evvel ile cümle
evvel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.染色体は分かるけれど、これは分子についての話でした
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Como sea, Johnny acababa de tener sexo con ella.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Comunque. Johnny aveva appena finito di fare sesso con lei.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Et Johnny venait juste d'avoir un rapport sexuel avec elle.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Jedenfalls hatte Johnny gerade Sex mit ihr gehabt.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Johnny baru saja berhubungan seks dengannya.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Johnny hade precis haft sex med henne.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Johnny had pas seks met haar gehad.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Johnny mới quan hệ với cô.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Každopádně Johnny s ní právě měl sex.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Každopádne, Johnny s ňou mal akurát sex.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.어쨌든, 쟈니는 그녀와 그냥 섹스를 했습니다.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Mas, o Johnny tinha acabado de ter sexo com ela.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Mindegy, szóval Johnny épp akkor feküdt le vele.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Oricum, Johnny doar terminase de făcut sex cu ea.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.W każdym razie Johnny właśnie skończył uprawianie z nią seksu.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Τέλος πάντων, ο Τζόνι μόλις είχε κάνει σεξ μαζί της.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.В общем, Джонни только что занимался с ней сексом.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Както и да е, Джони току-що беше приключил секса с нея.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.Так чи інакше, у Джонні щойно був секс з нею.
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.בכל אופן, ג'וני שכב איתה
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.على أي حال ، كان جوني قد مارس الجنس معها للتو .
Neyse, Johnny onunla seks yapmayı az evvel bitirmişti.レイプに近い状況でしたが
O bir çok şeyi daha evvel okuduğum veya konuştuğum insanlara nazaran daha kısa şekilde söylerdi.Capaz de decir más con menos como ningún otro ser humano del que yo haya sabido.
O bir çok şeyi daha evvel okuduğum veya konuştuğum insanlara nazaran daha kısa şekilde söylerdi.Disse più cose con meno parole di qualsiasi altro essere umano che io abbia mai letto o conosciuto.
O bir çok şeyi daha evvel okuduğum veya konuştuğum insanlara nazaran daha kısa şekilde söylerdi.Er drückte mehr mit weniger aus als jeder andere Mensch, den ich je gelesen oder gesprochen habe.
O bir çok şeyi daha evvel okuduğum veya konuştuğum insanlara nazaran daha kısa şekilde söylerdi.Hij zei meer met minder dan enig mens van wie ik ooit iets heb gelezen of met wie ik ooit sprak.
O bir çok şeyi daha evvel okuduğum veya konuştuğum insanlara nazaran daha kısa şekilde söylerdi.Il a plus exprimé en moins de mots que n'importe qui que j'aie jamais lu, ou avec qui j'aie parlé.
O bir çok şeyi daha evvel okuduğum veya konuştuğum insanlara nazaran daha kısa şekilde söylerdi.그는 적은 말로도 누구보다도 많은 것을 말하는 제가 읽거나 이야기를 나눠본 어떠한 사람보다도 많은 것을 전하는 사람이었습니다.
O bir çok şeyi daha evvel okuduğum veya konuştuğum insanlara nazaran daha kısa şekilde söylerdi.Powiedział więcej mówiąc niewiele niż jakikolwiek człowiek, którego czytałem lub z którym rozmawiałem.
O bir çok şeyi daha evvel okuduğum veya konuştuğum insanlara nazaran daha kısa şekilde söylerdi.Έλεγε περισσότερα με λιγότερα από κάθε άνθρωπο που έχω ποτέ διαβάσει ή συνομιλήσει.
O bir çok şeyi daha evvel okuduğum veya konuştuğum insanlara nazaran daha kısa şekilde söylerdi.Казвал повече с по-малко, отколкото всеки човек, когото някога съм чел или с когото съм говорил.
O bir çok şeyi daha evvel okuduğum veya konuştuğum insanlara nazaran daha kısa şekilde söylerdi.Он мог сказать больше, говоря меньше, чем любой человек, чьи слова мне доводилось слышать или читать.
O bir çok şeyi daha evvel okuduğum veya konuştuğum insanlara nazaran daha kısa şekilde söylerdi.הוא אמר יותר בפחות מאשר כל אדם שאני אי-פעם קראתי עליו או דיברתי איתו.
O bir çok şeyi daha evvel okuduğum veya konuştuğum insanlara nazaran daha kısa şekilde söylerdi.قال الكثير عبر القليل أكثر من أي إنسان قرأت له أو تحدثت معه
O bir çok şeyi daha evvel okuduğum veya konuştuğum insanlara nazaran daha kısa şekilde söylerdi.誰よりも少ない言葉で 誰よりも多くを語りました わずか17音節で
Oldukca iyi bir mesafe var. Biraz ilginç. İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.이거 신나는 걸. 예전에도 우리가 하늘을 나는 걸 사람들이 봐왔지만,
Oldukca iyi bir mesafe var. Biraz ilginç. İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.דיי טוב. זה דיי מעניין. אנשים הסתכלו עלינו עפים הרבה פעמים לפני
Oldukca iyi bir mesafe var. Biraz ilginç. İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.على مدى جيد. إن ذلك مثير للإهتمام نوعا ما. لقد شاهدنا الناس نطير مرات عديدة من قبل .
Ölüm sayıları iki katına çıkmadan evvel Ruba, 7 Nisan'da bu tweetlere başladı.Ruba a commencé à tweeter ses infographies le 7 avril, avant que le nombre de victimes ne double.
Ölüm sayıları iki katına çıkmadan evvel Ruba, 7 Nisan'da bu tweetlere başladı.Ruba begann am 7. April mit diesen Tweets, bevor sich die Anzahl der Opfer verdoppelte.
Ölüm sayıları iki katına çıkmadan evvel Ruba, 7 Nisan'da bu tweetlere başladı.Ruba comenzó el 7 de abril con estos tuits antes de que el número bajas se duplicara.
On milyonlarca yıl evvel memeli... ...ancak primat ya da maymun... ...olan canlılarda ortaya çıktı.이곳은 수천만년전에 모든 면에서 포유류였지만 아직 원숭이나 유인원같은 영장류는 아니였던 선조의 시기에 진화했습니다.
Onun görevi amaçladığımız ölçüde güzel. Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Мисията му е да отиде там, където никой не е бил преди на планетата Земя.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Esta misión es ir a dónde nadie ha ido antes de la Tierra.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Ihre Mission ist, dorthin auf die Erde zu fahren, wo noch nie jemand zuvor gewesen ist.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Jej misia je ísť tam, kam na Zemi ešte nikto predtým nešiel.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.그것의 임무는 지구상에 누구도 가보지 못한 곳에 가는 것입니다.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.La sua missione è andare dove nessuno è mai giunto prima sulla Terra.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Ma dotrzeć tam, gdzie nie postała dotąd ludzka stopa.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Menuju tempat di Bumi yang belum pernah didatangi orang sebelumnya.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Misiunea ei esta să meargă acolo unde nimeni nu a mers încă pe această planetă.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Olyan helyre kell eljutnia, ahol még soha senki nem járt a Föld bolygón.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Sa mission est d'aller là où personne n'est encore jamais allé sur la planète Terre.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Uppdraget är att åka dit ingen annan har varit här på jorden.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Zijn missie is te gaan waar niemand ooit geweest is op aarde.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Να πάει εκεί που δεν έχει πάει κανείς άλλος στον πλανήτη Γη.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Его миссия попасть туда, где никто раньше никогда не был.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.משימתה היא ללכת היכן ששום אדם עוד לא הילך על כדור הארץ.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.وهي أن تذهب حيث لم يذهب أحد قط.