‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Kata Ayub, 'Tak ada salah padaku, tetapi Allah tak mau memberi apa yang adil kepadaku
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.욥이 말하기를 내가 의로우나 하나님이 내 의를 제하셨고
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Lebo Job povedal: Som spravedlivý, ale silný Bôh odmietnul môj súd.
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Mert Jób azt mondá: Igaz vagyok, de Isten megtagadja igazságomat.
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Nebo řekl Job: Spravedliv jsem, a Bůh silný zavrhl při mou.
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.poiché Giobbe ha detto: «Io son giusto, ma Dio mi ha tolto il mio diritto
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Pois Jó disse: Sou justo, e Deus tirou-me o direito.
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Ponieważ Ijob rzekł: Jestem sprawiedliwym, a Bóg odrzucił sprawę moję:
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Pues Job ha dicho: "Yo soy justo, pero Dios me ha quitado mi derecho
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Se, Job har sagt: »Jag är oskyldig. Gud har förhållit mig min rätt.
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Sillä Job on sanonut: `Olen oikeassa, mutta Jumala on ottanut minulta oikeuteni.
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Vì Gióp có nói rằng: "Tôi vốn là công bình, Nhưng Ðức Chúa Trời đã cất sự lý đoán tôi.
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Vì_Gióp có nói rằng : " Tôi vốn là công_bình , Nhưng_Ðức_Chúa_Trời đã cất sự lý đoán tôi .
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Διοτι ο Ιωβ ειπεν, Ειμαι δικαιος και ο Θεος αφηρεσε την κρισιν μου
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Вот, Иов сказал: я прав, но Бог лишил меня суда.
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.Защото Иов е казал: Праведен съм, И пак Бог отне правото ми;
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.כי אמר איוב צדקתי ואל הסיר משפטי׃
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.لان ايوب قال تبررت والله نزع حقي.
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.約 伯 曾 說 、 我 是 公 義 、 神 奪 去 我 的 理
‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor, ‹Tanrı hakkımı elimden aldı.約伯 曾 說 、 我 是 公義 、 神奪 去 我的理
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.A isto, Jó, inclina os teus ouvidos; pára e considera as obras maravilhosas de Deus.
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Čuj to, Job, stoj in opazuj čudovita dela Boga mogočnega!
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Da merke auf, Hiob, stehe und vernimm die Wunder Gottes!
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Diamlah sebentar, hai Ayub, dan dengarkanlah; perhatikanlah keajaiban-keajaiban Allah
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Hỡi Gióp, hãy nghe lời nầy, Khá đứng yên, suy nghĩ về các việc diệu kỳ của Ðức Chúa Trời.
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Hỡi_Gióp , hãy nghe lời nầy , Khá đứng yên , suy_nghĩ về các việc diệu_kỳ của Ðức_Chúa_Trời .
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Iov, ia aminte la aceste lucruri! Priveşte liniştit minunile lui Dumnezeu!
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Job du må lytte hertil, træd frem og mærk dig Guds Underværker!
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Job, sois attentif à ces choses! Considère encore les merveilles de Dieu!
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.욥이여 이것을 듣고 가만히 서서 하나님의 기묘하신 일을 궁구하라
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Luister, Job, sta stil en kijk naar de machtige wonderen van God!
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Lyssna då härtill, du Job; stanna och betänk Guds under.
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Megtudod-é, mikor rendeli azt rájok az Isten, hogy villanjon az õ felhõjének villáma?
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Nože počuj to, Jobe, postoj a pozoruj divy silného Boha!
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Ota tämä korviisi, Job; pysähdy ja tarkkaa Jumalan ihmetöitä.
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Porgi l'orecchio a questo, Giobbe, soffèrmati e considera le meraviglie di Dio
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Presta atención a esto, oh Job; detente y reflexiona en las obras maravillosas de Dios
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Słuchajże tego pilnie, Ijobie! zastanów się, a uważaj dziwne sprawy Boże.
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Vend ditt øre til dette, Job! Stå stille og gi akt på Guds under!
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Víš-li, kdy Bůh ukládá co o těch věcech, aneb kdy chce osvěcovati světlem oblaky své?
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Ακροασθητι τουτο, Ιωβ σταθητι και συλλογισθητι τα θαυμασια του Θεου.
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Внимай сему, Иов; стой и разумевай чудные дела Божии.
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.Слушай това, Иове, Застани та размисли върху чудесните Божии дела.
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.האזינה זאת איוב עמד והתבונן נפלאות אל׃
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.انصت الى هذا يا ايوب وقف وتأمل بعجائب الله.
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.約 伯 阿 、 你 要 留 心 聽 . 要 站 立 思 想 神 奇 妙 的 作 為
‹‹Dinle, Eyüp, Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.約伯阿 、 你 要 留心 聽 . 要 站立 思想 神 奇妙 的 作為
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.A Elíhu čakal na Joba i na jeho priateľov slovami, pretože boli starší vekom než on.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Bo Elihu oczekiwał, jako oni Ijobowi odpowiedzą, gdyż oni starsi byli w latach niż on.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Comme ils étaient plus âgés que lui, Élihu avait attendu jusqu`à ce moment pour parler à Job.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Denn Elihu hatte geharrt, bis daß sie mit Hiob geredet hatten, weil sie älter waren als er.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu azonban várakozott a Jóbbal való beszéddel, mert amazok öregebbek valának õ nála.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihú había esperado para hablar a Job, porque ellos eran mayores que él en edad
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu hadde ventet med å tale til Job, fordi de andre var eldre av år enn han.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu had nog niets gezegd omdat de drie anderen ouder waren dan hij.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu havde ventet, så længe de talte med Job, fordi de var ældre end han;
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu oli odottanut vuoroa puhuakseen Jobille, koska toiset olivat iältään häntä vanhemmat.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu orang yang paling muda di antara mereka, sebab itu ia menunggu sampai semuanya selesai berbicara
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Elihu pa je čakal Joba z besedami, ker oni so bili starejši nego on.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Fiindcă ei erau mai în vîrstă decît el, Elihu aşteptase pînă în clipa aceasta, ca să vorbească lui Iov.