Ana içeriğe geç
Sözlük

fır ile cümle

fır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Onlara gök ve yer ağlamadı. Ve kendilerine fırsat da verilmedi.Neither did the heavens weep for them, nor the earth, nor were they granted respite.
Böylelikle (Musa) asasını fırlatınca, anında apaçık bir ejderha oluverdi.At this Moses threw down his staff, and lo, it became a live serpent.
Mü'minlerin tümünün öne fırlayıp çıkmaları gerekmez.It is not possible for all believers to go out (to fight).
Onlar, burada (çeşitli) fırkalardan olma bozguna uğratılmış bir ordu(durlar).They will be one more army vanquished among the many routed hordes.
Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanladı ve kendilerinden sonra (sayısı çok) fırkalar da.The people of Noah had denied before them, and many factions after them.
Sonra, içlerinden birtakım fırkalar ihtilafa düştü.But the factions differed among themselves.
İşte onlar, şeytanın fırkasıdır.Indeed they belong to Satan's faction.
Dikkat edin; şüphesiz şeytanın fırkası, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.Will not Satan's faction perish?
Allah, onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın fırkasıdır.They are verily the army of God.
Ve sayısız imkan ve fırsatları önüne serdim.And made things easy for them.
O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, bölük bölük fırlayıp-çıkarlar.That day people will proceed separately to be shown their deeds.
Ey müslümanlar! Münafıklar hakkında iki fırka olmanız da niye?How is it that you are divided in two factions about the hypocrites?
Fırkalar, kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
Küfredenler, kendilerine mühlet ve fırsat vermemizi, kendileri için hayırlı sanmasınlar.The unbelievers must not think that the respite We give them augurs well.
Onlara mühlet ve fırsat verişimiz, suçlarını arttırmaları içindir ve onlaradır horhakir edici azap.We do so that they sink deeper into sin, and suffer an ignominious doom.
O zaman onlar, birbiriyle çekişen, birbirine düşmanlık eden iki fırkaya ayrılmışlardı.But they were divided into two groups disputing with one another.
Yahut da, kazandıkları suçlar yüzünden fırtınalarla helak eder gemileri ve çoğunu da bağışlar.Or He could wreck them for what they have done; yet there is much that He pardons.
O, köşk gibi kıvılcımlar fırlatır.It will throw out sparks as logs of wood
Rablerine nankörlük edenlerin amelleri, fırtınalı bir günde rüzgârın tarumar ettiği küle benzer.Like ashes are the deeds of those who deny their Lord, which the wind blows away on a windy day.
Bir de ne görelim, onlar birbiriyle boğuşan iki fırka oluvermişler.But they were divided into two groups disputing with one another.
Biz de onu ve askerlerini yakalayıp hepsini suyun içine fırlattık.So We seized him and his hordes and threw them into the sea.
Dediler: "Şunun için bir bina yapın da bunu ateşin ortasına fırlatın!""Build a pyre for him and throw him into the raging fire."
Âd ise gürleyen sesle gelen rüzgârlı bir fırtınayla mahvedildi.And the 'Ad were destroyed by the furious cold blast of roaring wind
O gün, kabirlerden fırlayarak çıkarlar. Dikilmiş putlara doğru akın akın gider gibidirler.The day when they will come out of their graves in all haste as though rushing to their altars,
Onu sekara fırlatacağım.I will cast him into the fire of Hell.
Fırlayan bir suyun bir parçacağından yaratıldı o.He was created of spurting water
En haydutları ortaya fırladığı zaman,When among them the great wretch arose,
Bilmez mi ki o, kabirler içindekiler dışarı fırlatıldığında,Does he not know when the contents of the graves are laid bare
Yemin olsun ki fırlatılıp atılacaktır o kırıp geçirene, yalayıp yutana/Hutame'ye.He will be thrown into Hutama.
Onlara ancak günahlarını arttırmaları için fırsat veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.We do so that they sink deeper into sin, and suffer an ignominious doom.
Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.He has only allowed them respite till the Day on which all eyes would stare aghast,
Ad kavmi ise, uğultulu, kasıp kavuran bir fırtına ile mahvedildiler.And the 'Ad were destroyed by the furious cold blast of roaring wind
O gün onlar, sanki dikili bir şeye koşuyorlar gibi, kabirlerinden fırlaya fırlaya çıkarlar.The day when they will come out of their graves in all haste as though rushing to their altars,
Ancak Allah, onların cezalarını, gözlerin dışa fırlayacağı güne erteler.He has only allowed them respite till the Day on which all eyes would stare aghast,
Ne var ki, fırkalar (yahudi ve hıristiyanlar) kendi aralarında ihtilafa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
Ve arkasından hep onlar (putlar ve azgınlar) o cehennemin içine fırlatılmaktadırlar.They will then be thrown into Hell with those who had gone astray
İçlerinden ileri gelenler fırladılar ve dediler ki: "İlâhlarınız üzerinde sabır ve sebat edin.And their leading chiefs said: "Remain attached to your gods.
O gün onlar kabirlerinden meydana fırlarlar. Kendilerinin hiçbir şeyi Allah'a karşı gizli kalmaz.The day when they will come out (of their graves), with nothing of them hidden from God.
Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.So they departed, talking in low voices:
Âd kavmi ise gürültülü ve azgın bir fırtına ile yok edildiler.And the 'Ad were destroyed by the furious cold blast of roaring wind
Allah o fırtınayı üzerlerine yedi gece sekiz gündüz musallat etmişti.Which He sent to assail them for seven nights and eight days running.
O gün kabirlerden hızlı hızlı çıkacaklar, sanki putlara gidiyorlarmış gibi fırlayacaklar.The day when they will come out of their graves in all haste as though rushing to their altars,
Bilmiyor mu ki, kabirlerin içindekiler fırlatılacak.Does he not know when the contents of the graves are laid bare
Arkasından onlar da, o azgınlar da ve topyekûn İblis ordusu da cehenneme fırlatılır.They will then be thrown into Hell with those who had gone astray
Yahut azabı göreceği sıra: “Ah! Elime bir fırsat geçse de iyilerden olsam!”Or say on seeing the punishment: "If I could only return I would be among the good."
Öyle ki insanları, kökü sökülmüş, içi boş hurma kütükleri gibi fırlatıp atıyordu.Which snatched away men as though they were palm trees pulled out by the roots.
Biz de Lût'un ailesi dışında, hepsinin üzerine taş savuran bir fırtına gönderdik.As a favour from Us.
Sonra da cehenneme fırlatın.Then cast him to be burnt in Hell;
O gün insanlar uçuşan kelebekler gibi şuraya buraya fırlatılır.A Day on which human beings would be like so many scattered moths,
(Vazgeçsin bu hülyadan, malı kendisini kurtaramaz) Mutlaka o Hutame'ye fırlatılır.He will be thrown into Hutama.
Rab'lerini inkar edenlerin yaptıkları işler, fırtınalı bir günde rüzgarın savurduğu kül gibidir.Like ashes are the deeds of those who deny their Lord, which the wind blows away on a windy day.
Onların liderleri öne fırladılar, "Yürüyün, tanrılarınıza bağlı kalın.And their leading chiefs said: "Remain attached to your gods.
Hayır, bu sizin gelmesi için meydan okuduğunuz acı bir azaba sahip bir fırtınadır.It is what you were trying to hasten: The wind which carries the grievous punishment!
Ne zaman fırsat bulursan uğraş ver.So when you are free work diligently,
Biz de üstlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik, yalnız Lut ailesini seher vakti kurtardık;Indeed We sent a shower of stones upon them, except the family of Lut; We rescued them before dawn.
Kitap Ehlinden olanlar, ancak kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra fırkalara ayrıldılar.Nor did the People of the Book(s) get divided until after the clear proof came to them.
Fırkalar, kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline!Then groups among them differed; so ruin is for the disbelievers from the witnessing of a Great Day.
Bir ahitle söz verdikleri her seferinde, içlerinden bir fırka ahdi kaldırıp atmadı mı?And is it that whenever they make a covenant, only a group of them throws it aside?
Parçalara bölünüp fırkalaşmış rabler mi daha hayırlıdır, Vâhid ve Kahhâr olan Allah mı?"Are various lords better, or One Allah, the Dominant above all?”
Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lut ailesini seher vakti kurtardık.Indeed We sent a shower of stones upon them, except the family of Lut; We rescued them before dawn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod