Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Misiunea ei esta să meargă acolo unde nimeni nu a mers încă pe această planetă.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Olyan helyre kell eljutnia, ahol még soha senki nem járt a Föld bolygón.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Sa mission est d'aller là où personne n'est encore jamais allé sur la planète Terre.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Uppdraget är att åka dit ingen annan har varit här på jorden.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Zijn missie is te gaan waar niemand ooit geweest is op aarde.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Να πάει εκεί που δεν έχει πάει κανείς άλλος στον πλανήτη Γη.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.Его миссия попасть туда, где никто раньше никогда не был.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.משימתה היא ללכת היכן ששום אדם עוד לא הילך על כדור הארץ.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.وهي أن تذهب حيث لم يذهب أحد قط.
Onun görevi Dünya'da daha evvel kimsenin gitmediği yerlere gitmek.昨日それを見ました シアトルで OK?
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.Jesteśmy tam, by pomoc Irakijczykom -- i właśnie zabiliśmy jednego.
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.Les Irakiens sont ceux que nous sommes là pour aider -- et nous venons d'en tuer un.
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.Se supone que estamos allá para ayudar... y acabamos de matar uno.
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.We zijn daar om het Iraakse volk te helpen -- en we hebben er net eentje gedood.
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.Мы приехали, чтобы помочь иракцам и только что убили одного из них.
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.Тук сме, за да помогнем на иракчаните... а току-що убихме един.
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.一人 殺してしまった
O tam bir devrimci. Ve aslında daha evvel bir ticaret birliğinin organizatörlüğünü yapmış.Он абсолютный революционер, в прошлом был профсоюзным организатором.
Öyleyse, daha evvel gönderilen mesaj neydi birileri gerçekten maddenin içine mi giriyor?Also, was ist die Botschaft, die übermittelt wird, bevor sich jemand die Sache genau anschaut?
Öyleyse, daha evvel gönderilen mesaj neydi birileri gerçekten maddenin içine mi giriyor?Aşadar, care este mesajul transmis înainte ca cineva să intre în material?
Öyleyse, daha evvel gönderilen mesaj neydi birileri gerçekten maddenin içine mi giriyor?Donc, quel est le message transmis avant s'intéresse à la substance?
Öyleyse, daha evvel gönderilen mesaj neydi birileri gerçekten maddenin içine mi giriyor?Entonces, ¿cuál es el mensaje transmitido antes de que alguien efectivamente lo vuelque en el material?
Öyleyse, daha evvel gönderilen mesaj neydi birileri gerçekten maddenin içine mi giriyor?그럼, 사람들이 내용을 정말로 탐구하기 전에 사람들에게 전해지는 메시지는 무엇일까요?
Öyleyse, daha evvel gönderilen mesaj neydi birileri gerçekten maddenin içine mi giriyor?Quay lại thông điệp lúc nãy, nó là gì nhỉ? hình như cuối cùng họ đã đề cập đến nguyên vật liệu?
Öyleyse, daha evvel gönderilen mesaj neydi birileri gerçekten maddenin içine mi giriyor?Quindi, qual è il messaggio comunicato prima che il prodotto venga visto?
Öyleyse, daha evvel gönderilen mesaj neydi birileri gerçekten maddenin içine mi giriyor?Więc jaką wiadomość otrzymujemy zanim zaczniemy się wczytywać?
Öyleyse, daha evvel gönderilen mesaj neydi birileri gerçekten maddenin içine mi giriyor?И така, какво е съобщението, изпратено, преди някой всъщност да навлезе в материала?
Öyleyse, daha evvel gönderilen mesaj neydi birileri gerçekten maddenin içine mi giriyor?Что если сообщение понятно еще перед прочтением?
Öyleyse, daha evvel gönderilen mesaj neydi birileri gerçekten maddenin içine mi giriyor?אז, מהו המסר שנשלח לפני שמישהו פשוט נכנס לתוך החומר?
Öyleyse, daha evvel gönderilen mesaj neydi birileri gerçekten maddenin içine mi giriyor?وبالتالي, ما هي الرسالة المرسلة قبل أن أن يغوص أحد في أعماق المادة؟
Öyleyse, daha evvel gönderilen mesaj neydi birileri gerçekten maddenin içine mi giriyor?受け取るメッセージとは何か 見落としがちな分野だと思います
Pardon buna herhangi bir sıvı demiştik az evvel su olduğunu söyledim yanlışlıkla. -Na verdade, eu não deveria dizer água - vou mudar isso, porque eu disse que isso vai ser alguns aleatória
Pardon buna herhangi bir sıvı demiştik az evvel su olduğunu söyledim yanlışlıkla. -Vlastně bych neměl říkat voda...
Pardon buna herhangi bir sıvı demiştik az evvel su olduğunu söyledim yanlışlıkla. -לא הייתי צריך לדבר על מים - נשנה את זה, אמרתי שזה איזשהו נוזל אקראי,
Part-time çalışanlarin önce söylediklerimi daha evvel duymadın mı?Tidakkah kau dengar yang dikatakan pegawai paruh waktu sebelumnya?
Part-time çalışanlarin önce söylediklerimi daha evvel duymadın mı?Hast du nicht gehört, <br />was die Teilzeitkraft vorhin sagte?
Part-time çalışanlarin önce söylediklerimi daha evvel duymadın mı?N'as-tu pas entendu ce que l'employé à temps-partiel a dit plus tôt ?
Part-time çalışanlarin önce söylediklerimi daha evvel duymadın mı?Nie słyszałaś co powiedział wcześniej pracownik?
Part-time çalışanlarin önce söylediklerimi daha evvel duymadın mı?Non hai senti cosa ha detto il commesso?
Part-time çalışanlarin önce söylediklerimi daha evvel duymadın mı?Nu ai auzit ce a spus angajatul ala mai devreme?
Part-time çalışanlarin önce söylediklerimi daha evvel duymadın mı?Δεν άκουσες τι είπε ο υπάλληλος ημιαπασχόλησης νωρίτερα;
Part-time çalışanlarin önce söylediklerimi daha evvel duymadın mı?Ты разве не слышала, что тот рабочий сказал?
Peki büyük yırtıcılar ne olacak? Popüler ürünler, daha evvel bahsettiğim yeşil listedeki tuna ne olacak?Ale co ti velcí predátoři, ty módní druhy, jako tuňák ze zeleného seznamu o němž jsem se zmínil?
Popüler ürünler, daha evvel bahsettiğim yeşil listedeki tuna ne olacak?Alle specie di moda? A quel tonno nella lista verde di cui parlavo prima?
Popüler ürünler, daha evvel bahsettiğim yeşil listedeki tuna ne olacak?Aquelas espécies na moda, aquele atum da lista verde de que eu falei há bocado?
Popüler ürünler, daha evvel bahsettiğim yeşil listedeki tuna ne olacak?포식자이자 인기있는 종인, 녹색 리스트에 있는 참치는 어떻게 될까요?
Popüler ürünler, daha evvel bahsettiğim yeşil listedeki tuna ne olacak?אותם מינים אופנתיים, אותה טונה מהרשימה הירוקה שהזכרתי קודם?
Popüler ürünler, daha evvel bahsettiğim yeşil listedeki tuna ne olacak?تلك الكائنات المألوفة، قائمة التونة الخضراء التي تحدثت عنها سابقاً؟
Popüler ürünler, daha evvel bahsettiğim yeşil listedeki tuna ne olacak?先ほどお話しした緑のリストのマグロのことです さて 必要でしたらレシピがあります
Savaşta kurtulan bu insanlarla ilgili diğer bir kategori de, daha evvel militan olanları.Kategori yang lain ialah orang yang menyerah, mereka itu sebelumnya ialah anggota militan.
Şey, sana daha evvel mesaj atmıştım. ve sesli mesaj bırakmıştım.Beh, ti ho inviato degli SMS prima e un messaggio nella segreteria telefonica.
Şey, sana daha evvel mesaj atmıştım. ve sesli mesaj bırakmıştım.Ben, je t'ai envoyé un texto plus tôt. et laissé un message sur ton répondeur.
Şey, sana daha evvel mesaj atmıştım. ve sesli mesaj bırakmıştım.Hej, co ty tu robisz? Więc, smsowałem ci wcześniej i nagrałem się na pocztę głosową.
Şey, sana daha evvel mesaj atmıştım. ve sesli mesaj bırakmıştım.Ik heb je toch ge-sms't? En ik heb een voicemail achtergelaten.
Şey, sana daha evvel mesaj atmıştım. ve sesli mesaj bırakmıştım.Nun, ich habe dir eine SMS geschrieben und eine Nachricht auf dem AB hinterlassen.
Şey, sana daha evvel mesaj atmıştım. ve sesli mesaj bırakmıştım.Σου έστειλα μήνυμα νωρίτερα. και άφησα μήνυμα στον τηλεφωνητή.
Şey, sana daha evvel mesaj atmıştım. ve sesli mesaj bırakmıştım.Отойдите!
Şey, sana daha evvel mesaj atmıştım. ve sesli mesaj bırakmıştım.留守電も残したけど 玄関にきちゃった、まるでストーカーみたいだな
Şimdi, daha evvel,Giờ tôi trở lại trước kia một chút,
Şimdi, daha evvel,얼마전까지만 해도,