evvel ile cümle

evvel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bazı yerler evvelce çöldür. Diğerleri kum tarafından ciddi bir şekilde geriliyor.Beberapa telah menjadi gurun pasir; yang lainnya rusak parah karena pasir.
Bazı yerler evvelce çöldür. Diğerleri kum tarafından ciddi bir şekilde geriliyor.Certaines sont déjà des déserts, d'autres sont endommagées sérieusement par le sable.
Bazı yerler evvelce çöldür. Diğerleri kum tarafından ciddi bir şekilde geriliyor.Een aantal zijn al woestijnen; andere zijn al ernstig geërodeerd door het zand.
Bazı yerler evvelce çöldür. Diğerleri kum tarafından ciddi bir şekilde geriliyor.Manche sind bereits Wüsten; andere veröden durch den Sand ganz erheblich.
Bazı yerler evvelce çöldür. Diğerleri kum tarafından ciddi bir şekilde geriliyor.Một số đã là sa mạc; số khác thì đang bị thoái hóa nghiêm trọng bởi cát.
Bazı yerler evvelce çöldür. Diğerleri kum tarafından ciddi bir şekilde geriliyor.Niektóre to już pustynie, inne są poważnie zubażane przez piasek.
Bazı yerler evvelce çöldür. Diğerleri kum tarafından ciddi bir şekilde geriliyor.Unele au devenit deja deşerturi; altele sunt degradate serios de nisip.
Bazı yerler evvelce çöldür. Diğerleri kum tarafından ciddi bir şekilde geriliyor.Κάποιες από αυτές είναι ήδη έρημοι, ενώ άλλες υφίστανται σημαντική αλλοίωση εξαιτίας της άμμου.
Bazı yerler evvelce çöldür. Diğerleri kum tarafından ciddi bir şekilde geriliyor.Някои са вече пустини; други са сериозно повреждани от пясъка.
Bazı yerler evvelce çöldür.일부는 이미 사막이 되었고,
Bazı yerler evvelce çöldür.חלק כבר מדבריות;
Bazı yerler evvelce çöldür.بعضها بالفعل عبارة عن صحراء.
Bazı yerler evvelce çöldür.それ以外の場所は砂によって深刻に崩壊しています
Bence toplumda genelde şöyle bir kanı var, ' Sadece bir an evvel açmam lazım.Я думаю, що в широкому суспільстві є це поняття:
Besmele-i Şerife'nin bazı nasihatini söylese; dünyanın evvelinden ahirine bitmez.إذا كان للشخص ان يقدم النصيحة حول فوائد بسم الله فإنه لا ينتهي من بداية الدنيا حتى نهايتها .
Biafran'dan birkaç ay evvel, ki bu üç sene sürdü ve tam üç senelik bir savaştı.3년간 지속되었던 비아프란 전쟁이 시작되기 몇 달 전이었죠. (주: 비아프란 전쟁, 나이지리아 내전) 그건 3년 간의 전쟁이었죠.
Biafran'dan birkaç ay evvel, ki bu üç sene sürdü ve tam üç senelik bir savaştı.כמה חודשים לפני המלחמה בביאפרה שנמשכה 3 שנים, שלוש שנות מלחמה.
Biafran'dan birkaç ay evvel, ki bu üç sene sürdü ve tam üç senelik bir savaştı.شهور قليلة قبل الحرب الأهلية النيجيرية التي استمرت لثلاث سنوات، وكانت ثلاث سنوات من الحرب.
Biafran'dan birkaç ay evvel, ki bu üç sene sürdü ve tam üç senelik bir savaştı.数ヶ月前でした こうした状況が
Biraz evvel Başkan Obama'yı arayarak, onu zaferinden ötürü tebrik ettim.Danke.
Biraz evvel Başkan Obama'yı arayarak, onu zaferinden ötürü tebrik ettim.Je viens de téléphoner Président Obama le féliciter pour sa victoire.
Biraz evvel Başkan Obama'yı arayarak, onu zaferinden ötürü tebrik ettim.Justo he llamado al Presidente Obana para felicitarle en su victoria.
Biraz evvel Başkan Obama'yı arayarak, onu zaferinden ötürü tebrik ettim.방금 오바마대통령과 "당선축하통화"를 나눴읍니다.......당선인에게 많은성원을보내주신분들과
Biraz evvel Başkan Obama'yı arayarak, onu zaferinden ötürü tebrik ettim.Tôi vừa mới gọi cho Tổng thống Obama để chúc mừng cho vinh quang của ông ấy.
Biraz evvel Başkan Obama'yı arayarak, onu zaferinden ötürü tebrik ettim.Μόλις τηλεφώνησα στον Πρόεδρο Ομπάμα για να τον συγχαρώ για τη νίκη του.
Biraz evvel Başkan Obama'yı arayarak, onu zaferinden ötürü tebrik ettim.لقد اتصلت بالرئيس أوباما لتهنئته على فوزه. أنصاره
Biraz evvel diğer ekranda bir You Tube videosu açmıştım, o zaman kendi sesimi duydum. Hmm, bakalım..Hum, voyons voir:
Biraz evvel diğer ekranda bir You Tube videosu açmıştım, o zaman kendi sesimi duydum.Y resulta que tenía abierto el video en YouTube en otra pantalla, y he empezado a escuchar mi propia voz.
Biraz evvel yanıtlama şansım olmamıştı.Präsident sagte. Es war vorhin und ich Didn\'92t erhalten eine Chance, wenn er beschreibt, wurde
Biraz ilginç. İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.Folk har kollat på oss flyga flera gånger förut.
Biraz ilginç. İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.Le persone ci hanno visto volare molte volte prima.
Biraz ilginç. İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.Ludzie oglądali nasz lot wiele razy wcześniej.
Biraz ilginç. İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.Mensen hebben ons al vaak eerder zien vliegen.
Biraz ilginç. İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.Orang-orang sudah sering melihat kami terbang sebelumnya.
Biraz ilginç. İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.Άνθρωποι έχουν ελεγχόμενοι μας φέρουν πολλές φορές.
Biraz ilginç. İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.Люди много раз смотрели на нас когда мы летали.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Acum câteva luni am fost în Spania şi am mâncat cel mai bun foie gras (pate de ficat de gâscă) din viaţa mea.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Egy pár hónapja Spanyolországban voltam és életem legjobb libamáját ettem.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Fui a España hace unos meses y probé el mejor foie gras de mi vida.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Ik ging naar Spanje, een paar maanden geleden en ik at daar de beste foie gras in mijn leven.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Jag åkte till Spanien för ett par månader sen och jag åt den bästa foie gras (gåslever) i mitt liv.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Je suis allé en Espagne il y a quelque mois et j'ai mangé le meilleur foie gras de ma vie.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Kilka miesięcy temu, w Hiszpanii, jadłem najlepsze foie gras w życiu.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.몇 개월 전에 스페인에 갔었습니다. 그리고 그곳에서 생애 최고의 푸아그라를 먹었지요.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Matkustin Espanjaan muutama kuukausi sitten ja söin elämäni parasta hanhenmaksaa.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Před několika měsíci jsem ve Španělsku měl nejlepší foie gras.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Saya pergi ke Spanyol beberapa bulan lalu dan menikmati foie gras terbaik dalam hidup saya.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Sono andato in Spagna alcuni mesi fa e ho provato il migliore foie gras della mia vita.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Vor ein paar Monaten war ich in Spanien und habe die beste Foie Gras meines Lebens gegessen.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Επισκέφτηκα την Ισπανία πριν λίγους μήνες και δοκίμασα το πιο νόστιμο φουαγκρά της ζωής μου.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Ходих в Испания преди няколко месеца и ядох най-хубавия гъши дроб в живота си.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Я был в Испании несколько месяцев назад, и там я попробовал лучшее фуа-гра в моей жизни.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.נסעתי לספרד לפני מספר חודשים ואכלתי את כבד האווז הטוב ביותר שאכלתי מימיי.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.ذهبت الي اسبانيا منذ بضعة اشهر واكلت افضل فطيرة لكبد الاوز في حياتي
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.そして 過去最高と言えるフォアグラを食べました あんなに美味しいものは食べたことがありません
Bu del işlemcisini daha evvel de kullanmıştık.Mamy do czynienia z wektorem nabla albo z tym...
Bu del işlemcisini daha evvel de kullanmıştık.Wir haben mit diesem Dell beschäftigt
Bu del işlemcisini daha evvel de kullanmıştık.المتجه أوكما تعلم ,اننا نستطيع ان نسمي هذه مشكلة
Bu, evin daha evvelki tasarımı.Acesta este proiectul anterior al acelei case.
Bu, evin daha evvelki tasarımı.Das ist der frühere Entwurf von dem Haus.

İlgili Sayfalar