Ana içeriğe geç
Sözlük

fırat ile cümle

fırat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Oh, Dicle ve Fırat, bana ne kadar da üniversitedeki kız arkadaşımı hatırlatıyorsunuz.Oi, Tigris ja Eufrat, miten muistutattekaan minua lukioaikaisesta tyttöystävästäni
Oh, Dicle ve Fırat, bana ne kadar da üniversitedeki kız arkadaşımı hatırlatıyorsunuz.Прямо как девушка, с которой я встречался в колледже.
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.A bude, keď dočítaš túto knihu, že priviažeš na ňu kameň a hodíš ju doprostred Eufratu
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.A gdy do końca przeczytasz te księgi, przywiążesz do nich kamień, i wrzucisz je w pośród Eufratesa,
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat."Cuando acabes de leer este libro, le atarás una piedra y lo arrojarás al Éufrates
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.E acabando tu de ler este livro, atar-lhe-ás uma pedra e o lançarás no meio do Eufrates;
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.És mikor e könyv olvasását elvégzed, köss reá követ, és hajítsd be az Eufrátes közepébe.
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Ja kun olet lukenut tämän kirjan loppuun, sido siihen kivi ja viskaa se keskelle Eufratia,
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Když pak do konce přečteš knihu tuto, přivaž k ní kámen, a hoď ji do prostřed Eufrates,
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Khi ngươi đã đọc sách nầy xong , thì khá cột vào sách một cục đá , mà ném xuống giữa sông Ơ - phơ-rát ,
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Khi ngươi đã đọc sách nầy xong, thì khá cột vào sách một cục đá, mà ném xuống giữa sông Ơ-phơ-rát,
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.너는 이 책 읽기를 다한 후에 책에 돌을 매어 유브라데 하수속에 던지며
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Och när du har läst upp boken till slut, så bind en sten vid den och kasta den ut i Frat,
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Og når du er ferdig med å lese op denne bok, da skal du binde en sten til den og kaste den ut i Eufrat,
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Og når du er til Ende med at oplæse denne Bog, skal du binde en Sten til den, kaste den i Eufrat
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Ora, quando avrai finito di leggere questo rotolo, vi legherai una pietra e lo getterai in mezzo all'Eufrat
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Şi cînd vei isprăvi citirea cărţii acesteia, să legi de ea o piatră, şi s'o arunci în Eufrat,
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.Und wenn du das Buch hast ausgelesen, so binde einen Stein daran und wirf es in den Euphrat
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.И като изчетеш тая книга, вържи на нея камък и хвърли я всред Евфрат, и кажи:
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.И когда окончишь чтение сей книги, привяжи к ней камень и брось ее в средину Евфрата,
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.והיה ככלתך לקרא את הספר הזה תקשר עליו אבן והשלכתו אל תוך פרת׃
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.ويكون اذا فرغت من قراءة هذا السفر انك تربط فيه حجرا وتطرحه الى وسط الفرات
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.你 念 完 了 這 書 、 就 把 一 塊 石 頭 拴 在 書 上 、 扔 在 伯 拉 河 中
Okumayı bitirince tomarı bir taşa bağlayıp Fırata fırlat.你 念 完 了 這書 、 就 把 一 塊 石 頭拴 在 書上 、 扔在 伯拉 河中
Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‹‹Büyük Fırat Irmağının yanında bağlı duran dört meleği çöz›› dedi.E diceva al sesto angelo che aveva la tromba: «Sciogli i quattro angeli incatenati sul gran fiume Eufràte»
Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‹‹Büyük Fırat Irmağının yanında bağlı duran dört meleği çöz›› dedi.kateri je rekel šestemu angelu, ki je imel trombo: Reši četvere angele, zvezane ob reki veliki, Evfratu.
Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‹‹Büyük Fırat Irmağının yanında bağlı duran dört meleği çöz›› dedi.나팔 가진 여섯째 천사에게 말하기를 큰 강 유브라데에 결박한 네 천사를 놓아 주라 하매
Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‹‹Büyük Fırat Irmağının yanında bağlı duran dört meleği çöz›› dedi."Maak de vier engelen los die bij de grote rivier de Eufraat vastgehouden worden."
Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‹‹Büyük Fırat Irmağının yanında bağlı duran dört meleği çöz›› dedi.sige til den sjette Engel, der havde Basunen: Løs de fire Engle, som ere bundne ved den store Flod Eufrat.
Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‹‹Büyük Fırat Irmağının yanında bağlı duran dört meleği çöz›› dedi.Suara itu berkata kepada malaikat keenam itu, "Lepaskanlah keempat malaikat yang terikat di Sungai Efrat itu!
Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‹‹Büyük Fırat Irmağının yanında bağlı duran dört meleği çöz›› dedi.говоривший шестому Ангелу, имевшему трубу: освободичетырех Ангелов, связанных при великой реке Евфрате.
Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‹‹Büyük Fırat Irmağının yanında bağlı duran dört meleği çöz›› dedi.извика с висок глас, като когато рикае лъв; и когато извика, седемте гръмове издадоха своите гласове.
Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‹‹Büyük Fırat Irmağının yanında bağlı duran dört meleği çöz›› dedi.що глаголав шестому ангелу, котрий мав трубу: Розвяжи чотирьох ангелів, що звязані над великою рікою Євфратом.
Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‹‹Büyük Fırat Irmağının yanında bağlı duran dört meleği çöz›› dedi.ויאמר למלאך הששי אשר השופר בידו התר את ארבעה המלאכים ההם האסורים על הנהר הגדול נהר פרת׃
Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‹‹Büyük Fırat Irmağının yanında bağlı duran dört meleği çöz›› dedi.قائلا للملاك السادس الذي معه البوق فك الاربعة الملائكة المقيدين عند النهر العظيم الفرات.
Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‹‹Büyük Fırat Irmağının yanında bağlı duran dört meleği çöz›› dedi.吩 咐 那 吹 號 的 第 六 位 天 使 、 說 、 把 那 捆 綁 在 伯 拉 大 河 的 四 個 使 者 釋 放 了
Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, ‹‹Büyük Fırat Irmağının yanında bağlı duran dört meleği çöz›› dedi.吩咐 那 吹號 的 第六 位 天使 、 說 、 把 那 捆綁 在 伯 拉大 河 的 四 個 使者 釋放了
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.(79:12) она пустила ветви свои до моря и отрасли свои до реки.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.(80:12) Elle étendait ses branches jusqu`à la mer, Et ses rejetons jusqu`au fleuve.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Bergen blevo betäckta av dess skugga och Guds cedrar av dess rankor;
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Các nhành nó gie ra đến biển , Và chồi nó lan đến sông .
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Các nhành nó gie ra đến biển, Và chồi nó lan đến sông.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.den bredte sine Skud til Havet og sine kviste til Floden.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Du hast sein Gewächs ausgebreitet bis an das Meer und seine Zweige bis an den Strom.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Ela estendeu a sua ramagem até o mar, e os seus rebentos até o Rio.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Extendió sus ramas hasta el mar, y hasta el Río sus renuevos
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Fjell blev skjult av dets skygge, og Guds sedrer av dets grener.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.gyeket fogott el az árnyéka, és a vesszei [olyanok lettek, mint] az Isten czédrusfái.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Îşi întindea mlădiţele pînă la mare, şi lăstarii pînă la Rîu.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Iztezala je mladike svoje do morja in proti reki rozge svoje.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Jeho tôňa pokryla vrchy, a jeho révy narástly jako cedry silného Boha.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.그 가지가 바다까지 뻗고 넝쿨이 강까지 미쳤거늘
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.La sua ombra copriva le montagne e i suoi rami i più alti cedri
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Okryte są góry cieniem jej, a gałęzie jej jako najwyższe cedry.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Přikryty jsou hory stínem jeho, a réví jeho jako nejvyšší cedrové.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Rantingnya menjulur sampai ke Laut Tengah, pucuk-pucuknya sampai ke Sungai Efrat
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Se peitti vuoret varjollansa ja oksillansa Jumalan setrit.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Wij hebben ons genesteld op de bergen en in de schaduw van de bomen gezeten; de bomen die U hebt geplant.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Εξετεινε τα κληματα αυτης εως θαλασσης και τους βλαστους αυτης εως του ποταμου.
Sürgünleri Akdenize, Filizleri Fırata dek uzandı.Простря клончетата до морето. И ластарите си до Евфрат+.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod