Ana içeriğe geç
Sözlük

fırlama ile cümle

fırlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gürültü benim geriye fırlamama neden oldu.The noise caused me to jump back.
Tom böyle bir fırlama.Tom is such a scalawag.
Tom çok fırlama bir çocuk.Tom is a brat.
Bir sonraki yıl Leo Castelli Galeri'deki solo sergisi onun kariyerinde bir fırlama noktası oldu.Clinton made her proposal of a summer gas tax holiday a central part of her campaigning.
- 90'ların ortasında olmaya başlayan şey, yazılım patentlerinin sayısının fırlamasıydı.What happened was, starting in the mid-90s, the number of patents on software started soaring.
Yani ona atlama yerine fırlama diyelim.So instead of labeling it jump, let me label it bounce.
Adrenalinin fırlaması.It's all that adrenaline rush.
Parçaların fırlamasını engellemek için jelatinden küçük bir bariyer yaptım mesela.But I had to make a little barrier, going around it, out of cellophane, to stop it moving.
Ona çarpan olursa, sokağa sakın fırlama."If it's hit, don't cross the street."
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.I don't want you to think you're seeing something out of "Rain Man."
Hızla fırlamak, akarcasına kayıp gitmek.Кое-кто сходит с ума, вырвавшись на волю.
Çekilme veya fırlama tarzında yükselme izlenimi.الاحساس بالسقوط أو بالحركة.
Fırlama Çöpçüler, Emilio Estevez'in yönettiği 1990 tarihli ABD filmi.Sopåkarna (engelska: Men at Work) är en amerikansk långfilm från 1990 i regi av Emilio Estevez.
Hızla fırlamak, akarcasına kayıp gitmek.Не любить поспішати, роблячи все дуже повільно.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.아드레날린이 질주합니다. 쉽게 포기하기 어렵지요.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.שטף האדרנלין הזה. קשה לוותר עליו.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.انه هورمون الأدرينالين. انه شيئ من الصعب التخلي عنه.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.形而上学的には
Adrenalinin fırlaması.C'est toute cette montée d'adrénaline.
Adrenalinin fırlaması.Det er det adrenalinsus.
Adrenalinin fırlaması.Es ist ein einziger Adrenalinschub.
Adrenalinin fırlaması.Es una descarga de adrenalina.
Adrenalinin fırlaması.E' una scarica di adrenalina.
Adrenalinin fırlaması.E vorba de aportul de adrenalina.
Adrenalinin fırlaması.Felszabadul az adrenalin.
Adrenalinin fırlaması.Het gaat allemaal om de adrenaline-stoot.
Adrenalinin fırlaması.Je to všetko o adrenalíne.
Adrenalinin fırlaması.Ten zastrzyk adrenaliny.
Adrenalinin fırlaması.Všechno je to adrenalin.
Adrenalinin fırlaması.Είναι όλη αυτή η έξαψη της αδρεναλίνης.
Adrenalinin fırlaması.Всичко е до напомпването на адреналина.
Adrenalinin fırlaması.Це прилив адреналіну.
Adrenalinin fırlaması.Это - адреналин.
Bu fırlama sırasında ise atom, bir elektron ve... ...bir anti-elektron nötrinosu yayacak.Během přetočení kvarku dojde navíc k vyzáření elektronu a elektronové antineutrino.
Bu fırlama sırasında ise atom, bir elektron ve... ...bir anti-elektron nötrinosu yayacak.В процесі перетворення кварка виділяється електрон і електронний анти-нейтрино.
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.A nočem, da mislite, da sem Rain Man.
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.En vain halua että luulette näkevänne kohtausta "Sademiehestä".
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.Ich will nur nicht, dass Sie denken, Sie sehen hier was aus "Rain Man".
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.Len nechcem, aby ste si mysleli, že tu vidíte niečo z "Rain Mana".
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.Nem akarom, hogy azt gondolják, hogy az "Esőember"-ből látnak egy részletet.
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.Nie chciałbym byście pomyśleli, że widzicie kogoś na kształt "Rain Mana".
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.No quiero que piensen que están viendo algo en plan "Rain Man".
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.저를 보시고 무슨 "Rain Man"같다고 생각하지 않기를 바랍니다.
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.Saya tidak ingin anda melihat sesosok seperti "Rain Man" di sini.
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.Só não quero que pensem que estão a ver algo tipo "Encontro de Irmãos".
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.Tôi chỉ không muốn bạn nghĩ bạn đang xem phim "Rain Man".
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.Vreau doar sa stiti ca nu vedeti o scena din "Rain Man" acum.
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.--απλά δεν θέλω να νομίσετε ότι βλέπετε κάτι από το "Άνθρωπος της βροχής" εδώ.
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.Я просто не хочу, чтобы вы подумали, что я городской сумасшедший.
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.Я просто не хочу, щоб ви подумали, що перед вами стоїть якийсь божевільний геній.
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.אני פשוט לא רוצה שתחשבו שאתם רואים משהו מהסרט "איש הגשם"
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.أنا فقط لا أريدكم أن تعتقدوا أنكم ترون شي خارج عن "رجل المطر" هنا.
Burada "Yağmur Adam"dan fırlama bir şey gördüğünüzü düşünmenizi istemiyorum.(笑)
İlk fırlamamız olan sıfırıncı sıçramada, 0.6 üzeri 0 çarpı 120, yani 1 çarpı 120 elde ederiz.초기의 늘어난 정도인 0번째 튕김에서는, 0.6의 0제곱, 즉 1 x 120 을 갖게 됩니다.
İlk fırlamamız olan sıfırıncı sıçramada, 0.6 üzeri 0 çarpı 120, yani 1 çarpı 120 elde ederiz.Nultý odraz, to je prvotní natažení, máte 0,6 na nultou, to je 1 krát 120.
İlk fırlamamız olan sıfırıncı sıçramada, 0.6 üzeri 0 çarpı 120, yani 1 çarpı 120 elde ederiz.На нулевият отскок, това е нашето оригинално разтягане, получавате 0,6 към 0, което е 1 по 120.
Ona çarpan olursa, sokağa sakın fırlama."Ak je palica zrazená, nechoď na cestu."
Ona çarpan olursa, sokağa sakın fırlama."Als hij iets raakt, steek dan niet over."
Ona çarpan olursa, sokağa sakın fırlama."Dacă îl lovește cineva, să nu treci strada."
Ona çarpan olursa, sokağa sakın fırlama."Hvis den bliver ramt, så gå ikke over gaden."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod