Ana içeriğe geç
Sözlük

fırat ile cümle

fırat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 1983 yılında kurulmuştur.Brande Højskole blev etableret i 1993.
İlk yönetmenlik kariyerine ise 1978 yılında Fıratın Cinleri isimli filmi ile başladı.Hans filmdebut begyndte i 1978 med filmen "Kniv i hovedet" (Messer im Kopf).
Fırat TV Stüdyo ve Haber Yayın Revizyonu, 2011-2012.Playground Magazine, eget forlag, 2011-2012.
Birecik Fırat Köprüsü.Den gamle håndsveivde klaffbroen.
Fırat Üniversitesi, s. 389.Oslo: Universitetsforl. s. 89.
"Hande Fırat, darbeyi bitiren telefonun hikayesini anlattı".«Filmhistorie som får nakkehårene til å reise seg».
Askerlerden biri 11 gün sonra Fırat nehri yakınlarında ölü bulundu.Ni av dem ble funnet i elva Rømua.
Aralarında sadece Fırat Nehri vardır.Selain itu terdapat Sungai Rambatan.
İsmail Çavuş Fırat Sumeli ....Sersan Bajuri, Lembang.
Dördüncü ırmak ise Fırat’tır.Tai họa thứ tư là ruồi mòng.
İmikuşağı Höyüğü, Fırat bölgesinin en büyük ve önemli yerleşimi olarak görülmektedir.Động Phong Nha trước đây thường được xem là động lớn và đẹp nhất trong quần thể hang động này.
Bölgenin Yukarı Fırat Bölümü’nde bulunur.制度の『一階部分』にあたる。
625 yılında kuvvetleri Fırat'a doğru geri adım atmaya çalıştı.625年、彼はユーフラテス川まで戦線を押し戻すことを試みた。
Ama onca şeyden sonra Fırat'la evlenmeyi başarmıştır.その後は色々あって容子と結婚。
Elazığ: Fırat Üniversitesi. ^ Özaydın, Abdülkerim (2002).学位は博士(医学)(慶應義塾大学・2002年)。
Genel başkanı Gökçe Fırat Çulhaoğlu'dur.監督は大石和世。
Fırat'a yönelen Ali 657 yılında Muaviye'nin güçleriyle çarpıştı.ムアーウィヤは、657年のスィッフィーンの戦いでアリーと激突した。
Burası Fırat nehri ile Cudi Dağı arasında uzanan bir bölgedir.从这里到露尔河有阶梯状的地形。
Munzur Dağları, Yukarı Fırat bölgesinde bir dağsıradır.雨影沙漠是在高山边上的沙漠。
I. Tukulti-apil-Eşarra, 28 kez Fırat’ı aşarak Aramilerle savaşır.民生報:《區運馬拉松提前舉行 28位長跑好手將較技》。
Birecik Fırat Köprüsü.木花果大花桥。
Fırat Nehri manzarasıyla köy, adeta gözleri büyülemektedir.近山村落,紅白花見綠樹杪漸遠漸隱。
Fırat kıyısında Arapkir’den çıkan kervanlar kurşunlandılar.아랍 선박의 한 갈래인 다우의 돛 모양을 모방하였다.
Şiir: Ertuğrul Oğuz Fırat. (tamamlanmadı).정지(鄭地) : 고려시대 무신 정경(鄭軾) : 정지의 아들.
Fırat Irmağı'nı geçip Gilat dağlık bölgesine geldiler.장현은 달아나 노양(魯陽)의 산속으로 들어갔다.
Fırat'a sinirlendiği zaman tokat atar.나무방패를 잘라버리면 화를 낸다.
Böylece Fırat Avrupa'nın en genç profesyonel futbol antrenörü oldu.בכך הפך אדו לכדורגלן המקצועני הכי צעיר בהיסטוריה.
Fakat yine takip edilmişler ve bu sefer Fırat Nehri kıyısında Abbasi süvarileri onlara yetişmişlerdi.שוב ירו עליהם והפעם רדפו אחרי היורים במעלה ההרים.
"Fırat’ın Öyküsü", 1985."הזרעון הקטנטן", 1985.
10. Fırat Tavuk.שלשה עשר דבר בנבלת העוף הטהור (תשע משניות).
IŞİD, Fırat Nehri üzerindeki adanın da kontrolünü denetiminde tutmaktadır.שוב, הזוג עוגן על גדת הנהר כדי לבדוק את הנזק.
İsrail bayrağındaki çizgiler Nil'den Fırat'a sınırları olan Büyük İsrail'i simgeler.כן טען בנאומיו כי הפסים הכחולים בדגל ישראל מסמלים את גבולות ישראל מהפרת עד הנילוס.
Selahattin Fırat son yolculuğuna uğurlandı".אנא שמור על השקט בנסיעתך ברחוב זה".
Fırat kıyısında Arapkir’den çıkan kervanlar kurşunlandılar.שממנו ירו הערבים על חולון.
Batı ve güneybatı sınırı ise Fırat tarafından çizilir.הגבול הדרומי והמערבי נקבע על ידי הדנובה והצפוני על ידי הרי הקרפטים.
Fırat Üniv.Вълната е еднородна.
Birecik Fırat Köprüsü.Stari željenički most.
10. Fırat Tavuk.Stjepan Slatković 17.
633 yılına göre, Müslümanlar Fırat vadisinin sahibiydiler.Do 1968. godine galdovački su vjernici pripadali sisačkoj župi sv.
Seyit Ali Fırat'ın dişi tedavi edilir.Harryho liečba je v skutočnosti uhryznutie pavúkom.
1988), Türk kaleci Ali Fırat Okur (d.1988) Kako začarati zajca (izv.
Roma kaynakları bu savaştan bahsetmez ve Gordion'un uzakta Fırat'ın akıntısında boğulduğunu iddia eder.Rimski viri bitke ne omenjajo in trdijo, da je Gordijan umrl ob Evfratu, daleč stran od prizorišča bitke.
Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi (2 bas.).Časopis za kritiko znanosti (Študentska založba) (220).
1975 yılında Fırat Üniversitesi’nin Kurucu Rektörlüğü’ne getirilmiştir.1975 m. įkurtas Šėtos mokyklos kraštotyros muziejus.
Fırat nehri yılın muhtelif zamanlarında çok farklı bir akım düzenine sahiptir.Upės nuotėkis skirtingais metais labai skirtingas.
Ve dördüncü ırmak Fırat’tır.”Ketvirto rato rezultatai“.
Birecik Fırat Köprüsü.Senojo Raudondvario tilto griuvėsiai.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Aby neutekl čerstvý, a neušel silný, aby na půlnoci o břeh řeky Eufrates zavadili a padli.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Aby nie uciekł prędki, a nie uszedł mocarz; aby się na północy o brzeg rzeki Eufrates otrącili i upadli.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.De rapfodede undflyr ikke, og Helten redder sig ikke. Mod Nord ved Eufrats Flod falder de og styrter.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Ei pääse nopea pakoon, ei sankari pelastu; pohjan puolella, Eufrat-virran vierellä he kompastuvat ja kaatuvat.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.발이 빠른 자도 도망하지 못하며 용맹이 있는 자도 피하지 못하고 그들이 다 북방에서 유브라데 하숫가에 넘어지며 엎드러지는도다
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Nech neutečie rýchly ani nech neunikne hrdina! Na sever pri rieke Eufrate zavadiac klesli a padli.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Ne ubeži, kdor je lehak, in ne otme se, kdor je mogočen; proti severu ob reki Evfratu se spotikajo in padajo.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.No huya el veloz, ni escape el valiente. En el norte tropezaron y cayeron, junto a la ribera del Éufrates
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Бързият да не избяга, И силният да се не отърве; Ще се спънат и ще паднат към север При реката Евфрат.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Не убежит быстроногий, и не спасется сильный; на севере, у реки Евфрата, они споткнутся и падут.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.אל ינוס הקל ואל ימלט הגבור צפונה על יד נהר פרת כשלו ונפלו׃
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.الخفيف لا ينوص والبطل لا ينجو. في الشمال بجانب نهر الفرات عثروا وسقطوا.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.不 要 容 快 跑 的 逃 避 、 不 要 容 勇 士 逃 脫 . 〔 或 作 快 跑 的 不 能 逃 避 勇 士 不 能 逃 脫 〕 他 們 在 北 方 伯 拉 河 邊 絆 跌 仆 倒
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod