Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.מכיוון שאם אני רוצה אבולוציה, אני צריך כלי-קיבול בשביל תחרות.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.لأننى إذا أردت للتطور والارتقاء أن يحدث، فأنا أريد لهذه الأوعية أن تتنافس فيما بينها.
Çünkü eğer evrim istiyorsam, kapları yarıştırmalıyım.互いに競合する容器が必要です 容器を手にするのは
Çünkü eğer geçişi düşürebilirsek virüste evrimsel bir değişiklik yaratma şansımız var.Als we dat verminderen zal het virus zich evolutionair aanpassen.
Çünkü eğer geçişi düşürebilirsek virüste evrimsel bir değişiklik yaratma şansımız var.그 병의 정도를 떨어뜨리면, 그 바이러스 자체를 진화론적으로 변화시킬 수 있기 때문이지요.
Çünkü eğer geçişi düşürebilirsek virüste evrimsel bir değişiklik yaratma şansımız var.מכיוון שאם מחלישים אותו, נקבל שינוי אבולוציוני בנגיף.
Çünkü eğer geçişi düşürebilirsek virüste evrimsel bir değişiklik yaratma şansımız var.لأنه لو خفضناها سيحدث تغير تطورى فى الفيروس.
Çünkü eğer geçişi düşürebilirsek virüste evrimsel bir değişiklik yaratma şansımız var.データがそれを示しています
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.미소는 진화적으로 퍼지기 쉬우며, 우리가 일상적으로 가지는 안면 근육의 통제력을 억제시키기 때문입니다.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Koska hymy on evolutiivisesti tarttuvaa, ja se estää kontrollin joka meillä on normaalisti kasvon lihaksiin.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Mert a mosolygás evolucionálisan fertőző, és elnyomja az uralmat, amivel az arcizmaink fölött rendelkezünk.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Pentru că zâmbetul e transmisibil și anulează controlul pe care îl avem asupra mușchilor faciali.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Perché sorridere è contagioso, e sopprime il controllo che abbiamo di solito sui nostri muscoli facciali.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Ponieważ uśmiech jest zaraźliwy, tłumi kontrolę, którą przeważnie mamy w mięśniach twarzy.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Bởi vì chúng đã tiến hóa với cùng một nguyên do: để sống sót trước loài ăn thịt.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.왜냐하면 이들은 같은 이유로 진화했기 때문입니다. 포식으로부터 살아남는 것 말이죠.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Koska ne ovat kehittyneet samasta syystä: selvitäkseen saalistuksesta.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Mert ugyanarra a célra fejlődtek ki: a túlélésre.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Omdat ze zich verder ontwikkelden vanuit dezelfde reden: om hun vijanden te verschalken.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Parce que elles ont évolué pour la même raison: pour survivre face aux prédateurs.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Pentru că au evoluat din acelaşi motiv: să supravieţuiască agresiunilor.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Perché si sono evoluti per la medesima ragione: sopravvivere ai predatori.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Ponieważ ewaluowały z tego samego powodu: by przetrwać.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Porque evolucionaron por la misma razón: para sobrevivir a la depredación.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Porque evoluíram pelo mesmo motivo: para sobreviver à predação.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Pretože vznikli pre rovnaký dôvod, tj. prežiť pred predátormi
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Protože se rozvinuly ze stejného důvodu: aby přežily proti predátorovi.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Sebab mereka berevolusi untuk tujuan yang sama: bertahan dari pemangsa.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Weil sie aus dem gleichen Grund entstanden: um Angriffe zu überstehen.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Επειδή εξελίχθηκαν για τον ίδιο λόγο: για να επιβιώσουν της θήρευσης.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Защото те са се развили по същата причина: да оцелеят от хищниците.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.Тем что они возникли по одной и той же причине: продолжить свое существование после уничтожения.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.כי הן התפתחו מאותה סיבה: כדי לשרוד את הטורפים.
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.لانهما تطورا لنفس السبب لكي تؤمن الغذاء !
Çünkü hepsi aynı neden için evrimleşti: hayatta kalabilmek.理由で進化したからです 捕食に耐えるためです 両方同じような働きをします
Daha sonra, evrimsel kalıtım bilimi üzerine , ve sistem biyolojisi üzerine çalışacaktım.A későbbiekben evolúciós genetikával, majd rendszer-szemléletű biológiával foglalkoztam.
Daha sonra, evrimsel kalıtım bilimi üzerine , ve sistem biyolojisi üzerine çalışacaktım.Après, j'ai travaillé sur la génétique évolutionniste, et sur la biologie des systèmes.
Daha sonra, evrimsel kalıtım bilimi üzerine , ve sistem biyolojisi üzerine çalışacaktım.Después, trabajé en genética evolutiva y en biología de sistemas.
Darwin'in evrim teorisi yavaştır, yüzlerce binlerce yıllık bir sürece yayılır.A darwini evolúció lassú; több százezer évig tart.
Darwin, elbette, evrimin doğal bir durum olduğunu iddia ediyordu.ודארווין, כמובן, טען שאבולוציה היא מצב טבעי.
Darwin, elbette, evrimin doğal bir durum olduğunu iddia ediyordu.وداروين بالطبع , إدعى أن التطور هو حاله طبيعية .
Darwin, elbette, evrimin doğal bir durum olduğunu iddia ediyordu.進化はヒト科も含めた生物すべてにおいて自然な状態です
Darwin'in Evrim Teorsi de gerçekte çok temel bir teori.Y la evolución darwiniana es realmente la teoría base.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım.Alors, j'ai dit que si j'étais religieux, j'aurais très peur de l'évolution.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım. Daha da ileri giderdim.Ahora, yo diría que, si yo fuera religioso, tendría con mucho temor hacía la evolución.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım. Daha da ileri giderdim.Eu disse que, se fosse religioso, teria muito medo da evolução e vou mais longe.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım. Daha da ileri giderdim.Ho già detto che se fossi religioso, sarei molto spaventato dalla teoria dell'evoluzione.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım. Daha da ileri giderdim.아까 제가 종교적이라면 진화론을 매우 두려워할 거라고 했는데 이 얘길 좀 더 발전시켜 보죠.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım. Daha da ileri giderdim.Είπα πως αν ήμουν θρησκευόμενος θα φοβόμουν πολύ την εξέλιξη, θα πάω ένα βήμα πιο πέρα.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım. Daha da ileri giderdim.אמרתי שלו הייתי דתי הייתי חושש מהאבולוציה. ולא זו בלבד,
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım. Daha da ileri giderdim.אמרתי, שלו הייתי דתי הייתי חושש מהאבולוציה. ולא זו בלבד,
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım. Daha da ileri giderdim.حسنا، قلت لو كنت متدينا سأخشى من علم التطور. سأذهب الى أبعد من ذلك.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım. Daha da ileri giderdim.さらに一歩進めましょう もし適切に理解できたなら 私は科学一般をも恐れたことでしょう
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım.Ei, am spus că dacă aș fi religios, mi-ar fi foarte frică de evoluție.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım.Gdybym był religijny, bałbym się ewolucji.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım.Hovoril som, že ak by som bol nábožný, veľmi by som sa bál evolúcie.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım.Ich habe gesagt, wäre ich religiös, so hätte ich Angst vor der Evolution.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım.Jag har sagt att om jag vore religiös, så skulle jag vara väldigt rädd för evolutionen.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım.Jak jsem řekl, být věřící, měl bych z evoluce velký strach.
Demiştim ki, eğer dindar biri olsaydım, evrimden korkardım.Jeg sagde før, at hvis jeg var religiøs, ville jeg være meget bange for evolution.