT op 24 oktober 2007 vanaf het Xichang-lanceringscentrum.
Merlin 1C ilk defa, Falcon 1'in başarısız olan 3. fırlatma denemesinde kullanılmıştır.De Merlin 1C werd op de laatste drie vluchten van de Falcon 1 gebruikt.
Pioneer Venus 2 (Pioneer 13) (ABD): 8 Ağustos 1978'de fırlatıldı.De ander, Pioneer Venus 2, werd gelanceerd op 8 augustus 1978.
1998 - Kuzey Kore ilk uydusunu fırlattı.2006 - Noord-Korea doet zijn eerste kernproef.
1957 - Sovyetler Birliği, ikinci yapay uydu Sputnik 2'yi yörüngesine fırlattı.1957 - Lancering van Russische kunstmaan Spoetnik 2 met aan boord de hond Laika.
Beşinci fırlatılışını takiben,Falcon 1'ın kullanımı durdurulmuştur.De Falcon 5 werd uiteindelijk geannuleerd en ook Falcon 1 operaties werden stopgezet.
Bu üç uydu da 1959 yılında uzaya fırlatılmıştır.Deze satelliet werd gelanceerd in 1959, de eerste jaren van de ruimtevaart.
Programın gecikmelerinin ardından, bunların ilki Mart 2008'de fırlatıldı.Na veel oponthoud gingen de opnamen in maart 2008 van start.
Fırlatılışı ve sonraki görevleri tamamen başarılıydı.De medaille en de latere orde brachten uitkomst.
1969 - Apollo Projesi: Apollo 10 fırlatıldı.1969 - Apollo 10 wordt gelanceerd.
Tüm torpidolarını fırlatsa da isabet kaydedemedi.Hier heeft ze al haar torpedo's afgeschoten, maar geen doel geraakt.
5 Mayıs 1961 günü ABD, Merkür altyörüngesine ilk astronotu Alan Shepard'ı Freedom 7 kapsülü ile fırlattı.Op 5 mei 1961 lanceerden de Amerikanen hun eerste astronaut, Alan Shepard.
Daha sonra Sentinel-2B fırlatması Sentinel-2A fırlatması ile değiştirildi.Op 25 april werd Sentinel-1B met succes gelanceerd.
Örneğin atış yapmak, roket fırlatmak ya da itme kuvveti uygulamak.Voorbeelden hiervan zijn: het uitvallen van de motoren of brand aan boord.
Ve biri bana dedi ki: 'Ben ona çakmak yakacağım, ondan sonra sen onu fırlatacaksın.'Ik heb toen gedacht: die gaat schieten, ik ben hem voor.
Dolayısıyla Merlin 1B motoru herhangi bir fırlatma aracında hiç kullanılmadı.Geen enkele N-1F heeft ooit op een lanceerplatform gestaan.
Bir keresinde bir golf topunu 450 metre fırlatabileceği konusunda bahse girmiştir.Hierdoor is het mogelijk om met een golfclub de bal meer dan 330 meter te slaan.
1986 - Uzay mekiği Challenger, fırlatılışından 73 saniye sonra parçalandı: yedi astronot öldü.Op 28 januari 1986 ontplofte, 73 seconden na de lancering, de spaceshuttle Challenger.
STEREO (The Solar Terrestrial Relations Observatory) görevi Ekim 2006'da fırlatılmıştır.Misja STEREO (Solar Terrestrial Relations Observatory) rozpoczęła się w październiku 2006 roku.
Beşinci fırlatma ise ilk ticari uçuşu olmuştur ve RazakSAT uydusunu Alçak Dünya yörüngesi'ne çıkarmıştır.Piąty lot był pierwszym lotem komercyjnym, który umieścił satelitę RazakSAT na Niskiej orbicie okołoziemskiej.
Bu arada Cape Canaveral'da fırlatılış sırasında birçok başarısızlık yaşandı.Zanim to jednak nastąpiło, doszło do kilku kłopotliwych porażek na Przylądku Canaveral.
NASA fırlatışı önce Mart sonra da Eylül 1986'ya çekmek zorunda kaldı.Z tego też względu NASA została zmuszona do przesunięcia startu kolejno na marzec i wrzesień 1986 roku.
Roket fırlatma sistemi Lockheed Martin Misiles & Fire Control tarafından üretilir.Kontrakt na PAC-3 MSE dla Lockheed Martin Missiles and Fire Control (ang.).
Sonra bir bumerang gibi size geri fırlatıp atar.Rzucona wraca jak bumerang.
28 Eylül 2015'te Hindistan, Astrosat isimli ilk uzay gözlem uydusunu fırlatmıştır.28 września 2015 roku na orbitę wyniesiono ASTROSAT – pierwsze indyjskie obserwatorium kosmiczne.
Bu sayede uçuş ekibinin koltukla beraber uçağın dışına fırlatılması sağlanır.Następnie pozostawia go policji związanego razem z ładunkiem samolotu.
Plazma topları fırlatabilirler.Potrafi strzelać plazmą.
Bunlardan sadece ikisi fırlatıldı.Odnaleziono tylko dwie spośród nich.
Yürüyüşleri şişe fırlatan ve bağıran kalabalıklarla yüz yüze geldi ve bir isyana neden olmaktan korktular.Moje książki przyjęto wśród zbyt wielu krzyków czy nienawiści, by mogły wywołać jakiś skutek.
1981 - İlk uzay mekiği Columbia fırlatıldı.1981 – Rozpoczęła się pierwsza misja pierwszego wahadłowca kosmicznego Columbia.
Anıtın açılış 4 Ekim 1964 tarihinde, ilk uydunun fırlatılmasının yedinci yıldönümünde gerçekleşti.Uroczyste odsłonięcie pomnika odbyło się 4 października 1964, w siódmą rocznicę wystrzelenia Sputnika.
Yeniden kullanılabilir orbital fırlatma araçları şu an halihazırda kullanılmamaktadır.Uruchomione rakiety na paliwo stałe nie mogą już zostać wyłączone.
1926 - Robert H. Goddard, ilk sıvı yakıtlı roketi fırlattı.1926 – Amerykanin Robert Goddard przeprowadził pierwszą próbę startu rakiety napędzanej paliwem płynnym.
Modül 7 Şubat 2008 tarihinde Atlantis uzay mekiğinin STS-122 uçuşu sırasında uzaya fırlatıldı.7 lutego 2008 roku moduł został wyniesiony na orbitę w ramach misji STS-122 wahadłowca Atlantis.
Hangi devletin ilk füzeyi fırlattığının pek önemi yoktu.Kto pierwszy rzuci kamieniem?
1960 - Sovyetler Birliği, Sputnik 4 uydusunu fırlattı.1960 – W ZSRR wystrzelono sztucznego satelitę Sputnik 4.
Şu anda Güneş çevresinde yörüngede) Mariner 1 (ABD): 22 Temmuz 1962'de fırlatıldı.Sonda Mariner 1 uległa zniszczeniu w pierwszych minutach po starcie, 22 lipca 1962.
Man Adası: Quocunque jeceris stabit (Latince, "Ne kadar hızlı fırlatsan da ayakta kalır.")Herb posiada dewizę "Quocunque Jeceris Stabit" ("gdziekolwiek mnie rzucisz, będę stał").
Atıcı kayayı fırlatırken sapı bu iki konumdan saat on iki konumuna çevirerek elinden çıkaracaktır.Podczas wypuszczania kamienia gracz obraca uchwyt z powyższych pozycji na godzinę dwunastą.
Şubat 2016 tarihine kadar, toplamda 72 adet Küresel Konumlama Sistemi uydusu fırlatılmıştır.Do 20 lutego 2013 r. wykryto 677 pozasłonecznych systemów planetarnych.
Eğer uzun süre öldürülmez ise her tarafa çoklu Imp fırlatır.Jeśli nie jesteś przebudzony, jesteś zawsze oderwany od wszystkiego.'
Füze topun içerisinden ateşlenerek fırlatılmaktaydı.Pociski odpalano z wnętrza czołgu.
1971 - İnsansız ABD uzay aracı Mariner 9, Mars hakkında bilgi toplamak üzere uzaya fırlatıldı.1971 – W kierunku Marsa wystrzelono amerykańską sondę kosmiczną Mariner 9.
6 Ekim 1990 günü, Discovery Uzay Mekiği'yle (STS-41 görevi) fırlatıldı.1990 24 kwietnia teleskop zostaje wyniesiony na orbitę przez prom Discovery (STS-31).
1990 yılında Güneş'in kutup bölgelerini incelemek için Ulysses uzay sondası fırlatıldı.Sonda Ulysses została wystrzelona w 1990 w celu zbadania biegunów Słońca.
Roket fırlatıcı bazı sorunlarda yaratıyordu.Nietypowy kształt pocisku, przysparzał pewnych problemów.
İlgili Sayfalar