fırın ile cümle

fırın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
10. aşamada fırında dönüşüm var, çünkü hamur olarak giren şey 11. aşamada ekmek olarak çıkıyor.オーブンに入れたパン生地が ステージ11でパンとなって出てきます ステージ11は「冷ます」段階です
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.10단계가 되면 오븐에 집어 넣습니다.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.A l'étape 10, nous enfournons.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.A tizes lépésben pedig betesszük a sütőbe.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.Bei Schritt zehn bringen wir sie zum Ofen.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.E al passaggio numero 10, lo mettiamo in forno.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.In stap 10 stoppen we het in de oven.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.Ở công đoạn 10, chúng tôi mang nó đến lò.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.Pada tahap 10, kita memasukkannya dalam oven.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.Şi în etapa a 10-a, îl ducem la cuptor.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.W trakcie etapu 10, wkładamy je do pieca.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.На 10-ом этапе мы кладём всё в печь.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.На стадий 10 го слагаме в пещта.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.ובשלב 10 אנו מעבירים אותן לתנור.
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.وعند المرحلة ال10 عندما تؤخذ الى فرن
10. aşamada, onu fırına götürüyoruz.この時点ではまたパン生地です
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.1952년형 O'Keefe and Merritt 렌지가 있는데 요리를 즐기는 분께는 멋있는 스토브입니다.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Acolo este un aragaz O'Keefe & Merritt din 1952, dacă vă place să gătiţi -- mişto aragaz.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Ci sono dei fornelli O'Keefe & Merritt del 1952, se vi piace cucinare...ottimi fornelli.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Een O'Keefe en Merritt-fornuis uit 1952, als je van koken houdt: een cool fornuis.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Es gibt einen O'Keefe & Merritt-Ofen von 1952, wenn man gerne kocht - ein cooler Ofen.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Il y a une cuisinière O'Keefe et Merrit de 1952, si tu aimes faire la cuisine - une cuisinière super.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Itt egy 1952-es O'Keefe & Merrit tűzhely, ha szeret az ember főzni - elég komoly darab.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Jest kuchenka O'Keefe & Merritt z 1952, jeśli lubisz gotować - fajny piecyk.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Je tam zachovalý sporák z roku 1952, skvělý kousek, jestli rádi vaříte.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Temos um fogão O'Keefe & Merritt de 1952, se gostam de cozinhar — é um fogão fixe.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Вот печка О'Киф и Мерритт, 1952 года, если вы любите готовить - классная печка.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Ось пічка О'Кіф і Меррітт, 1952 року, якщо ви любите готувати - класна пічка.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Това О'Кийф и Мерит готварска печка от 1952, ако обичате да готвите - жестока печка.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.יש תנור "אוקיף ומריט" משנת 1952, אם אתה אוהב לבשל -- תנור מגניב.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.هناك موقد أوكيفى & ميريت من عام 1952، لو كنت تحب الطبخ -- فانه موقد ممتاز.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.料理に使ってもカッコいいですね 小塔に上る階段です
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.저는 20명의 미혼모와 빵집을 시작하였습니다.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.Avevo aperto un panificio con 20 madri non sposate.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.Había comenzado una pastelería con 20 madres solteras.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.Ich hatte eine Bäckerei mit 20 unverheirateten Müttern gegründet.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.Ik had een bakkerij opgestart met 20 ongetrouwde moeders.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.Începusem o brutărie cu 20 de mame nemăritate.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.J'avais démarré une boulangerie avec 20 mères célibataires.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.Jeg havde startet et bageri med 20 ugifte mødre.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.Otvorila som pekáreň s 20 slobodnými mamičkami.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.Otworzyłam piekarnię wraz z 20 samotnymi matkami.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.Είχα ανοίξει ένα αρτοποιείο με 20 ανύπαντρες μητέρες.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.Започнах бизнес, пекарна с 20 неомъжени майки.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.Я открыла пекарню совместно с 20 матерями-одиночками.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.פתחתי מאפיה יחד עם עוד 20 אמהות לא נשואות.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.لقد بدأت مخبزاً مع 20 من الأمهات غير المتزوجات.
20 bekar anne ile bir fırın işine başladık.私達は 「かんばれ!ベアーズ」 と呼ばれ
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.A diferencia de nuestra cerámica que sale de hornos, esto sucede en el agua de mar.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Besonders interessant ist, dass es im Gegensatz zu unserer Keramik aus dem Brennofen, im Meerwasser entsteht.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.De ami igazán érdekes: amig azok kemencében készülnek, ez tengervízben készül.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.하지만 정말 흥미로운 것은, 가마에서 나오는 세라믹과는 달리
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Maar wat echt interessant is: anders dan bij onze keramiek in kalkovens gebeurt dit in zeewater.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Mais le plus intéressant: contrairement à nos céramiques qui sont cuites, cela se produit dans l'eau de mer.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Mas o que é muito interessante: ao contrário das cerâmicas que vão ao forno, isto acontece na água do mar.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Tapi apa yang sangat menarik: tidak seperti keramik yang dibakar di tungku, mutiara dibentuk di laut.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Разликата е, че нашата керамика се изважда от пеща, а това става във морската вода.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Только в отличие от керамики, полученной обжигом, раковина создана в морской воде.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.אבל מה שמאוד מעניין הוא שבשונה מהקרמיקות שלנו שנוצרות במשרפות,
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.لكن ما هو ممتع فعلاً: إنه ليس مثل السيراميك الموجود في الأفران،

İlgili Sayfalar