fırça ile cümle

fırça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Neden dudak fırçası kullandığımı anlayabilirsiniz.You can see why I use a lip brush.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! no!" said Martha, sitting up on her heels among her black lead brushes.
Dişlerimi fırçalıyorum.I do clean them, honestly.
Ben fırçalamak eteğini gördü ve onun peşinden gitti.I saw her skirts whisk, and he went after her.
Şimdi fırça bizim elimizdeWe, now, wield the paintbrush."
Diş fırçası, harika.Toothbrush, cool.
Artık fırça bizim elimizde."We now wield the paintbrush."
Ve fırçayı tutan biziz.And we're the ones that hold the paintbrush.
Burada da gördüğünüz üzere eski bir teknoloji olan boya fırçası tekniği uygulanıyor.And so you can see here, old-fashioned technology of the paintbrush being applied.
Peki ama ya fırça darbelerini görmek isterseniz?But what if you want to see brush strokes?
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.You know, there are a hundred types of brushes.
Kullanacağımız şeyler; tel toka, tutucu, ince tarak ve fırça.Kullanacağımız şeyler; tel toka, klips, tarak ve fırça
Fırçayı elinde nasıl tuttuğuna dikkat edin.Look at the way that his hand holds the paintbrush.
Silgi ve fırça kullanarak bu arka plana biraz canlılık kattım.I gave the background a dynamic look by using the eraser and the brush.
Pekala, cümlelerden etkilenerek, fırçayı kullanmaya karar verdim.Well, inspired by the sentences, I decided to wield the paintbrush.
İnsanlar dişlerini fırçalıyo ve diş ipi kullanıyorlar.They don't do it as much as they should, but they do it.
Sonunda veridikleri mesaj şimdi gidin ve dişlerinizi fırçalayın imiş.That was the message. That was the experiment. Now they measured one other variable.
Fırçalasam mı?Should I brush it?
Çok fırça gibi.So scrubby!
Sanırım biraz fazla fırçaladım.I think I scrubbed too hard.
Duş diş fırçası.Shower tooth brush!
Küçük bir fırça alıyorum ve kaşları fırçalıyorum.See that?
Bu fırça bunun için.This brush is meant for that.
Ama sadece fırça işi değil bu.But then it's not just brushwork at all.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.[wind whistling]
Sanatçı resme çok önem vermiş, fırça darbelerini çok dikkatli şekilde kullanmış.There is a sense of fondness about the way this is painted,
Dişlerinizi fırçaladınız mı, profesör?Have you brushed your teeth, Professor?
Onlardan fırça yapmaya karar verdim.Decided to make a paintbrush.
Aradığım fırça buydu.That was the paintbrush.
[Ringo davul fırçasıyla yumuşakça hi hat'e vuruyor][Ringo plays drum brush on hi hat, softly]
Fırçanızı bu şekli oluşturmak için yavaşça vurarak kullanın.Fırçanızı bu şekli oluşturmak için yavaşça vurarak kullanın.
Bittiğinde bir fırça alın ve bu dumanlı görünümü yaratmak için yayın.Bittiğinde bir fırça alın ve bu dumanlı görünümü yaratmak için yayın.
Boğucu bir etki yaratana kadar fırçalamaya devam edin.Boğucu bir etki yaratana kadar fırçalamaya devam edin.
Ne kadar fırçalarsan, o kadar çarpıcı görünür.Ne kadar fırçalarsan, o kadar çarpıcı görünür.
Vee alnınıza da kırmızılaştırmak için fırçanızda kalanı kullanın.Vee alnınıza da kırmızılaştırmak için fırçanızda kalanı kullanın.
Yatmadan önce dişlerimi fırçalamamı söylemek için!To tell me not to forget to brush my teeth before bed!
...ve elektrikli diş fırçası setini de yanında götürdü.She took the entire family set of electrical toothbrushes...
Dişlerimi düzenli olarak fırçaladım.And I brushed my teeth diligently.
Fırça darbeleri daha net görülebiliyor.We have brushwork that seems more open.
Ben diş fırçasını tasarlamaya çalışmıyorum.I don't try to design the toothbrush.
Diş fırçasını ele alacak olursak, ben diş fırçasını düşünmüyorum.If we take the toothbrush -- I don't think about the toothbrush.
Diş fırçasının ağız içindeki etkisinin ne olacağını düşünüyorum.I think, "What will be the effect of the brush in the mouth?"
İşte bu nedenle çalışmaya devam ediyorum, bu bir tuvalet fırçası için bile olsa.That's why I continue to work, even if it's for toilet brush.
Um, Carolyn dişlerini fırçalama, banyo bulunmaktadır.Um, Carolyn is in the bathroom, brushing her teeth.
Şimde ise 13 numaralı fırçamla aynı mordan alarak gözünün altında çalışacağım.I'm just going to take that same purple and I'm going to go underneath her eye.
Diş fırçalarken yapılan karmaşık duyusal motor eylem ile alakalı bir şey orgazmı tetikliyormuş.Something in the complex sensory-motor action of brushing her teeth was triggering orgasm.
Kitapları, giysileri, diş fırçasını, vesaire.Like books, clothes, toothbrush, etc.
Onu bir fırçaya sapladı.MARCEL: He impaled him on a brush.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.I did not choose to take up the pen, the brush, the camera.
Ya da bir fırça ile resim yapmak yerine sadece karate vuruşları ile resim yapmak?Or what if, instead of painting with a brush, I could only paint with karate chops? (Laughter)
Fırça boyutu:Brush size:
Burada, yağlı boya taklidi oluşturmak için fırça büyüklüğünü ayarlayın. value of smoothing effectSet here the brush size to use for simulating the oil painting.
Bu değer, fırçanın tuval üzerinde yumuşaklık etkisini kontrol eder.This value controls the smoothing effect of the brush under the canvas.
Burada, çizimde kullanılacak fırça boyutunu piksel cinsinden ayarlayın.Specify here the size of the brush used to paint masks.
Burada, resim çizmek için kullanılan fırça rengini seçin.Set here the brush color used to draw sketch.
Değişik şekillerde ve boyutlarda fırçalar ile çizim yaparDraw using brushes of different shapes and sizes
Krita için Fırça EklentisiCommentBrush plugin for Krita
Tebeşir fırçasıNameChalk brush
Gelişmiş FırçaNameComplex Brush
Kıvrım fırçasıNameCurve brush

İlgili Sayfalar