‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.不要容 快跑 的 逃避 、 不 要 容 勇士 逃脫 . 〔 或 作 快跑 的 不能 逃避 勇士 不 能 逃脫 〕 他 們在 北方 伯拉河 邊絆 跌仆倒
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.너희의 발바닥으로 밟는 곳은 다 너희 소유가 되리니 너희의 경계는 곧 광야에서부터 레바논까지와 유브라데 하수라 하는 하수에서 서해까지라
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.כל המקום אשר תדרך כף רגלכם בו לכם יהיה מן המדבר והלבנון מן הנהר נהר פרת ועד הים האחרון יהיה גבלכם׃
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.كل مكان تدوسه بطون اقدامكم يكون لكم. من البرية ولبنان. من النهر نهر الفرات الى البحر الغربي يكون تخمكم.
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.凡 你 們 腳 掌 所 踏 之 地 、 都 必 歸 你 們 、 從 曠 野 和 利 巴 嫩 、 並 伯 拉 大 河 、 直 到 西 海 、 都 要 作 你 們 的 境 界
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.凡 你 們腳 掌 所 踏 之 地 、 都 必歸 你 們 、 從曠 野 和 利巴嫩 、 並伯 拉 大河 、 直 到 西海 、 都 要 作 你 們 的 境界
Beyt-ül Hikmetin kitapları Fırat nehrine atılmıştı ve Fırat nehri mürekkep renginde akmıştı.- a kor leghíresebb könyvtáráét - a Tigris folyóba vetették, a Tigris vize pedig tintászínűvé vált.
Beyt-ül Hikmetin kitapları Fırat nehrine atılmıştı ve Fırat nehri mürekkep renginde akmıştı.모든 책들은 티그리스 강으로 던져지게 됩니다. 그로 인해 티그리스강은 잉크로 물들게 되지요.
Beyt-ül Hikmetin kitapları Fırat nehrine atılmıştı ve Fırat nehri mürekkep renginde akmıştı.הספרייה המפורסמת ביותר באותה התקופה, נזרקו לנהר החידקל. והחידקל שינה את צבעו לצבע הדיו
Beyt-ül Hikmetin kitapları Fırat nehrine atılmıştı ve Fırat nehri mürekkep renginde akmıştı.أشهر مكتبة في عصرها ، حيث رميت في نهر دجلة حتى تغير لون النهر الى لون الحبر
Beyt-ül Hikmetin kitapları Fırat nehrine atılmıştı ve Fırat nehri mürekkep renginde akmıştı.川は そのインクで黒く染まりました この話は 代々語り継がれてきました
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.A fugit astfel cu tot ce avea; s'a sculat, a trecut Rîul (Eufrat), şi s -a îndreptat spre muntele Galaad.
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.e fugiu com tudo o que era seu; e, levantando-se, passou o Rio, e foi em direção � montanha de Gileade.
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.I uciekł sam ze wszystkiem co miał, a wstawszy przeprawił się przez rzekę, i udał się ku górze Galaad.
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.그가 그 모든 소유를 이끌고 강을 건너 길르앗산을 향하여 도망한지
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.Megszökék tehát mindenestõl, és felkelvén, általméne a folyóvízen, és Gileád hegye felé tarta.
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.Niin hän pakeni kaikkinensa, lähti ja meni virran yli ja suuntasi kulkunsa Gileadin vuorille päin.
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.og han flygtede med alt, hvad han ejede; han brød op og satte over Floden og vandrede ad Gileads Bjerge til.
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.Så flydde han med allt sitt; han bröt upp och gick över floden och ställde sin färd mot Gileads berg.
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.Takž ušel se vším, což měl; a vstav, přepravil se přes řeku, a bral se přímo k hoře Galádské.
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.Vậy , người đứng_dậy , đem theo hết_thảy tài vật mình , trốn đi ngang qua sông , thẳng tuốt về núi Ga-la-át .
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.Vậy, người đứng dậy, đem theo hết thảy tài vật mình, trốn đi ngang qua sông, thẳng tuốt về núi Ga-la-át.
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.И ушел со всем, что у него было; и, встав, перешел реку и направился к горе Галаад.
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.Побягна с целия си имот, стана та премина Ефрат* и отправи се към Галаадската поляна.
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.ויברח הוא וכל אשר לו ויקם ויעבר את הנהר וישם את פניו הר הגלעד׃
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.فهرب هو وكل ما كان له وقام وعبر النهر وجعل وجهه نحو جبل جلعاد
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.就 帶 著 所 有 的 逃 跑 . 他 起 身 過 大 河 、 面 向 基 列 山 行 去
Böylece kendisine ait her şeyi alıp kaçtı. Fırat Irmağını geçip Gilat dağlık bölgesine doğru gitti.就 帶著 所有 的 逃跑 . 他 起身 過 大河 、 面向 基列山 行 去
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.David je tudi porazil Hadarezerja, kralja v Zobi pri Hamatu, ko je šel, da si utrdi oblast pri reki Evfratu.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Dávid porazil aj Hadarézera, kráľa Cóby, až po Chamat, keď išiel, aby si dobyl panstvo na rieke Eufrate.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Ða - vít đánh Ha-đa-rê-xe , vua Xô-ba , tại Ha-mát , khi người đương đi lập nước mình trên sông Ơ - phơ-rát .
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Ða-vít đánh Ha-đa-rê-xe, vua Xô-ba, tại Ha-mát, khi người đương đi lập nước mình trên sông Ơ-phơ-rát.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.소바 왕 하닷에셀이 유브라데강 가에서 자기 권세를 펴고자 하매 다윗이 저를 쳐서 하맛까지 이르고
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Porazil též David Hadarezera krále Soba v Emat, když byl vytáhl, aby opanoval řeku Eufrates.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Давид още порази совския цар Ададезер в Емат, като последният отиваше да утвърди властта си на реката Евфрат.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.И поразил Давид Адраазара, царя Сувского, в Емафе, когда тот шел утвердить власть свою при реке Евфрате.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.ויך דויד את הדדעזר מלך צובה חמתה בלכתו להציב ידו בנהר פרת׃
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.وضرب داود هدرعزر ملك صوبة في حماة حين ذهب ليقيم سلطته عند نهر الفرات.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.瑣 巴 王 哈 大 利 謝 、 〔 在 撒 母 耳 下 八 章 三 節 作 哈 大 底 謝 〕 往 伯 拉 河 去 、 要 堅 定 自 己 的 國 權 、 大 衛 就 攻 打 他 、 直 到 哈 馬
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.瑣巴王哈大 利謝 、 〔 在 撒母耳 下 八 章 三 節 作 哈 大 底謝 〕 往 伯拉河去 、 要 堅定 自己 的 國權 、 大衛 就 攻打 他 、 直 到 哈馬
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.르홉의 아들 소바 왕 하닷에셀이 자기 권세를 회복하려고 유브라데강으로 갈 때에 다윗이 저를 쳐서
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.ויך דוד את הדדעזר בן רחב מלך צובה בלכתו להשיב ידו בנהר׃
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.وضرب داود هدد عزر بن رحوب ملك صوبة حين ذهب ليرد سلطته عند نهر الفرات.
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.瑣 巴 王 利 合 的 兒 子 哈 大 底 謝 、 往 大 河 去 、 要 奪 回 他 的 國 權 、 大 衛 就 攻 打 他
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.瑣巴 王利合 的 兒子 哈 大 底謝 、 往 大 河 去 、 要 奪回 他 的 國權 、 大衛 就 攻打 他
Doğuda Fırattan çöle kadar uzanan topraklara yayıldılar. Çünkü Gilat bölgesinde sığırları çoğalmıştı.또 동으로 가서 거하여 유브라데강에서부터 광야 지경까지 미쳤으니 이는 길르앗 땅에서 그 생축이 번식함이라
Doğuda Fırattan çöle kadar uzanan topraklara yayıldılar. Çünkü Gilat bölgesinde sığırları çoğalmıştı.ולמזרח ישב עד לבוא מדברה למן הנהר פרת כי מקניהם רבו בארץ גלעד׃
Doğuda Fırattan çöle kadar uzanan topraklara yayıldılar. Çünkü Gilat bölgesinde sığırları çoğalmıştı.وسكن شرقا الى مدخل البرية من نهر الفرات لان ماشيتهم كثرت في ارض جلعاد.
Doğuda Fırattan çöle kadar uzanan topraklara yayıldılar. Çünkü Gilat bölgesinde sığırları çoğalmıştı.又 向 東 延 到 伯 拉 河 這 邊 的 曠 野 、 因 為 他 們 在 基 列 地 牲 畜 增 多
Doğuda Fırattan çöle kadar uzanan topraklara yayıldılar. Çünkü Gilat bölgesinde sığırları çoğalmıştı.又 向 東延 到 伯拉河 這邊 的 曠野 、 因為 他 們在 基列 地 牲畜 增多
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!(71:8) он будет обладать от моря до моря и от реки до концов земли;
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!A bude panovať od mora po more a od rieky až po konce zeme.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Będzie panował od morza aż do morza, i od rzeki aż do kończyn ziemi.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Dominará de mar a mar, y desde el Río hasta los confines de la tierra
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Domine de mar a mar, e desde o Rio até as extremidades da terra.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!E dominerà da mare a mare, dal fiume sino ai confini della terra
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!El va stăpîni dela o mare la alta, şi dela Rîu pînă la marginile pămîntului.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Er wird herrschen von einem Meer bis ans andere und von dem Strom an bis zu der Welt Enden.
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Fra Hav til Hav skal han herske, fra Floden til Jordens Ender;
Egemenlik sürsün denizden denize, Fırattan yeryüzünün ucuna dek!Hallitkoon hän merestä mereen ja Eufrat-virrasta maan ääriin saakka.