fırın ile cümle

fırın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fırıncı olarak çıraklık yaptıktan sonra 1945'ten 1948'e kadar antrenör olarak görev yaptı.After his apprenticeship as a baker, he worked from 1945 to 1948 as a coachman.
1881) 1970 - Percy Spencer, Amerikalı mühendis (mikrodalga fırının mucidi) (d.1868) 1970 – Percy Spencer, American engineer, invented the microwave oven (b.
Vicenzi şirketi, 2005 yılında 1984 yılında açılan Nusco fırın fabrikasını Parmalat'tan aldı.In 2005 Vicenzi bought from Parmalat the bakery plant of Nusco, opened in 1984.
Bu dönemde tüm yüksek fırınlarda yakıt olarak odun kömürü kullanılmıştır.In all stages solid fuel was used.
Fırıncılar günlük olarak ekmek çıkartırdı ve şarap, sudan sonra en önemli içecekti.He ate only what was necessary and drank the cheapest wine on the market.
2 bakkal, 2 kırathane, 1 fırın, 1 berber vardır.Kes, uncut hair and beard, 2.
Günlük olarak bazlama ve fırın somunu yenir.It drinks daily and requires fresh grazing.
Marvin'e fırıncılık sektöründeki yenilikleri için üretim yapan Edison deniyordu.Marvin was called the Edison of manufacturing for his innovations in the bakery business.
Bu fırın mahallenin ortak malıdır.This pier is municipally owned.
Aksi halde patlayarak fırını kirletebilir ya da zarar verebilirler.With it, she can heal, or destroy.
Şekerli hamur işleri genellikle fırıncıların şekerlemesi olarak tanımlanır.Sweetened pastries are often described as bakers' confectionery.
Genelde her market ve fırında bulunabilir.Leberwurst is usually found in every market.
İçlerinde kilden sekiler, tandır ve fırınlar vardır.Ajapsandali (აჯაფსანდალი / Əcəbsəndəl) - Meal containing aubergines, potatoes and spices.
İlk fırınlar taşlar ve kızgın korların döşendiği çukurlardı.His first dishes were dosa and scrambled eggs.
Fırın’ı geliştirmeyi ailesin yardımları ile gerçekleştirmiştir.Regardless, the meal was successfully prepared with the rabbit's help.
Modern fırınlar ya elektrik ya da gaz-firedre elektrik fırınlardır.Modern kilns are either electric or gas-fired.
Evlerde kullanılan fırınlar genellikle elektrikle çalışır.Zone dampers as used in home HVAC systems are usually electrically powered.
Valastro, Carlo's Bake Shop'un sahibi ve baş fırıncısıdır -Cake Boss'da başrolde.Valastro is the owner and head baker of Carlo's Bakery, the bakery featured on Cake Boss.
6:16 Öğün sunusunu mayalı ekmek gibi fırına verme Lev.6:16 Not to bake a meal offering as leavened bread — Lev.
Brian bu krizle boğuşurken hâlihazırda aşırı pişmiş olan fırındaki hindi yanmaya başlar.While Brian tries to deal with this crisis, the overcooked turkey begins to burn.
Çançura fırıncı Simona’nın yanına sığınmış, ondan yatacak yer ve kuru ekmek yardımı alır.Schwadron's wife would come in after he left and make do with bread and water for breakfast.
Türkiye'nin birçok yerinde Hüngâmekli fırıncı bulmak mümkündür.People can find Turkish food available in most mosques.
Güneş onların fırını olacak kadar uzun ve büyüktürler.These tunnels get longer and larger as the larve gets farther.
Fırıncı birliği ve halkın milisleri de işgalcilerden bazılarıydı.Millions for Prisoners and The People's Consortium are some of the other groups involved.
Fırıncıbaşının rüyası ise şöyleydi: Fırıncıbaşı başının üstünde üç sepet beyaz ekmek taşıyordu.For the signature bake, the bakers had three hours to make a free-form loaf of bread.
Eğer fırında pişirilirse belli bir tadı olmaz.If cooked in an oven, however, it will not.
KÖMBE:b)bayramlarda mayalandırılan yumurtalı hamurdan fırında yapılır.Eggs of H. gallinarum are passed in feces by the host.
Kelle: Fırında ve söğüş.Snakes: The Keeper and the Kept.
Mikrodalga fırınlar yiyecekleri çok hızlı bir şekilde pişirmeleri açısından avantajlıdırlar.Apparently they can metabolize food very efficiently.
Romalılar Yunan fırıncıları ekmek yapımıyla görevlendirmişlerdi.Bakers used rotten flour to make bread.
Ancak dondurma asla fırına girmez.Unlike Baked Alaska, however, the ice cream never goes into the oven.
Kepekli ekmek fırıncısının aslında hedefi, biliyorsunuz, tadı güzel bir kepekli ekmek yapmak.The challenge, though, for a wholegrain baker is, you know, how do you make it taste good?
Fırında da güzel kabuk oluşturan karamelizasyon için erişebilir hale geliyor.They become accessible to the oven for caramelization to give us a beautiful crust.
Dokuzuncu aşamada hamura son şeklini veriyoruz, ve hamur fırına giriyor -- 10. aşama.And at stage nine we get the dough to the final shape, and it goes into the oven -- stage 10.
Fırında üç tane dönüşüm meydana geliyor.Three transformations take place in the oven.
Jelatinleşme fırındaki dönüşümlerden biri.And gelatinization is yet another oven transformation.
Fırıncının tüm süreç boyunca yaptığı tercihler ürünü belirliyor.And the baker's choices all along the way determine the outcome of the product.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.And at stage 10, we take it to the oven.
Fırından çıkan şeye de biz hayatın malzemesi diyoruz.And it's what comes out of the oven that is what we call the staff of life.
Sizleri fırıncı duası ile başbaşa bırakıyorum.I'll leave you with what I call the baker's blessing.
Yerel fırına gittim ve bayatlamış ekmeklerini aldım.I went to the local baker and took their stale bread.
(Gülüşmeler) 1996'da Tenessee'deki bir fırıncı keşfetmiş.(Laughter) Discovered by a Tennessee baker in 1996.
Bagel Fırını, El Dorado Sokağı'nda.Bagel Bakery on El Dorado Street.
Bagel Fırını, malzeme bölümü.Bagel Bakery, commissary department.
Ve size de "Fırıncı (meslek) bir adam var, bunu unutma" desem.And I say to you, "Remember that there is a guy who is a baker." Okay?
Fakat yaygın olan isim "fırıncı", fırıncıları biliriz.But the common noun "baker" -- we know bakers.
Fırıncılar komik beyaz şapkalar takarlar.Bakers wear funny white hats.
Fırıncıların ellerinde un vardır.Bakers have flour on their hands.
Fırıncılar işten eve geldiklerinde güzel kokarlar.Bakers smell good when they come home from work.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Maybe we even know a baker.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.There's a 1952 O'Keefe & Merritt stove, if you like to cook -- cool stove.
Nükleer fırın ateşlendi, ve yıldız ışık ve enerji üretmeye başladı.The nuclear furnace is ignited, and the star produces light and energy.
Devre yapıcıdan, ekmek fırınına ve traktöre kadar her şeyi içerir.It contains everything from a circuit maker to a bread oven and a tractor.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.There's no vacuums. There's no big furnaces. There's no poison.
Fırında çalıştım. Demircide çalıştım.I Worked in a bakery, smithshop...
Daha sonra bunu fırına benzeyen cihazımıza yerleştiriyoruz.We then put it in this oven-like device.
Ya da sarımsaklı fırınlanmış tavuk?Or the Garlic Baked Chicken?
İlk beyefendi, kendisi fırıncıdır.The first gentleman, he's a baker.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Every loaf baked in a bakery he owned, by one baker at a time, in a wood-fired oven.
Ve Lionel kendi fırınını açtığında Fransızlar bunu aşağıladılar. Ekmeğini almak istemediler.And when Lionel started his bakery, the French pooh-pooh-ed it.

İlgili Sayfalar