fırın ile cümle

fırın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Her fırıncının, her aşçılık öğrencisinin, her aşçının gayesi lezzet sunmaktır.В конечном счёте, задачей пекаря, кулинарного студента, каждого шеф-повара, является раскрыть вкус.
Her fırıncının, her aşçılık öğrencisinin, her aşçının gayesiVà trên hết, thử thách của người nướng bánh, và của mỗi học viên nấu ăn, mỗi bếp trưởng
Her fırıncının, her aşçılık öğrencisinin, her aşçının gayesiובשורה התחתונה, האתגר של האופה, האתגר של כל מי שלומד בישול, של כל שף,
Her fırıncının, her aşçılık öğrencisinin, her aşçının gayesiوالتحدي لكل خباز او طاه .. او متعلم في مدرسة طبخ
Her fırıncının, her aşçılık öğrencisinin, her aşçının gayesiすべての料理学校の生徒 すべてのシェフの目標は おいしさを届けることです
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Akárki pedig, a ki nem borul le és nem imádja, tüstént bevettetik az égõ, tüzes kemenczébe.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››A kto by nepadol a neklaňal sa, tej istej hodiny bude uvrhnutý doprostred ohnivej pece rozpálenej.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››A ktoby nie upadł i nie pokłonił się, tejże godziny wrzucony będzie w pośród pieca ogniem pałającego.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Barangsiapa tidak mentaati perintah ini, akan langsung dilemparkan ke dalam perapian yang menyala-nyala.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Ieder die niet neervalt om te aanbidden, zal ogenblikkelijk in de brandende oven worden gegooid."
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Kdor pa ne pade in ne moli, zdajci bo vržen v gorečo, razbeljeno peč.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Kdož by pak nepadl a neklaněl se, té hodiny uvržen bude do prostřed peci ohnivé rozpálené.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Kẻ nào không sấp mình xuống và không thờ lạy , tức_thì sẽ phải quăng vào giữa lò lửa hực .
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Kẻ nào không sấp mình xuống và không thờ lạy, tức thì sẽ phải quăng vào giữa lò lửa hực.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››누구든지 엎드리어 절하지 아니하는 자는 즉시 극렬히 타는 풀무에 던져 넣으리라 하매
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Men den som icke faller ned och tillbeder, han skall i samma stund kastas i den brinnande ugnen.»
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Mutta joka ei lankea maahan ja kumarra, se heitetään sillä hetkellä tuliseen pätsiin."
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Og den, som ikke falder ned og tilbeder, skal øjeblikkelig kastes i den gloende Ovn."
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Og den som ikke faller ned og tilbeder, skal i samme stund kastes i den brennende ildovn.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Quiconque ne se prosternera pas et n`adorera pas sera jeté à l`instant même au milieu d`une fournaise ardente.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Wer aber alsdann nicht niederfällt und anbetet, der soll von Stund an in den glühenden Ofen geworfen werden.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››а който не падне да се поклони, в същия час ще бъде хвърлен всред пламенната огнена пещ.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››А кто не падет и не поклонится, тотчас брошен будет в печь, раскаленную огнем.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››ומן די לא יפל ויסגד בה שעתא יתרמא לגוא אתון נורא יקדתא׃
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››ومن لا يخرّ ويسجد ففي تلك الساعة يلقى في وسط أتون نار متقدة.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››凡 不 俯 伏 敬 拜 的 、 必 立 時 扔 在 烈 火 的 狺 中
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››凡 不 俯伏 敬拜 的 、 必立 時 扔在 烈火 的 狺中
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››A stalo sa, že jako nám vyložil, tak i bolo: mňa navrátil faraon do môjho úradu a jeho obesil.
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››A stalo se, že jakž vykládal nám, tak bylo: Já jsem navrácen k úřadu svému, a on oběšen.
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››E como ele nos interpretou, assim mesmo foi feito: a mim me fez tornar ao meu estado, e a ele fez enforcar.
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››És lõn, hogy a miképen megfejté nékünk, úgy lõn: engem visszahelyeze hívatalomba, amazt pedig felakasztatá.
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››I stało się, że jako nam wyłożył, tak było; mię przywrócił król na miejsce moje, a onego obwiesił.
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››Ja niinkuin hän meille oli selittänyt, niin kävikin: minut asetettiin entiseen virkaani, toinen hirtettiin."
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››그 해석 한대로 되어 나는 복직하고 그는 매여 달렸나이다
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››Och såsom han uttydde för oss, så gick det. Jag blev åter insatt på min plats, och den andre blev upphängd.»
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››og som han tydede dem for os, således gik det: Jeg blev indsat i mit Embede, og Bageren blev hængt."
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››Og som han tydet dem for oss, således gikk det; jeg blev satt i mitt embede igjen, og han blev hengt.
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››Proprio come ci aveva interpretato, così avvenne: io fui restituito alla mia carica e l'altro fu impiccato»
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››Rồi ra, công việc xảy đến y như lời chàng bàn: bệ hạ phục chức tôi lại, và xử treo quan kia.
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››Rồi_ra , công_việc xảy đến y_như lời chàng bàn : bệ_hạ phục_chức tôi lại , và xử treo quan kia .
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››Und wie er uns deutete, so ist's ergangen; denn ich bin wieder in mein Amt gesetzt, und jener ist gehenkt.
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››και καθως εξηγησεν εις ημας, ουτω και συνεβη εμε μεν αποκατεστησεν εις το υπουργημα μου, εκεινον δε εκρεμασε.
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››и как он истолковал нам, так и сбылось: я возвращен на место мое, а тот повешен.
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››И според както ни изтълкува, така и стана; мене той възстанови на службата ми, а него обеси.
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››ויהי כאשר פתר לנו כן היה אתי השיב על כני ואתו תלה׃
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››وكما عبّر لنا هكذا حدث. ردّني انا الى مقامي واما هو فعلّقه
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››後 來 正 如 他 給 我 們 圓 解 的 成 就 了 . 我 官 復 原 職 、 膳 長 被 挂 起 來 了
Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı.››後 來 正 如 他 給我們圓 解 的 成就 了 . 我 官復 原職 、 膳長 被 挂起 來了
Hey, fırın kılıklı?Turtalarım nerde?Ej, opiekacz! Gdzie moje tosty?
Hey, fırın kılıklı?Turtalarım nerde?He, broodrooster! Waar zijn mijn koekjes?
Hey, fırın kılıklı?Turtalarım nerde?Hej, brödrost! Var är mina pop-tarts?
Hey, fırın kılıklı?Turtalarım nerde?Hej, přerostlá troubo! Kde mám dortík?
Hey, fırın kılıklı?Turtalarım nerde?Hey, Toaster! Wo ist mein Toast?
Hey, fırın kılıklı?Turtalarım nerde?여어, 토스터 오븐씨! 내 팝타트 어딨어?
Hey, fırın kılıklı?Turtalarım nerde?Oh, P'tit poulet, C'est quand que tu sera prêt ?
Hey, fırın kılıklı?Turtalarım nerde?Oy, Leivänpaahdin! Missä on minun pop-tarttini?
Hey, fırın kılıklı?Turtalarım nerde?Ой, ходячая микроволновка! Где мой поп-корн?
İki Numara: Bagel Fırını, malzeme bölümü.2번: 코미서리 백화점의 베이글 베이커리
İki Numara: Bagel Fırını, malzeme bölümü.2番目だ 2番目、2、 2
İki Numara: Bagel Fırını, malzeme bölümü.Numer dwa to bufet przy McClellan Avenue

İlgili Sayfalar