Evlilik 1929'da boşanmayla sonuçlandı.The marriage ended in divorce in 1929.
Sid ve Riddhima, evliliklerine bir şans vermeye karar verir.Sid and Riddhima decide to give their marriage a chance.
Evlilikler ve soyuMarriages and descendants
1567 yılında Karin ile evlenen Erik, bu evlilik nedeniyle tahttan indirildi[1].In 1567, Erik married Karin, but he was pushed from his throne because of this marriage.[4]
Bu evlilikle, Madam C. J. Walker olarak tanındı.Through this marriage, she became known as Madam C. J. Walker.
Loring'in Stevenson [1] [2] ile ikinci bir kızı oldu ve evlilikleri 1983'te sona erdi.Loring had a second daughter with Stevenson[4][5] and their marriage ended in 1983.
Evlilikten üç çocuk dünyaya geldi.[1]Three children resulted from the marriage.[1]
Mahkemelerin dini konular dışında evlilik ve boşanma ile ilgili ek yetkileri vardır.The body responsible for the rabbinical courts is the administration of the rabbinical courts.
Evlilikleri ve çocuklarıMarriages and children
Melek, Mısır'daki kadınların evlilik hakları hakkında da kapsamlı yazılar yazdı.Malak wrote extensively about the marital rights of women in Egypt.
O ilk evlilik yıl dönümlerini unuttu.Sie hat ihren ersten Hochzeitstag vergessen.
„Evlilik yıldönümümüzü unuttuğum için bana kızgın mısın?“ „Biz evli miyiz?“„Bist du böse, weil ich unseren Hochzeitstag vergessen habe?“ – „Wir sind verheiratet?“
Evlilik hayal fantaziler ile sürdürülmelidir.Eine Ehe muss mit Phantasie betrieben werden.
Eski Roma'da sadece kadınlar evlilik veya nişan yüzüğü takıyordu.Im antiken Rom trugen nur Frauen einen Ehe- oder Verlobungsring.
Finch Kevin ve Stifler evlilik hazırlıklarına yardım ederler.Finch, Kevin und Stifler helfen beim Arrangement der Hochzeit.
Cariyelerle ilişki ise evlilik sayılmaz ve onlara nikah yapılmaz.Wenn die Ehe auch vollzogen ist (consummatio), ist sie unauflöslich.
Fakat bu evlilik konusunda sekiz ay süren kavgalar sonucu nihayet kraliçe Victoria onayını verdi.Nach acht Monaten ständigen Streits über die Heirat war Königin Victoria endlich einverstanden.
Erkekler kimonoyu daha çok evlilik törenlerinde ve çay seremonisinde giyer.Männer tragen Kimonos oft bei Hochzeiten und zur Teezeremonie.
Evlendiler ve 42 yıl mutlu bir evlilik sürdüler.Noch im selben Jahr heirateten sie und führten 42 Jahre eine gute Ehe.
Filmde Donnie sigara içiyor, alkol alıyor ve evlilik öncesi seksi yaşıyor.Marie inhaliert nun Rauch, trinkt Alkohol und lebt sexuell ausschweifend.
Bunlar, yerli bayanların yerli olmayan erkeklerle yaptıkları evliliklerden olan torunlarıdır.Sie sind die Nachkommen von Indianerinnen, die Nicht-Indianer geheiratet haben.
Bu evlilikten bir kızları (Nitara) ve bir de oğulları (Aarav) oldu.Unter ihnen befanden sich auch Frauen, darunter Schwangere, und Kinder.
Fakat bu evlilik sadece 6 ay sürdü.Diese Ehe hielt allerdings nur sechs Monate.
Buna rağmen evlilik gerçekleşir.Doch die Hochzeit findet trotzdem statt.
Kısa süren bu evlilikten sonra Türkiye'ye geri dönüp tekrar filmlerde rol alır.Nach Scheitern ihrer Ehe kehrte sie zurück in die Türkei und spielte in zahlreichen Filmen mit.
Evlilikleri hala bir sırdır.Zunächst bleibt die Eheschließung geheim.
Amerikan Pastası: Düğün, Jim'in Michelle'e evlilik teklif etmesiyle başlar.American Pie – Jetzt wird geheiratet (2003) beginnt mit einem Heiratsantrag von Jim an Michelle.
Kısa süren evliliklerinden sonra Vizigard öldü.Nur kurze Zeit nach der Hochzeit verstarb Wisigarde.
Evlilikleri 8 yıl sürdü.Die Ehe hielt acht Jahre.
Bu evlilikten Clementine (1816–1886) ve Alfred oldu.Aus der Ehe gingen die beiden Kinder Clementine (1816–1886) und Alfred hervor.
Evlilik yükümlülükleri ve hakları, en nihayetinde Ahit baz alınarak yaratılmıştır.Infolgedessen erreichten Rechte und Pflichten ihre Vollkommenheit oder befestigten sich darin.
Sıradan bir evlilik yaşayan John ve Jane Smith’in hayatları gün geçtikçe daha sıkıcı bir hal almaktadır.John und Jane Smith sind allem Anschein nach ein ganz normales Ehepaar.
Bir evlilik yapmış ve yaşamının bir döneminde Fransa'da yaşamıştır.Er heiratete eine Französin und blieb für den Rest seines Lebens in Paris.
Bir nişan yüzüğü, diğerine evlilik vaadi sembolize eder.Ein Verlobungsring ist ein Ring, der das Versprechen symbolisiert, mit einem anderen die Ehe einzugehen.
O evliliktan sonra soyadı olarak kocasının adını kullandı.Sie nahm nach der Eheschließung den Namen ihres Ehemannes an.
Fakat evlilikleri 28 Nisan 2012 günü sona ermiştir.Die Ehe endete am 28. Februar 2006.
Evlilikleri ölümüne kadar sürdü.Die Ehe dauerte bis zu seinem Tod.
Evlilik Kasım 788 tarihinde gerçekleşmiştir.Das Eheversprechen wurde jedoch 787 gelöst.
Her ikisinin de evlilikleri sarsıntısız değildi.Die Ehe war für beide nicht das, was sie erwartet hatten.
Van Eyck 1940'larda amerikalı oyuncu Ruth Ford ile kısa bir evlilik yaşamıştır.Van Eyck war in erster Ehe mit der amerikanischen Schauspielerin Ruth Ford verheiratet.
30 Ocak - Belçika'da eşcinsel evlilik yasallaştırıldı.1. Januar: In Norwegen wird die gleichgeschlechtliche Ehe ermöglicht.
Evlilik – Evlilik, son derece önemli bir yaşam evresi olayıdır.Eine Heirat ist eine wichtige Lebensentscheidung.
Mutlu bir evlilik...Eine glückliche Ehe.
Bu kitapta mutsuz bir evlilik yapan Bedia'nın hikâyesini dönemine göre çok yalın bir dille anlatmıştır.Sie erzählt in deutlichen Worten die Geschichte von Bedia und deren unglücklicher Ehe.
Hartman, 1987'de Brynn ile evlenmeden önce iki evlilik yaşadı.Kurioserweise fand die Hochzeit 23 Tage vor der Scheidung der Ehe mit Barton statt.
Evlilik yüzüğünü sağ elinde taşıyor.An der rechten Hand trägt er einen Ring.
Bu durumda bir "evlilik hediyesi" olarak kabul edilir.Er empfängt auf diese Weise ein „freies Gnadengeschenk“.
Marconi’nin isteğiyle, tekrar evlenebilmesi için, evlilik 27 Nisan 1927 tarihinde feshedilmiştir.Die Ehe wurde 1924 geschieden und am 27. April 1927 für nichtig erklärt, womit Marconi wieder heiraten konnte.
Klanlar arası dış evlilik(egzogami) uygun görülürdü.Die Eheschließung außerhalb des eigenen Clans (Exogamie) ist üblich.
Bundan sonra 3 evlilik daha yaptı.Später folgten drei weitere Ehen.
19 yaşında Rıza Külegeç ile evlendi ve bu evlilikten oğlu oyuncu Dağhan Külegeç dünyaya geldi.Bei der Hochzeit war sie 19, und sein erwachsener Sohn fungierte als Trauzeuge.
Bu evlilik ile yeni Tudor Hanedanı'nda Lancaster ve York hanedanını birleştirmiş oldu.Diese Heirat stärkte die Allianz zwischen Haus York und Haus Lancaster zum Haus Tudor.
2003 yılında porno aktörü Pat Myne ile evlenmişler, 2005 yılında da evlilikleri bitmiştir.Sie heiratete 2003 den Darsteller und Regisseur Pat Myne, die Ehe wurde 2005 geschieden.
Bir evlilik yaptı.Vermutlich ging er eine Ehe ein.
Hayatı boyunca hiçbir evlilik yapmamıştır.Er war zeitlebens nicht verheiratet.
Evlilik mi Evcilik mi?Heirat oder wilde Ehe?
Birçok evlilik yaptı.Viele Ehen.
Mutsuz ve problemli bir evlilik.Es wird eine unglückliche Ehe.
Bu evlilikten de Tiffany adında bir çocuk sahibi oldu.Aus dieser Ehe hatte er einen Sohn namens Timothy.
Nair evlilikleri süresince 8 çocuk doğurmuştur.In der Ehe wurden acht Kinder geboren.