"Fındık faresinin dediğini hatırla;"겨울잠쥐가 말한 걸 기억하세요,
"Fındık faresinin dediğini hatırla;"Помни, что сказала мышка:
"Fındık faresinin dediğini hatırla;"זכור מה אמרה המרמיטה.
"Fındık faresinin dediğini hatırla;"تذكر ما قاله الدورموس،
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediA Mormota megrázta a fejét türelmetlenül, és azt mondta, anélkül, hogy megnyitná a szemét, Hát
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDen Dormouse skakade sitt huvud otåligt, och sade utan att öppna sina ögon, "Av
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDer Siebenschläfer schüttelte den Kopf ungeduldig und sagte, ohne sie zu öffnen ihre Augen, "Of
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDe Zevenslaper schudde ongeduldig zijn hoofd en zei, zonder het openen van zijn ogen, 'Van
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDormouse menggelengkan kepalanya dengan tidak sabar, dan berkata, tanpa membuka matanya, Dari '
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDormouse potrząsnął głową niecierpliwie i rzekł nie otwierając jej oczy, "Z
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediEl Lirón sacudió la cabeza con impaciencia, y dijo, sin abrir los ojos ", de
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediGiống chuột nưa sóc bắt đầu sốt ruột, và nói, mà không cần mở mắt, "Trong số
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediIl Ghiro scosse la testa con impazienza, e disse, senza aprire gli occhi, 'Di
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediLe Loir secoua sa tête impatience, et dit, sans ouvrir ses yeux, "De
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediO Leirão balançou a cabeça impacientemente e disse, sem abrir os olhos ", de
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediPlch potřásl hlavou netrpělivě, a řekl, aniž by otevřel oči, ze dne
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediSyvsoveren rystede hovedet utålmodigt, og sagde, uden at åbne sine øjne, "Af
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe alunarilor clătină din cap ei nerăbdător, şi a zis, fără a deschide ochii, "Dintre
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe 겨울잠쥐이의 '그 눈을 열지 않고, impatiently는 고개를 저으면서,하고 말했다
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe pähkinähiiri pudisti päätään kärsimättömästi ja sanoi, avaamatta silmiään, "Of
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe Plch potriasol hlavou netrpezlivo, a povedal, bez toho, aby otvoril oči, zo dňa
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediΗ Τυφλοπόντικας κούνησε το κεφάλι του με ανυπομονησία, και είπε, χωρίς να ανοίξει τα μάτια της, "Από
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediСоня покачала головой нетерпеливо и сказал, не открывая глаза: "Из
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediСоня похитала головою нетерпляче і сказав, не відкриваючи очі: "З
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediСънливец поклати глава нетърпеливо и каза, без да отваряте очите си, -
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediמרמיטה הניד את ראשו בחוסר סבלנות, ואמר, בלי לפתוח את העיניים שלה, "מתוך
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediهزت رأسها الزغبة بفارغ الصبر ، وقال ، من دون فتح عينيه "، ومن
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediもちろん、もちろん、、ちょうど私は自分自身に再マーキングするために何が起こっていたか"。
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Alunarilor, care a fost aşezat lângă ea. ".
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Dormouse, der sad ved siden af hende. '.
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Dormouse, który siedział obok niej. ".
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Ghiro, che era seduto accanto a lei. '.
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Giống chuột nưa sóc, những người đang ngồi bên cạnh cô.
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Hasselmusen, som satt bredvid henne. ".
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.그녀의 옆에 앉아 있었다 겨울잠쥐.
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Leirão, que estava sentado ao lado dela. .
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Lirón, que estaba sentado a su lado. .
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Loir, qui était assis à côté d'elle. ".
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Mogyorós pele, aki ült mellé.
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Pähkinähiiri, joka istui hänen vieressään.
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Plch, který seděl vedle ní. .
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Plch, ktorý sedel vedľa nej. .
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Polha, ki je sedel poleg nje. ".
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Siebenschläfer, der neben ihr stand. ".
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Tikus, yang duduk di sampingnya. ".
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Zevenslaper, die naast haar zat. '.
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Τυφλοπόντικας, που καθόταν δίπλα της. ".
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Соня, сидевший рядом с ней. ".
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Соня, що сидів поруч з нею. ".
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Сънливец, който седеше до нея.
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.מרמיטה, שישב לידה.
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.الزغبة ، الذي كان يجلس بجوارها.
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu."私はほとんど息できない"私はそれを助けることができない、"アリスはとても素直に言った:
Fındık faresi.Pähkinähiiri.
Fındık faresi.Plch.
Fındık faresi.Plch.
Fındık faresi.Polhe.
Fındık faresi.Ratão.
Fındık faresi.Relmuis.
Fındık faresi.Siebenschläfer.