fırlat ile cümle
fırlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tam Wolverine onu reddederken Phoenix açığa çıkar ve onu karşı duvara fırlatır.Als Wolverine diese zurückweist, da sie nicht sie selbst sei, schleudert Phoenix ihn an die Wand und entkommt.
Fırlatıcısı C-130 ile taşınabilir.Das Radar ist mit der C-130 lufttransportfähig.
Ikonos-1’in 1999 yılında fırlatılması planlanmış fakat başarısızlıkla sonuçlanmıştır.IKONOS-1 startete am 27. April 1999, ging aber schon beim Start verloren.
PSLV (Polar Satellite Launch Vehicle), Hindistan yapımı dört kademeli bir fırlatma roketidir.Das Small Satellite Launch Vehicle (SSLV, siehe Abbildung) ist eine vierstufige indische Trägerrakete.
Sputnik 7 (SSCB): 4 Şubat 1961'de fırlatıldı.Sputnik 7 startete am 4. Februar 1961.
ATV, Guyana Uzay Merkezi'nden Ariane 5 ağır fırlatma aracı ile uzaya gönderildi.Der geostationäre Satellit wurde mit einer Ariane 5 vom Raumfahrtzentrum in Kourou aus gestartet.
1926 - Robert H. Goddard, ilk sıvı yakıtlı roketi fırlattı.1926 hatte Robert Goddard bereits erfolgreich eine Flüssigkeitsrakete gestartet.
STS-31: Hubble Uzay Teleskopu fırlatılışı.Hauptaufgabe von STS-31 war das Aussetzen des Hubble-Weltraumteleskops.
STS-115 için fırlatma tarihi olarak Nisan 2003 planlanmıştı.Eigentlich sollte die Crew von STS-114 im März 2003 wieder abgeholt werden.
H-II, Japon yapımı bir fırlatma roketidir.Die H-II ist eine japanische Trägerrakete.
T34E1 (Calliope) Roket Fırlatıcı - T34 ile aynı ancak alt sıra 12'li değil 14'lüydü.Raketenwerfer T34E1 (Calliope) – Variante mit 64 statt 60 Abschussrohren.
Aynı yıl Sputnik 1 fırlatıldı.Im Jahr darauf wurde der Schacht 1 aufgewältigt.
Fırlatma hızları genellikle ‘’fps’’(feet per second/fit, saniye)birimiyle ölçülür.Die Pfeilgeschwindigkeit wird in fps (foot per second) angegeben.
İki pilot da fırlatıldı.Beide Piloten werden gerettet.
UUİ'ye ilk kez gidilen mekiktir ve ilk kez gece fırlatılan mekiktir.Als Test der neuen Scheinwerfer erstmals auch bei Nacht.
Kendi mezarlarını kazdır, vur ve içeri fırlat.Sie müssen ihre eigenen Gräber ausheben und werden dann erschossen.
Fırlatma için ilk girişimler ancak 1972'de yapılabildi.Die ersten Schießversuche wurden 1973 durchgeführt.
Yörüngesi gitgide alçalan Sputnik 1, fırlatmadan 92 gün sonra, 4 Ocak 1958'de atmosfere girerek yandı.Nach 92 Tagen trat Sputnik 1 in die dichteren Atmosphärenschichten ein und verglühte am 4. Januar 1958.
1958 - Amerika Birleşik Devletleri, uzay uydusu Explorer 1'i fırlattı.31. Januar 1958: Die USA starten mit Explorer 1 ihren ersten Weltraumsatelliten.
NCSR'nin ilk başarılarından biri 1961 yılında ilk iki aşamalı roketin fırlatılmasıyla gerçekleşti.Der erste Testflug der zweistufigen Rakete fand 1961 statt.
İlk uzay aracı Chang'e-1 24 Ekim 2007'de fırlatıldı.Am 24. Oktober 2007 wurde Chang'e-1 gestartet.
Vali, sinirli bir şekilde elindeki kitabı bir köşeye fırlatır.Wütend wirft der Mann sein Buch kurz darauf weg.
Fırlatıcı dört geçersiz atış yaparsa, vurucuya birinci kaleye yürüme hakkı vermiş olur.Wirft der Pitcher vier davon, darf der Batter „kampflos“ auf die erste Base vorrücken.
6 Nisan 1973' te Cape Canaveral'dan fırlatılmıştır.Skylab 4 hob am 16. November 1973 von Cape Canaveral ab.
Zeus'u bir kayanın önüne fırlatır.Mose schlägt Wasser aus einem Felsen.
Ellerinin bağını keser ve kafasındaki maskeyi kameraya fırlatır.Sie greift Dan an und schlägt ihm die Kamera aus den Händen.
İlk 10 uydu, 14 Ocak 2017'de California'da bulunan Vandenberg Hava Üssünden fırlatıldı.Nach 674 Tagen im All landete er am 17. Oktober 2014 auf der US-Luftwaffenbasis Vandenberg, Kalifornien.
1958 - Sovyetler Birliği, Sputnik 3 uydusunu fırlattı.1958: Die Sowjetunion schickt für wissenschaftliche Aufgaben Sputnik 3 in eine Erdumlaufbahn.
Medyayı oynat Sputnik 3, R-7 Semyorka roketinin düzenlenmiş hali olan Sputnik 8K91 ile fırlatıldı.Der nächste Satellit, Sputnik 3, wurde mit der modifizierten Version Sputnik 8A91 gestartet.
30 Ocak 2013'te, ilk kez kendi topraklarından uzaya bir uydu fırlattılar.So wurde am 1. Mai erstmals ein Versuch über direkte Kommandos von der Erde aus gesteuert.
İlk fırlatma koltukları birbirinden bağımsız şekilde Heinkel ve SAAB tarafından geliştirilmiştir.Die Schelde mündete zunächst getrennt von Rhein und Maas.
Kağıtları odanın içine fırlatıyorlar.Elles jettent des papiers à travers la pièce.
Jack işini bitirir ve roketler fırlatılmaya hazır olur.Jack finit son travail et la fusée est prête à partir.
4 ay süren test ve onarımın ardından 19 Kasım'da fırlatma aracına yerleştirildi.Après près de quatre mois de tests et de réparations, il fut fixé sur le lanceur le 19 novembre.
Fırlatılışı ve sonraki görevleri tamamen başarılıydı.Son lancement et sa mission ont tous deux été parfaitement réussis.
Merlin 1C ilk defa, Falcon 1'in başarısız olan 3. fırlatma denemesinde kullanılmıştır.Le Merlin 1C est utilisé pour la première fois au cours du troisième vol du Falcon 1.
1990 yılında Güneş'in kutup bölgelerini incelemek için Ulysses uzay sondası fırlatıldı.En 1990 cependant la sonde Ulysses a été lancée pour étudier les régions polaires du Soleil.
3 Şubat - Challenger Uzay Mekiği onuncu uzay mekiği görevi gereği fırlatıldı.3 février : vol de la navette spatiale Challenger.
1958 - Amerika Birleşik Devletleri, uzay uydusu Explorer 1'i fırlattı.Les États-Unis d’Amérique suivent en 1958 par le lancement d’Explorer 1.
DSCOVR uydusu, 11 Şubat 2015 tarihinde fırlatıldı.DSCOVR est lancé le 11 février 2015.
M5 T39 Roket Fırlatıcı.M5 avec lancer de roquettes T39.
Viking 1, 20 Ağustos 1975; Viking 2, 9 Eylül 1975'te fırlatıldı.Viking 2 fut lancé le 9 septembre 1975.
Fırlatma borusu yere sabitlenmiş haldedir.La table de lancement est fixée au sol.
Fırlatma sırasında Korolyov şunları söyler: "Ön aşama...À la mise à feu et au décollage, Serguei Korolev dit dans la radio : « Étape préliminaire... intermédiaire...
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın.Mon Vieux, Tu M'as Jeté Sur Une Navette.
Şu anda Güneş çevresinde yörüngede) Mariner 1 (ABD): 22 Temmuz 1962'de fırlatıldı.Mariner 1, destinée à survoler Venus, est lancée le 22 juillet 1962.
Kızgınlıkla silahı bir kenara fırlatır.Nerveux, il jette son couteau dans une rue.
Bu canavar size hayalet fırlatır.Cette démarche plut au monstre.
20 Mayıs 2010 tarihinde bir H-IIA 202 roketinden fırlatıldı.Elle est lancée le 20 mai 2010 par une fusée H-IIA.
Fırlatılış 11 Mayıs 2009'da gerçekleşti.La navette a donc décollé le 11 mai 2009,.
Söylenenin aksine dikenlerini fırlatmazlar.Ceux-ci, contrairement à leur nom, ne jetaient pas de grenades.
Anıtın açılış 4 Ekim 1964 tarihinde, ilk uydunun fırlatılmasının yedinci yıldönümünde gerçekleşti.L'inauguration du monument a lieu le 4 octobre 1964, lors du septième anniversaire de Spoutnik 1.
ESA'nın ana fırlatma aracı Ariane 5'tir.Bâtiment d'assemblage du lanceur Ariane 5 à Kourou.
Falcon Heavy için ilk fırlatma 6 Şubat 2018 tarihinde başarılı olarak gerçekleşmiştir.La nouvelle fusée, la Falcon Heavy, a effectué son premier décollage le 6 février 2018.
Kaldırdığı şeyi fırlatabilir.Ce qu'il déclina.
Cosmos 557 (Rusça: Космос-557), 11 Mayıs 1973'te uzaya fırlatılan Sovyet uzay istasyonudur.Космос-557 (Cosmos 557) Cosmos-557 est le nom de code d'une station spatiale soviétique du programme Saliout.
İki pilot da fırlatıldı.Les deux aviateurs sont repêchés.
Soyuz-FG (Rusça: Союз-ФГ, Форсуночные Головки), bir Rus fırlatma roketidir.DKB (arme) (vi), un lance-roquettes russe.
8 Haziran - Atlantis uzay mekiği STS-117 tarafından başarılı bir şekilde fırlatıldı.8 juin : décollage de la navette spatiale américaine Atlantis pour la mission STS-117 à destination de l'ISS.
Toplamda 12 tane Vela uydusu fırlatıldı (altısı Vela Hotel, altısı Advanced Vela tasarımında).Douze fusées Diamant ont été lancées en tout (3 échecs).
İlgili Sayfalar