Ana içeriğe geç
Sözlük

evlilik ile cümle

evlilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dar anlamda aile (evlilik birliği); sadece eşlerden oluşan birlikten meydana gelir.Les hommes d'une même famille sont égaux entre eux, quel que soit leur âge.
Dizi onların 20nci evlilik yıldönümü kutlamalarıyla başlar.Elle venait de fêter son vingtième anniversaire.
Ancak evlilikleri kısa sürmüş, 14 ay sonra Arthur vefat etmiştir.Leur mariage fut de courte durée puisque Smith mourut subitement après quatre mois de mariage.
Bu noktada Leo, Lekapenos'a döndü ve ona evlilik yoluyla ittifak önerdi.De ce fait, Léon se tourne vers Romain Lécapène et lui propose une alliance par un mariage.
Bu evlilikten Philip-Elias, adında 2005 doğumlu bir oğlu vardır.De ce mariage naît un fils, prénommé Michelzinho, en 2009.
Hartman, 1987'de Brynn ile evlenmeden önce iki evlilik yaşadı.Hartman avait divorcé deux fois avant de se marier avec Brynn Omdahl en 1987 avec qui il eut deux enfants.
Bu evlilikten 1945 doğumlu Lieselotte adında kızları doğmuştur.Leur première fille Lieselotte est née en 1945.
Bu evlilikten yeğenleri Boromir ve Faramir doğmuştur.De ce mariage sont nés Boris et Roman-Siméon.
"Ayrılığın nedeni evlilik yorgunluğu".Pour des raisons de consanguinité, le mariage fut annulé.
Bu, evlilik izni belgesinin (evlenme ruhsatı) söz konusu olmadığı yerleri de kapsar.Et ne vous décidez au contrat de mariage qu´à l´expiration du délai prescrit.
Eskiden dinler veya etnik gruplar arası evlilikler yasak olabiliyordu.Les mariages entre ethnies proches ou voisines étaient proscrits.
2012-2013 yıllarında Eşcinsel evlilik karşıtı eylemlerde yer almıştır.En 2012, 2013 et 2014, il participe aux manifestations contre le mariage homosexuel.
Bu evlilikten 1914 yılında bir kızı (Emel Esin) dünyaya geldi.De cet amour naît en prison une fille, en 1941.
Konstantin bir evlilik yapmıştır, ancak eşinin adı bilinmemektedir.Spartacus a bien été marié, mais on ignore le nom véritable de son épouse.
Bir kız babası olup, medeni birliktelik (resmi evlilik yok) çerçevesinde eşi ile yaşamaktadır.Une femme (munus) passait du statut de fille (dumu-mi) à celui d'épouse (dam).
Bu durumda bir "evlilik hediyesi" olarak kabul edilir.Dans toutes ces confusions apparaît un cadeau de mariage.
Birçok evlilik yaptı.Et quelques mariages.
Peña, 2006 yılında Brie Shaffer ile evlendi bu evlilikten çiftin 2008'de Roman adında bir çocukları oldu.Michael Peña est marié à Brie Shaffer avec qui il a eu un garçon en 2008 nommé Roman.
Evlilikleri hakkında fazla bilgi yoktur ve Clodia hakkında çok az bilgi günümüze ulaşmıştır.Il est marié, mais nous n'avons que peu d'informations sur Mme Côlon.
Evlilik imzaları atılır.Le contrat de mariage est signé.
Evlilikleri, "fil ile güvercinin evliliğine" benzetildi.On parla alors du « mariage d’un éléphant et d’une gazelle ».
Zamanla evlilikleri kötüye gider; İhsan Hanım, kocasının kendisi aldattığını öğrenir.Tout va bien dans la vie de la jeune femme jusqu'au jour où elle découvre que son mari la trompe.
Fakat bu evlilik sadece 6 ay sürdü.Le mariage ne dure que six mois.
Ama eşinin evlilikten sonra sahneye çıkmasını önledi.Son mari dirigeait virtuellement la mise en scène de ses pièces après leur mariage.
Evlilikleri, eşinin 1897'de ölümüne kadar sürdü.Il poursuit les travaux malgré la mort de son épouse en 1819.
Bu evlilik 2017'de sonlandı.Cependant, le mariage est finalement adopté en 2017.
Bu evlilik, devletin en güçlü iki politikacısı birleştirmiş oldu.Ce mariage fit des deux époux le plus riche couple du royaume.
Evlilik Boşanma ^Le divorce est légal.
Hunt iki evlilik yaptı.Hermann conclut deux mariages.
Ancak ikisinin mutlu evlilik günleri bir gün çok kötüleşir.Les deux sœurs font l'une et l'autre un mariage heureux mais de courte durée.
Bu evlilik ayrıca kraliçe ve Godoy arasındaki gizli ilişkiyi de maskeleyecekti.Certains auteurs virent dans ce geste la preuve d'une relation plus intime entre Godoy et sa reine.
Bu evlilikten Clementine (1816–1886) ve Alfred oldu.De cette union naquirent deux enfants: Clémentine (1816-1886) et Alfred.
Eğer evlenilen erkekler birbirleri ile kardeş ise bu evlilik tipine fraternal poliandri adı verilir.Lorsqu'un homme épouse des sœurs, cette forme de polygynie est appelée sororale .
Evlilikleri 629 / 630'da gerçekleşti.Le mariage de Gregoria et de Constantin III a eu lieu en 629 ou 630.
Evliliklerinden üç kız çocuğu doğmuş.De son mariage naissent trois filles.
Bu evlilikten bir oğlu, küçük yaşta ölen bir kızı oldu.Un fils, issu de ce mariage, est mort jeune .
Erişim tarihi: 6 Nisan 2018. ^ "İmzasız evlilikler".En Tunisie, Le 4 août 1880 : événements non connus.
Bu evlilik anne oğlun arasını açmıştır.Le mariage causa une scission entre la mère et le fils.
Evlilik, Dükas tarihinde kaydedilmiştir.L'œuvre est placée sous le registre de la dualité.
Gizlice evlendiler fakat evlilik gelinini akrabaları tarafından iptal edildi.Son fiancé aurait annulé leur mariage.
Genellikle evlilikler ebeveynlerin kendi aralarında yapılan müzakereler sonucunda gerçekleştiriliyordu.Au contraire, il était courant de se contenter de mariages arrangés entre les familles.
Bu evlilikten İvan doğar.De ce mariage naît Clovis.
1772'de Paisiello, Cecilia Pallini ile evlendi ve bu bir mesut evlilik oldu.En 1471/1472, Frédéric épouse Klara Tott, avec laquelle il entretenait une liaison de longue date.
Evlilik mi Evcilik mi?Volonté ou hasard ?
Bu türlü bir siyasi evlilik Bizans ve Roma tarihinde hiç yapılmamıştı.Aucune fête d'une telle ampleur et d'une telle splendeur n'est rapportée dans l'histoire de Rome.
Ayrıca bir evlilik yapmış, bu evliliği uzun sürmemiştir.Elle se marie mais ce mariage ne dure pas longtemps.
Çekici ile evlilikleri ve nesneleri de kutsayabilir.Il peut être loué pour des mariages ou d'autres événements.
Sien 32 yaşına geldiğinde evlilikdışı dört çocuk doğurmuş ve bunlardan iki tanesini yaşamıştı.Sur cinquante-deux naissances, nous avons eu quatre mort-nés, dont un seul cas inexpliqué.
Daha önce bir defa evlilik yapan ve boşanan Yetiş, halen iş adamı Cem Arısoy ile evlidir.À l'époque, épouser une femme divorcée est inconcevable pour un fonctionnaire.
Karı koca ilişkisi ve evlilik kurumu sorgulanır.Women's Social Status and the Forms of Marriage.
Budizmde evlilikten önce cinsel ilişki yaşamak yasak değildir.Les relations sexuelles avant le mariage étaient interdites.
Bu evlilik karısının ölümü yüzünden son ermişti.Le hasard avait voulu que l’épouse de celui-ci décédât.
Evlilikleri 1940'tan 1945'e kadar sürmüştür.Leur mariage dure de 1933 à 1945.
Müşfik Kenter'le de kısa bir evlilik yapmıştır.Ils feront aussi la rencontre d’un brave chevalier.
Ancak evlilikleri kısa sürede noktalandı.Leur mariage s'est détérioré rapidement.
Evlilikler törensiz gerçekleşirdi.Ils s’étaient mariés sans cérémonie.
Eski Roma'da sadece kadınlar evlilik veya nişan yüzüğü takıyordu.Durant l'Antiquité, les Romains ont porté le jaune lors des cérémonies et des mariages.
Kasabada evlilikler genellikle anlaşarak yapılır.Les mariages sont généralement arrangés.
Kısa süren evliliklerinden sonra Vizigard öldü.Après de longues années de mariage, Eithne décède.
Üç başarısız evlilik geçirmiştir.Sans postérité de ses trois mariages.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod