Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.Meine Ehe war getrieben uns voneinander entfernt andererseits.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.Mijn huwelijk was afgedreven ons weg van elkaar andere.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.Mit ægteskab havde drevet os væk fra de enkelte andre.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.Mitt äktenskap hade drivit bort oss från varje andra.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.Moja poroka nas je obrnila stran od vsakega drugih.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.Moje małżeństwo się oddaliła nas od siebie innych.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.Moje manželství se posunuly nás od každého další.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.Moje manželstvo sa posunuli nás od každého ďalšie.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.Mon mariage nous avait éloignés les uns des d'autres.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.Бракът ми ни е отдалечил от всяка други.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.Мій шлюб віднесло нас від кожного інші.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.Мой брак отнесло нас от каждого другие.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.הנישואים שלי נדדו אותנו רחוק אחד אחרים.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.وكان زواجي جنحت لنا بعيدا عن كل الأخرى.
Benim evlilik Her bizi uzaklaştırmıştı başka.他の。
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.저는 5살짜리가 섹스나 결혼을 하는 것을 허락하게 한다고 말하고 싶지 않아요.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Ik bedoel niet dat aan vijfjarigen moet worden toegestaan seks te hebben of te trouwen.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Jag menar inte att femåringar ska tillåtas ge medgivande till sex eller äktenskap.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Netvrdím, že 5 ročné deti by mali mať povolenie na sex alebo na sobáš.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Nie twierdzę, że pięciolatkowi można pozwolić na uprawianie seksu albo zawarcie małżeństwa.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Non voglio dire che si permetta a un bambino di 5 anni di acconsentire a rapporti sessuali o al matrimonio.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.No quiero decir que a los niños de 5 años se les deba permitir tener relaciones sexuales o casarse.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Nu spun copiilor de 5 ani să li se consimtă sexul sau căsătoria.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Saya tidak mengatakan bahwa anak berumur 5 tahun harus diijinkan untuk berhubungan intim atau menikah.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Ý tôi không phải là một đứa trẻ 5 tuổi nên được phép quan hệ tình dục hoặc kết hôn.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Не искам да кажа, че на пет годишните трябва да им се разреши да извършват полов акт или да сключват брак.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Я не вважаю, що п'ятирічним дітям потрібно давати право займатися сексом чи одружуватися.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Я не считаю, что пятилетним детям нужно дать право решать жениться ли им, или заниматься ли им сексом.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.אינני רוצה להגיד שלילדים בני חמש צריכה להיות הזכות למין בהסכמה או הסכמה לנישואים.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.أنا لا أريد أن أقول لطفل عمره خمس سنوات ينبغي أن يُسمح لك بالموافقة على ممارسة الجنس أو التصديق على الزواج .
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.結婚を許可されるべきではないと思います 解剖学的な区別も
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Bauen Sie unsere Wissenschaft auf, unsere zivilisierte Vorstellung von Ehe und Geburt."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Buduj naši vědu. Civilizovaná a pokročilá myšlenka o manželství a plození dětí."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Construiește știința noastră. Ideea avansată și civilizată a căsătoriei și a nașterii."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Construye nuestra ciencia. Ideas civilizadas y avanzadas de matrimonio y nacimiento".
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Costruisci la nostra scienza. Un'idea civile e avanzata del matrimonio e della procreazione".
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin.""Desenvolve a ciência. Uma ideia civilizada e avançada de casamento e procriação".
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Développez la science. Une idée moderne et avancée du mariage et de la naissance."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."과학 기술을 개발하자. 결혼과 출산에 대한 문명화되고 진보된 생각"이라고 적혀 있습니다.
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Ondersteun onze beschaafde en vooruitstrevende manier van gezinsplanning.'
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Twórz naszą naukę. Cywilizowana i zaawansowana idea małżeństwa i rodzicielstwa."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Изграждайте нашата наука. Цивилизована и напреднала представа за брак и раждане."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."Развивайте науку и придерживайтесь цивилизованного и современного подхода к браку и рождению детей".
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."בנה את המדע שלנו. רעיון תרבותי ומתקדם של נישואין ולידה."
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."ابنوا علومنا. فكرة متحضرة ومتقدمة عن الزواج و إنجاب الأطفال.
Bilimimizi,uygar ve gelismis evlilik, ureme anlayisimizi insa edin."このポスターを見ると
Bilinen evlilikten farklı olmak zorunluluğu yok... günümüz toplumunda dahi öyle.Alguns dos meus melhores amigos são gays e lesbicas
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Sabiam que, antes do genocídio no Ruanda a palavra para violação e a palavra para casamento era a mesma?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Ştiaţi, că înaintea genocidului din Rwanda era acelaşi cuvânt pentru viol şi pentru cuvântul căsătorie?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Tudták, hogy a ruandai népirtás előtt a nemi erőszakot és a házasságot jelentő szó ugyanaz volt?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Wist je, dat vóór de genocide in Rwanda, het woord voor verkrachting en voor huwelijk hetzelfde was?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Знаете ли, че преди геноцида в Руанда думата за изнасилване и думата за брак беше една и съща?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Знали ли вы, что до геноцида в Руанде изнасилование и замужество назывались одним и тем же словом?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Чи знали ви, що до геноциду в Руанді, зґвалтування та заміжжя називались одним і тим самим словом?
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.A nagypapa volt érzéseid Sangmin nagymamája.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Bí mật nhé, ông đã yêu bà của Sangmin đấy.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Bunicul tău a avut sentimente pentru bunica lui Sangmin.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Din bedstefar havde følelser for Sangmin s bedstemor.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Ihr Opa hatte Gefühle für Sangmin Großmutter.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Seu avô tinha sentimentos para a avó de Sangmin.