fırça ile cümle
fırça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Uyumadan önce dişlerini fırçalamak zorundasın!You have to brush your teeth before going to sleep!
Tom saçını fırçaladı.Tom brushed his hair.
Tom şapkasındaki bir parça kiri fırçaladı.Tom brushed a bit of dirt off of his hat.
Ben bu öğleden sonra suluboyalar ve fırçalar alacağım.I'll buy temperas and paintbrushes this afternoon.
Çocuklar dişlerini fırçalıyorlar.The boys brush their teeth.
Oğlanlar dişlerini fırçalıyorlar.The boys brush their teeth.
Hızla kalktı, yüzüne soğuk su sıçrattı, dişlerini fırçaladı ve tıraş oldu.He got up quickly, splashed cold water on his face, brushed his teeth and shaved.
Bu adam dişlerini fırçalıyor.This man brushes his teeth.
O adam dişlerini fırçalıyor.That man brushes his teeth.
Yemek yedikten sonra dişlerinizi fırçalayın.Brush your teeth after eating.
Ne kadar uykulu olursan ol, dişlerini fırçala.No matter how sleepy you are, brush your teeth.
Bu fırça deve kılından yapılmış.This brush is made from camel hair.
Her sabah dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth every morning.
Tom dişini fırçalıyor.Tom is brushing his teeth.
Tom saçını fırçalıyor.Tom is brushing his hair.
Dişlerimi fırçalıyorum.I am brushing my teeth.
Saçımı fırçalıyorum.I am brushing my hair.
Hiç dişlerini fırçaladın mı?Have you ever brushed your teeth?
Hiç saçını fırçaladın mı?Have you ever brushed your hair?
"Kimin fırçaları bunlar?" "Onlar Picasso'nun.""Whose brushes are these?" "They are Picasso's."
En son ne zaman dişlerini fırçaladın?When was the last time you brushed your teeth?
O, dişlerini nasıl fırçalayacağını biliyor.He knows how to brush his teeth.
Bu odayı fırçayla boya.Paint this room with a brush.
Bu diş macunuyla dişimi fırçalamayı severim.I like to brush my teeth with this toothpaste.
Bu tarakla saçlarımı fırçalamayı severim.I like to comb my hair with this comb.
Neden dişlerini fırçalıyorsun?Why are you brushing your teeth?
Neden saçını fırçalıyorsun?Why are you brushing your hair?
Yemek yedikten sonra, yaptığım ilk iş dişlerimi fırçalamaktır.After eating, the first thing I do is brush my teeth.
Bu diş fırçasını kullanan bir annem değil.The one who uses this toothbrush isn't my mother.
Git dişlerini fırçala.Go brush your teeth.
Ne sıklıkta dişlerini fırçalarsın?How often do you brush your teeth?
Dişlerimi fırçalamak isterim.I'd like to brush my teeth.
Her gün dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth every day.
Tom'un diş fırçamı kullanmasına izin vermedim.I didn't let Tom use my toothbrush.
Mary'yi, aynanın önünde oturup saçlarını fırçalarken gördüm.I saw Mary sitting in front of a mirror brushing her hair.
Ağzınızda bir diş fırçasıyla oradan oraya koşturmamalısın.You shouldn't run around with a toothbrush in your mouth.
Bu benim diş fırçam.That's my toothbrush.
Ben şapkamı fırçalamak zorundayım.I have to brush my hat.
Nereden bir fırça satın alabilirim?Where can I buy a brush?
Ellerimi yıkamak ve dişlerimi fırçalamak zorundayım.I have to wash my hands and brush my teeth.
Dişlerini fırçalamayı unutma.Don't forget to brush your teeth.
Dişlerinizi fırçalamayı unutmayın.Don't forget to brush your teeth.
Siz çocuklar dişlerinizi fırçalamaya gitmelisiniz!You guys need to go brush your teeth!
Saçımı fırçaladım.I brushed my hair.
Fırçanı ödünç alabilir miyim?Can I borrow your brush?
Her yemekten sonra dişlerini fırçalama alışkanlığı edinmelisin.You ought to get into the habit of brushing your teeth after every meal.
Tom her yemekten sonra dişlerini fırçalar.Tom brushes his teeth after every meal.
Dişlerini fırçalamalıydın.You should've brushed your teeth.
Tom yeri fırçalamaya başladı.Tom started scrubbing the floor.
Tom mutfak zeminini fırçaladı.Tom scrubbed the kitchen floor.
Tom dişlerini fırçaladı.Tom brushed his teeth.
Tom dişini fırçaladı.Tom brushed his teeth.
O, atını fırçalamayı sever.She loves brushing her horse.
Bekle. Dişlerimi fırçalayacağım.Wait up. I'll go brush my teeth.
Tom paltosundaki karı fırçaladı.Tom brushed the snow off his coat.
O benim diş fırçam mı?Is that my toothbrush?
Elektrikli bir diş fırçası kullanıyorum.I use an electric toothbrush.
Tom bir fırça aldı ve Mary'nin çiti boyamasına yardım etmeye başladı.Tom picked up a paintbrush and started helping Mary paint the fence.
Duvarı yeşile boyamak için kullanılmış fırçayı kullanmıştı ve sonradan onu temizlemedi.He'd used the dirty brush to paint the wall green, and he did not clean it afterwards.
Fırçam nerede?Where's my brush?