Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Il dominera d`une mer à l`autre, Et du fleuve aux extrémités de la terre.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!In gospodoval bo od morja do morja in od velereke do mej zemlje.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Kerajaannya akan meluas dari laut ke laut, membentang dari timur sampai ke barat
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!저가 바다에서부터 바다까지와 강에서부터 땅 끝까지 다스리리니
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Laat hem heersen van oost tot west en van noord tot zuid.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Må han härska från hav till hav och ifrån floden intill jordens ändar.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Người sẽ quản hạt từ biển nầy tới biển kia , Từ sông cho đến_cùng trái_đất .
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Người sẽ quản hạt từ biển nầy tới biển kia, Từ sông cho đến cùng trái đất.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Og han skal herske fra hav til hav og fra elven inntil jordens ender.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Panovati bude od moře až k moři, a od řeky až do končin země.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!uralkodjék egyik tengertõl a másik tengerig, és a [nagy] folyamtól a föld határáig.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Και θελει κατακυριευει απο θαλασσης εως θαλασσης και απο του ποταμου εως των περατων της γης.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Той ще владее от море до море, И от Евфрат* до краищата на земята.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!וירד מים עד ים ומנהר עד אפסי ארץ׃
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!ويملك من البحر الى البحر ومن النهر الى اقاصي الارض
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!他 要 執 掌 權 柄 、 從 這 海 直 到 那 海 、 從 大 河 直 到 地 極
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!他 要 執掌權柄 、 從這 海 直 到 那海 、 從 大 河 直 到 地極
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Egli dominava su tutti i re, dal fiume fino alla regione dei Filistei e fino al confine dell'Egitto
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Ele dominava sobre todos os reis, desde o Rio Eufrates até a terra dos filisteus, e até o termo do Egito.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.El stăpînea peste toţi împăraţii, dela Rîu pînă la ţara Filistenilor şi pînă la hotarul Egiptului.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Han herskede over alle Konger fra Floden til Filisternes Land og Ægyptens Grænse.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Han rådet over alle kongene fra elven til filistrenes land og like til Egyptens landemerke.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Il dominait sur tous les rois, depuis le fleuve jusqu`au pays des Philistins et jusqu`à la frontière d`Égypte.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.In vladal je vsem kraljem od velereke do dežele Filistejcev in do meje Egipta.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.I panoval nade všemi králi od řeky Eufrates až k zemi Filistinské, a až k končinám Egyptským.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.I panował nad wszystkimi królmi od rzeki aż do ziemi Filistyńskiej, i aż do granicy Egipskiej.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Ja hän vallitsi kaikkia kuninkaita Eufrat-virrasta aina filistealaisten maahan ja Egyptin rajaan asti.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.솔로몬이 유브라데강에서부터 블레셋 땅과 애굽 지경까지의 열왕을 관할하였으며
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Người quản trị trên các vua, từ sông cái cho đến xứ Phi-li-tin, và cho đến bờ cõi Ê-díp-tô.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Người quản_trị trên các vua , từ sông_cái cho_đến xứ Phi-li-tin , và cho_đến bờ_cõi Ê - díp-tô .
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Panoval nad všetkými kráľmi od rieky až po zem Filištínov a až po hranicu Egypta.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Und er war ein Herr über alle Könige vom Strom an bis an der Philister Land und bis an die Grenze Ägyptens.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.uralkodó vala minden király felett az [Eufrátes] folyóvíztõl a Filiszteusok földéig és az Égyiptom határáig.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Και εβασιλευεν επι παντας τους βασιλεις απο του ποταμου εως της γης των Φιλισταιων και των οριων της Αιγυπτου.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.И владееше над всичките царе от реката Евфрат до филистимската земя и до границите на Египет.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.и господствовал он над всеми царями, от реки Евфрата до земли Филистимской и до пределов Египта.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.ויהי מושל בכל המלכים מן הנהר ועד ארץ פלשתים ועד גבול מצרים׃
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.وكان متسلطا على جميع الملوك من النهر الى ارض الفلسطينيين والى تخوم مصر.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.所 羅 門 統 管 諸 王 、 從 大 河 到 非 利 士 地 直 到 埃 及 的 邊 界
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.所羅門 統管 諸王 、 從大河 到 非利士 地直 到 埃及 的 邊界
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.A könyveket és az oldatot is a Tigris folyóba vetik.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.Bücher und Lösung werden in den Tigris-Fluss geworfen.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.Buku-buku dan larutannya dibuang ke Sungai Tigris.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.Cărţile şi soluţia sunt aruncate în Tigru.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.De boeken en het middel worden in de rivier de Tigris gegooid.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.I libri e la soluzione vengono gettati nel Tigri.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.책들과 킹스 워터는 티그리스강에 던져지게 됩니다.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.Książki i roztwór zostają wrzucone do rzeki Tygrys.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.Les livres et la solution sont jetés dans le Tigre.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.Los libros y el líquido son tirados al rio Tigris.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.Os livros e a solução são lançados ao Rio Tigre.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.Sách và dung dịch đều bị đổ xuống Tigris.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.Τα βιβλία και το διάλυμα ρίχνονται στον Ποταμό Τίγρη.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.И книги, и эликсир выброшены в Тигр.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.Книгите и разтвора са изхвърлени в Тигър.
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.הספרים והתמיסה נזרקו לנהר החידקל
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.لذا فقد تم رمي الكتب .. وذلك الحل الكيميائي الى نهر دجلة
Kitaplar ve çözelti Fırat nehrine atılıyor.何人かの司書たちが脱出し 何週間もかけて
Oh, Dicle ve Fırat, bana ne kadar da üniversitedeki kız arkadaşımı hatırlatıyorsunuz.Ah, Tigris og Eufrat, hvor minder i mig om min universitets kæreste.
Oh, Dicle ve Fırat, bana ne kadar da üniversitedeki kız arkadaşımı hatırlatıyorsunuz.Oh, Tigri ed Eufrate, quanto mi ricordate la mia ragazza del college.