Kozmolojik prensip daha önce değinildiği gibi, evrenin makro ölçeklerde homojen ve izotrop olduğunu varsayar.Kosmoloogilise printsiibi järgi on universum kui tervik isotroopne ja homogeenne.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.음, 아시다시피 20세기에는 우리 우주가 나름 역사를 가지고 있다는 것을 알아냈습니다. 물론 지금도 그 역사는 계속되고 있고요.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.Bueno, en el siglo XX, como saben, se descubrió que el universo tiene una historia y que sigue teniéndola.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.Come sapete, nel XX secolo abbiamo scoperto che l'universo ha una storia, e continua ad averne una.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.Ei bine, în sec. XX, după cum știți, am descoperit că universul a avut o istorie și continuă s-o aibă.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.In de 20e eeuw werd ontdekt dat het universum een geschiedenis heeft gehad, en nog steeds heeft.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.Ora bem, no século XX, como sabem, descobriu-se que o universo teve uma história, e continua a ter uma.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.טוב, במאה ה-20, כידוע לכם, גילינו שליקום היתה היסטוריה והיסטוריה זו עדין ממשיכה להיכתב.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.حسنًا، في القرن العشرين، كما تعلمون، اكتشفنا بأن للكون تاريخًا، ولا يزال يحتفظ به.
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.이 나무가 325피트(99.0미터), 즉 32층 건물의 높이로
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.32階建ての高さです 長い時間をかけて自らを形作ってきた
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.Pomyślcie o drzewie, wysokim na 100 metrów - 32 piętra.
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.חשבו על העץ הזה, עולה, 69 מטר, מעלה לתוך חלל הרדווד.
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.فكروا في هذه الشجرة، ترتفع 8 أمتار و 255 سنتيمترا في فضاء غابات السكويا،
"Ah, bu evrenin bir parçası ve averaj böyle hesaplanır" demedi."Oh, isso é uma sabedoria do universo e isso é como se deve calcular a média."
"Ah, bu evrenin bir parçası ve averaj böyle hesaplanır" demedi.Вселенная, что это, как рассчитывается средняя."
"Ah, bu evrenin bir parçası ve averaj böyle hesaplanır" demedi."О, та це ж частина загальної сукупності і ось як треба обчислювати середню величину."
"Ah, bu evrenin bir parçası ve averaj böyle hesaplanır" demedi.これらは人間が作った物です。自分達の頭で たくさんの数字の群れの中を歩き回るために作ったものなのです。
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Aber ich wollte nicht auf das astronomische Universum blicken, sondern auf das rechnerische Universum.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Dar am vrut să mă uit nu la universul astronomic, ci la universul computațional.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Én azonban nem a csillagászati univerzumot akartam megfigyelni hanem a digitálisan számítható mindenséget.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Ja jednak chciałem spoglądać nie na astronomiczny wszechświat, lecz na wszechświat obliczeniowy.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.하지만 저는 천문학적 우주만이 아니라, 계산적 우주도 보고 싶었죠.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Maar ik wilde niet n aar het astronomische universum kijken, maar naar het universum van de berekeningen.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Mais je voulais regarder, non pas l'univers astronomique, mais l'univers computationnel.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Ma volevo guardare non verso l'universo astronomico ma verso l'universo computazionale.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Nhưng tôi đã không muốn ngắm lấy vũ trụ bao la, tôi muốn được tìm hiểu về vũ trụ của điện toán.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Pero yo no quería ver el universo astronómico, sino el universo computacional.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Tapi saya mau melihat, bukan ke dalam dunia astronomi, tetapi ke dalam dunia komputasional.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Но аз не искам да гледам в астрономичната вселена, а в компютърната вселена.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Но я хотел познать не астрономический, а вычислительный мир.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.רק שאני רציתי להביט לא על היקום האסטרונומי אלא על היקום החישובי.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.لم أرد أن أبحث في الكون الفلكي إنما أردت أن أبحث في الكون الحسابي.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.計算的な宇宙だったのです 私たちは普通プログラムを
Ama evren dediğimde, Evren demek istiyorum. Evrenin bir parçası demek istemiyorum.E quando dico l'universo, intendo dire l'Universo, non una parte di esso.
Ama evren dediğimde, Evren demek istiyorum. Evrenin bir parçası demek istemiyorum.Когда я говорю о вселенной, я имею в виду всю Вселенную целиком, а не какую-то отдельную её часть.
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.Aber das Puzzle, warum das Universum in diesem bestimmten Zustand auftauchte, ist noch völlig ungelöst.
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.Ale zagadka pojawienia się wszechświata w tym specyficznym stanie jest kompletnie nierozwiązana.
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.Dar misterul despre cum universul s-a dezvoltat în acea stare distinctă este complet nerezolvat.
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.Het raadsel waarom het universum in die bepaalde staat tot stand kwam, is nog helemaal niet opgelost.
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.하지만 아직도 왜 어떻게 우주가 지금의 상태로 되어있는지는 전혀 풀리지 않은 퍼즐 입니다.
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.Mais le casse-tête du pourquoi l'univers émergea dans cet état particulier demeure complètement irrésolu.
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.Ma perché l'Universo sia emerso in quello stato particolare resta completamente da chiarire.
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.Men puslespillet om hvorfor universet opstod i den bestemte form er fuldstændig uopklaret.
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.Pero el rompecabezas del por qué el universo emergió en tan peculiar estado está completamente sin resolver.
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.Но загадка, почему вселенная перешла в это состояние абсолютно не решена.
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.Но загадката защо Вселената се е появила в точно това състояние е напълно неразгадана.
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.אבל החידה למה היקום צץ במצב הייחודי הזה לא פתורה בכלל.
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.و لكن اللغز يكمن في لماذا انبثق الكون في تلك الحالةِ بالذات لا توجد إجابة على الإطلاق
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.全く未解決のままです この問題にスティーヴン・ホーキング博士らと しばらく取り組みました
Ama evrenin geleceği hakkında daha çok öngörüde bulunmak için epey bilgiye sahibiz.Aber wir wissen jetzt genug über die Zukunft des Universums, dass wir sehr viel mehr sagen können.
Ama evrenin geleceği hakkında daha çok öngörüde bulunmak için epey bilgiye sahibiz.Ale my teď víme o budoucnosti vesmíru tolik, že bychom mohli říct mnohem více.
Ama evrenin geleceği hakkında daha çok öngörüde bulunmak için epey bilgiye sahibiz.Ale wiemy już znacznie więcej na temat jego przyszłości, aby móc powiedzieć więcej.
Ama evrenin geleceği hakkında daha çok öngörüde bulunmak için epey bilgiye sahibiz.Dar acum știm destul despre viitorul universului ca să putem spune mult mai mult.
Ama evrenin geleceği hakkında daha çok öngörüde bulunmak için epey bilgiye sahibiz.De most már elég sokat tudunk az univerzum jövőjéről, hogy többet is mondhassunk róla.
Ama evrenin geleceği hakkında daha çok öngörüde bulunmak için epey bilgiye sahibiz.하지만 오늘의 과학은 우주의 미래에 대해 더 많은 예측을 할 수 있습니다.
Ama evrenin geleceği hakkında daha çok öngörüde bulunmak için epey bilgiye sahibiz.Maar we weten nu genoeg over de toekomst van het heelal om nog veel meer te kunnen zeggen.
Ama evrenin geleceği hakkında daha çok öngörüde bulunmak için epey bilgiye sahibiz.Ma ne sappiamo abbastanza sul futuro dell'universo per dirne molto di più.
Ama evrenin geleceği hakkında daha çok öngörüde bulunmak için epey bilgiye sahibiz.Mas agora sabemos o suficiente sobre o futuro do universo para dizer muito mais.
Ama evrenin geleceği hakkında daha çok öngörüde bulunmak için epey bilgiye sahibiz.Men vi ved nu nok om universets fremtid til at sige meget mere.