fırın ile cümle

fırın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Manh-ki-gia, con trai của Pha-hát-Mô-áp, tu bổ một phần khác và cái tháp lò.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Toisen osan korjasivat Malkia, Haarimin poika, ja Hassub, Pahat-Mooabin poika, sekä sen lisäksi Uunitornin.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.А Мелхия, Харимовият син, и Асув, Фаат-моавовият син, поправяха друга част и кулата на пещите.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.На втором участке чинил Малхия, сын Харима, и Хашшув, сын Пахаф-Моава; они же чинили и башню Печную.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.מדה שנית החזיק מלכיה בן חרם וחשוב בן פחת מואב ואת מגדל התנורים׃
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.قسم ثان رممه ملكيا بن حاريم وحشوب بن فحث موآب وبرج التنانير.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.哈 琳 的 兒 子 瑪 基 雅 、 和 巴 哈 摩 押 的 兒 子 哈 述 修 造 一 段 、 並 修 造 爐 樓
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.哈琳 的 兒子瑪 基雅 、 和 巴 哈 摩押 的 兒子 哈述 修造 一 段 、 並修造 爐樓
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Até podemos conhecer um padeiro.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Có lẽ chúng ta thậm chí quen biết với một người làm bánh.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Forse conosciamo anche un fornaio.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.주변에 알고 있는 제빵사가 있을 수도 있죠.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Måske kender vi endda en bager.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Mogoče celo poznamo nekoga, ki je pek.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Może znacie jakiegoś piekarza.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Možná dokonce nějakého pekaře známe.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Poate chiar cunoaştem un brutar.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Probablemente conozcamos algún panadero.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Talán még ismerünk is egy péket.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Vielleicht kennen wir sogar einen Bäcker.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.We kennen misschien zelfs een bakker.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Ίσως και να γνωρίζουμε κάποιον ψωμά.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Возможно, вы даже знакомы с каким-нибудь булочником.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.Може би дори познаваме някой хлебар.
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.יכול להיות שאנחנו אפילו מכירים אופה
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.ومن المحتمل بأننا نعرف خبازاً بحد ذاته
Hatta bizzat bir fırıncı tanıyor bile olabiliriz.この言葉を聞いた瞬間に
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.저희가 다 화덕같이 뜨거워져서 그 재판장들을 삼키며 그 왕들을 다 엎드러지게 하며 저희 중에는 내게 부르짖는 자가 하나도 없도다
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.Som Ovnen gløder de alle, deres Herskere æder de op; alle deres Konger falder, ej en af dem påkalder mig.
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.Toţi ard ca un cuptor, şi îşi mănîncă judecătorii; toţi împăraţii lor cad; niciunul din ei nu Mă cheamă.
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.Vsi so razbeljeni kakor peč in požirajo sodnike svoje. Vsi njih kralji so padli; nihče izmed njih me ne kliče.
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.Zij vermoorden hun koningen, de een na de ander (A), en niemand van hen roept Mij te hulp.
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.Все они распалены, как печь, и пожирают судей своих; все цари ихпадают, и никто из них не взывает ко Мне.
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.כלם יחמו כתנור ואכלו את שפטיהם כל מלכיהם נפלו אין קרא בהם אלי׃
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.كلهم حامون كالتنور واكلوا قضاتهم. جميع ملوكهم سقطوا. ليس بينهم من يدعو اليّ
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.眾 民 也 熱 如 火 爐 、 燒 滅 他 們 的 官 長 . 他 們 的 君 王 都 仆 倒 而 死 . 他 們 中 間 無 一 人 求 告 我
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.眾民 也 熱如火 爐 、 燒滅 他 們的 官長 . 他們 的 君王 都 仆倒而死.他們中間無 一 人 求告 我
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Cada hogaza era cocinada en su propia panadería, por un panadero a la vez, en un horno de leña.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Cada pão era cozido na padaria de que era dono, por um padeiro de cada vez, num forno a lenha.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Chaque miche est préparée dans une de ses boulangeries, par un boulanger à la fois, dans un four à bois.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Elk brood werd gebakken in een van zijn bakkerijen, door een bakker, in een houtoven.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Jeder Laib wird in einer seiner eigenen Bäckereien gebacken, von nur jeweils einem Bäcker, in einem Holzofen.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Każdy bochenek z jego piekarni wypiekał dokładnie jeden piekarz w opalanym drewnem piecu.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Každý bochník upečený v jeho pekárně, jedním pekařem, ve dřevem vytápěné peci.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.라이오넬은 처음으로 제과점을 막 시작했을 때부터 마지막까지
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Mỗi chiếc bánh anh ta sỡ hữu chỉ nướng bởi 1 người trong một thời điểm, và được đặt trong lò đốt bằng gỗ.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Ogni pagnotta cotta in un forno di sua proprietà, da un fornaio alla volta, in un forno a legna.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Setiap roti dipanggang di toko miliknya, satu persatu, di tungku kayu.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Varje bröd bakades i ett av hans bagerier, av en bagare i taget, i en vedeldad ugn.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Vsaka štruca je bila spečena v njegovi pekarni, v krušni peči in spekel jo je le en pek.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Όλα ετοιμάζονταν στο δικό του φούρνο, από έναν ψήστη τη φορά, σε φούρνο με ξύλα.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Всеки самун хляб, изпечен в негова пекарна, бе направен поотделно от един пекар във фурна на дърва.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Каждая буханка испечённая в его пекарне была сделана конкретным пекарем в дровяной печи.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.כל ככר לחם נאפה במאפייה שבבעלותו, ככר אחר ככר, בתנור עצים.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.كل رغيف في مخبزه الذي يملك، من خباز واحد كل مرة، في فرن يعمل بالخشب.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.ライオネルがベーカリーを始めた時、 フランス人はバカにしてたんです。
Her fırıncının, her aşçılık öğrencisinin, her aşçının gayesiEn fin de compte, le défi du boulanger,
Her fırıncının, her aşçılık öğrencisinin, her aşçının gayesiE sostanzialmente, la sfida per il fornaio,
Her fırıncının, her aşçılık öğrencisinin, her aşçının gayesi그래서 궁극적으로 제빵사로서 도전해 볼만하고 모든 요리사와 모든 요리를 공부하는 학생들이 도전해야할 과제가
Her fırıncının, her aşçılık öğrencisinin, her aşçının gayesi lezzet sunmaktır.A pék lenagyobb kihívása minden kukta és minden főszakács legnagyobb kihívása: jó ízeket előállítani.

İlgili Sayfalar