Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Επειδή η ιδέα ήταν τόσο απλή, αλλά εξηγεί κάθε σχέδιο μέσα στο σύμπαν.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Защото идеята била толкова проста, и все пак обяснява целия дизайн във вселената.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Потому что его идея такая простая, и в то же время, она объясняет эволюцию во вселенной.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.כי הרעיון היה כה פשוט, ועם זאת הוא מסביר את כל התכנון ביקום.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.لأن الفكرة كانت بسيطة جدا وعلى ذلك فسر كل تصميم في الكون
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.尚且つ 宇宙のデザインすべてを説明するからです 生物設計のみならず
Çünkü bu iki devi, bu evrenin iki hakimini bir araya getirmek,A-i aduce pe aceşti doi titani, aceşti doi maeştri ai universului
Çünkü bu iki devi, bu evrenin iki hakimini bir araya getirmek,왜냐하면 이 두명의 거성들, 세계에 있는 두 명의 거장들을 함께 데리고 온 것은
Çünkü bu iki devi, bu evrenin iki hakimini bir araya getirmek,מכיוון שלהפגיש את שני הטיטאנים האלו, שני אדוני היקום האלו
Çünkü bu iki devi, bu evrenin iki hakimini bir araya getirmek,بإحضار هذان العملاقان , اثنان من سادة الكون
Çünkü bu iki devi, bu evrenin iki hakimini bir araya getirmek,引き合わせるということは 東京上空で ゴジラとモスラを引き合わせるようなもの
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,전파 천문학이 시작되게 됩니다. 우주는
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,là khi ngành thiên văn vô tuyến thực sự cất cánh.
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,la radioastronomia prosperò enormemente.
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,la radioastronomie a vraiment décollé.
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,lo cual ocurrió después de unos 20 años, fue cuando la radio astronomía realmente despegó.
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,כשאסטרונומיה בעזרת רדיו באמת תפסה. כי התברר
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,حيث بدأ علم الفلك الراديوي بالتوسع سريعا, حيث اتضح أن
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,宇宙には 太陽からよりもはるかに強く放射された --
Daha da güzel yanı, bu fikir bize evrenin gerçek yapısı ile ilgili bilgi veriyor.A najelegantnejšie je niečo, čo nám hovorí pravdu o štruktúre vesmíru
Daha da güzel yanı, bu fikir bize evrenin gerçek yapısı ile ilgili bilgi veriyor.E ancora meglio, sembra suggerirci
Daha da güzel yanı, bu fikir bize evrenin gerçek yapısı ile ilgili bilgi veriyor.Et encore plus génial, ça nous dit en quelque sorte
Daha da güzel yanı, bu fikir bize evrenin gerçek yapısı ile ilgili bilgi veriyor.I co jeszcze ciekawsze, to podpowiada nam jakie naprawdę zbudowany jest Wszechświat.
Daha da güzel yanı, bu fikir bize evrenin gerçek yapısı ile ilgili bilgi veriyor.아주 다양한 분야에 말입니다 수학이 더욱 멋진 이유는
Daha da güzel yanı, bu fikir bize evrenin gerçek yapısı ile ilgili bilgi veriyor.Und noch viel schöner:
Daha da güzel yanı, bu fikir bize evrenin gerçek yapısı ile ilgili bilgi veriyor.Và thậm chí neater, nó loại cho chúng tôi biết cấu trúc đúng của vũ trụ
Daha da güzel yanı, bu fikir bize evrenin gerçek yapısı ile ilgili bilgi veriyor.Και ακόμη ωραιότερα, μας λέει πάνω κάτω την πραγματική δομή του σύμπαντος
Daha da güzel yanı, bu fikir bize evrenin gerçek yapısı ile ilgili bilgi veriyor.و الأكثر إدهاشا، أن هذا يخبرنا بشكل ما عن تركيبة الكون الأساسية
Daha da güzel yanı, bu fikir bize evrenin gerçek yapısı ile ilgili bilgi veriyor.宇宙の実の構造を教えてくれます。 すべての人による定義や
Dhani bir televizyon şovudur. "Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.Dhani có một chương trình truyền hình, gọi là "Dhani chiêu cản toàn cầu."
Dhani bir televizyon şovudur. "Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.Dhani heeft een televisieprogramma, genaamd "Dhani tackelt de wereld."
Dhani bir televizyon şovudur. "Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.Má svůj televizní pořad který se jmenuje Dhani hraje se světem.
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.A címe "Dhani megküzd a világgal."
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.Chama-se "Dhani Tackles the Globe"
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.Et chaque semaine,
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.그 방송의 이름은 "다니의 지구 태클"입니다.
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.Nazywa się "Dhani zmaga się z globem".
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.Se llama "Dhani Tackles the Globe."
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.Se numește "Dhani taclează Pământul".
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.Sie heißt "Dhani betrachtet die Welt."
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.Yang disebut, "Dhani Menggasak Dunia."
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.Λέγεται: "Ο Νταχάνι παίζει μπάλα με τον κόσμο".
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.Казва се "Дани се захваща с глобуса".
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.Называется "Дхани борется с миром."
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.היא הנקראת "דהאני מתקל את העולם".
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.يدعى "دهاني يباري العالم".
"Dhani Evrenin Hakkından Gelir" olarak adlandırılır.この番組では
Diğeriyle aynı şey. Hayal edelim derken bunun evrenin asıl şekli olduğunu söylemiyorum.Не казвам, че това е формата на Вселената, но нека си представим, че е.
Diğeriyle aynı şey. Hayal edelim derken bunun evrenin asıl şekli olduğunu söylemiyorum.宇宙の形については それが少しカーブしてる形ということくらいしかわかってないんだ
Diyelim ki bu evrenin tamamı. Evrenin tamamı.Řekněme, že toto je celý vesmír.
Diyelim ki bu evrenin tamamı.Powiedzmy, że to jest rzeczywisty wszechświat.
Diyelim ki bu evrenin tamamı.Скажімо, що це реальний Всесвіт.
Dolayısıyla, bu kelimeleri kullanınca evrenin enginliğini hissediyorum.E così,sento e uso parole,e mi crogiolo nella maestosità del Cosmo.
Dolayısıyla, bu kelimeleri kullanınca evrenin enginliğini hissediyorum.Yo uso palabras, yo disfruto con la majestuosidad del cosmos
Dolayısıyla, bu kelimeleri kullanınca evrenin enginliğini hissediyorum.Аз чувствам, и използвам думи, аз се наслаждавам на величието на Космоса.
Dolayısıyla eğer bu fikirler doğru ise, evrenin ultra-mikroskobik manzarası şuna benzeyecektir:Aşa că dacă aceste idei sunt corecte, aşa va arăta peisajul ultra-microscopic al universului.
Dolayısıyla eğer bu fikirler doğru ise, evrenin ultra-mikroskobik manzarası şuna benzeyecektir:Así que si estas ideas son correctas, esto es a lo que se asemeja el paisaje ultramicroscópico del universo.
Dolayısıyla eğer bu fikirler doğru ise, evrenin ultra-mikroskobik manzarası şuna benzeyecektir:Donc si ces idées-là sont correctes, voici à quoi le paysage ultra-microscopique de l'univers ressemble.
Dolayısıyla eğer bu fikirler doğru ise, evrenin ultra-mikroskobik manzarası şuna benzeyecektir:Dus, als deze ideeën kloppen, dan is ziet het ultra-microscopisch landschap van het universum er zo uit.
Dolayısıyla eğer bu fikirler doğru ise, evrenin ultra-mikroskobik manzarası şuna benzeyecektir:Ha ezek az ötlek helyesek, akkor mikroszkópikus szinten az Világegyetem így nézne ki.