fırça ile cümle

fırça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ayakkabılarınızın tozunu fırçalayın.Brush off the dust from your shoes.
Dişlerini gereği gibi fırçalıyor musun?Are you brushing your teeth properly?
Dişini doğru dürüst fırçalıyor musun?Are you brushing your teeth properly?
Taro, git ve dişlerini fırçala.Taro, go and brush your teeth.
Jack paltosunun tozunu fırçaladı.Jack brushed the dust off his coat.
Bu şampuan güzel bir saç fırçası ile birlikte gelir.This shampoo comes with a nice hair brush.
Dün gece dişlerimi fırçalamadan yattım.Last night, I went to bed without brushing my teeth.
Ben eve geldiğimde ceketimi hep fırçalarım.I always brush my coat when I come home.
Yemek yedikten sonra her zaman dişlerimi fırçalamam.I don't always brush my teeth after I eat.
Yatmaya gitmeden önce dişlerimi fırçalamayı bir kural haline getiriyorum.I make it a rule to brush my teeth before I go to bed.
Yatmaya gitmeden önce her zaman dişlerimi fırçalarım.I always brush my teeth before I go to bed.
Dişlerini temiz fırçala.Brush your teeth clean.
Dişlerini fırçaladın mı?Did you brush your teeth?
Dişlerimi fırçalamak zorundayım.I have to brush my teeth.
Dişlerini fırçala.Brush your teeth.
Erkek çocuğu dişlerini fırçalamayı ihmal ettiği için kötü dişleri vardı.The boy had bad teeth because he neglected to brush them.
Dişlerini günde en az iki kez fırçala.Brush your teeth twice a day at least.
Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın.Brush your teeth after meals.
Yemeklerden sonra dişlerimi fırçalamayı kural haline getirdim.I make it a rule to brush my teeth after meals.
Yatmaya gitmeden önce dişlerini fırçala.Brush your teeth before going to bed.
Sadece saçınızı fırçalayın.Just brush your hair.
O, sınavda kopya çekerken yakalandı ve ona fırça atıldı.He was caught cheating on the exam and got called on the carpet.
O, şapkasını fırçaladı.He brushed his hat.
Bir saç fırçası ve bir diş fırçası aldı.She bought a hair brush and a tooth brush.
Bir aynanın önünde saçını fırçalıyordu.She was brushing her hair in front of a mirror.
O ayakkabılarımı çabucak fırçaladı.She gave my shoes a quick brush.
O bir fırça ile mutfak zeminini temizledi.She scrubbed the kitchen floor with a brush.
O saçını fırçalıyor.She is brushing her hair.
O, kocasının şapkasını fırçaladı.She brushed her husband's hat.
O her sabah dişlerini fırçaladığını söyledi.She said that she brushes her teeth every morning.
Dişlerimi günde iki kez fırçalarım.I brush my teeth twice a day.
Günde iki kez dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth twice a day.
Günde iki defa dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth twice a day.
Her yemekten sonra dişlerini fırçala.Brush your teeth after each meal.
O dişlerini fırçalar .He brushes his teeth.
Kahvaltıdan sonra dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth after breakfast.
Ben bir diş fırçası ile dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth with a toothbrush.
Dişlerimi fırçalarım; Saçımı tararım.I brush my teeth; I comb my hair.
Yedikten sonra dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth after eating.
O, atı fırçalar.She brushes the horse.
Kız evlat saçını fırçalar.The daughter brushes her hair.
Dişlerinizi iyi fırçalayın.Brush your teeth well.
O tuvalet fırçası banyoya ait, mutfağa değil.That toilet brush belongs in the bathroom, not in the kitchen.
Nerede bir diş fırçası satın alabilirim?Where can I buy a toothbrush?
Karın öğrenirse ondan fırçayı yiyeceksin.You're going to catch hell from your wife if she finds out.
Taro,git dişlerini fırçala.Taro, go brush your teeth.
O yemeklerinden sonra dişlerini fırçalar.He brushes his teeth after his meals.
Ben bir diş fırçası ile dişlerimi temizlerim.I clean my teeth with a toothbrush.
Dişlerimi fırçalayacağım.I'm going to brush my teeth.
Yeni bir palet ve birkaç boyama fırçası aldım.I've bought a new palette and a few paint brushes.
O bir fırçayla mutfağın zeminini fırçaladı.She scrubbed the floor of the kitchen with a brush.
O, her sabah dişlerini fırçaladığını söylüyor.She says she brushes her teeth every morning.
Tom her zaman yemeklerden sonra dişlerini fırçalar.Tom always brushes his teeth after meals.
Ayakkabılarını cilaladıktan sonra, Tom dişlerini fırçaladı ve saçını taradı.After polishing his shoes, Tom brushed his teeth and combed his hair.
Tom Mary'ye bütün gece boyunca dışarda kaldığı için fırça attı.Tom chewed Mary out for staying out all night long.
Tom her zaman yemeklerden sonra dişlerini fırçalayamaz.Tom isn't able to always brush his teeth after meals.
Tom pantolonunun kumunu fırçaladı.Tom brushed the sand off his pants.
Tom dişlerini fırçaladı ve yüzünü yıkadı.Tom brushed his teeth and washed his face.
Tom Mary'den tuvaleti fırçalamasını rica etti.Tom asked Mary to scrub the toilet.
Birinin dişlerini her gün fırçalaması önemlidir.It is important to brush ones teeth every day.

İlgili Sayfalar