Ana içeriğe geç
Sözlük

evlilik ile cümle

evlilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Evlilikler cennette yapılır.Marriages are made in heaven.
Evlilik teklif etmeden önce düğün planlamak arabayı atın önüne koymaktır.Planning the wedding before proposing is putting the cart before the horse.
Herkes için aşikardır ki, evlilik er ya da geç ayrılmayla sonuçlanır.It was obvious to everyone that the marriage would sooner or later end in divorce.
Bu evlilik onun kariyeri için avantajlı olacak.This marriage will be advantageous to his career.
İlk kuzenler evlilik için çok yakındırlar.First cousins are too close for marriage.
Size uzun ve mutlu bir evlilik hayatı diliyorum.I wish you a long and happy married life.
Amerika'dakilerle karşılaştırıldığında, Japon evlilikleri nadiren boşanmayla sonuçlanıyor.Compared with those in America, Japanese marriages rarely end in divorce.
Evlilik resepsiyonuma daha önce gelmeliydin.You ought to have come to my wedding reception earlier.
Ben evlilik haberine gerçekten memnun oldum.I'm really pleased at the news of your marriage.
Bir yıl evlilikten sonra ayrıldılar.They split up after a year of marriage.
Evlilik gelenekleri ülkelere göre değişir.Marriage customs differ by country.
İki insan birbirini anlarsa evlilik harika bir şey olabilir.Marriage can be a wonderful thing if two people understand each other.
Evlilik bir piyangodur.Marriage is a lottery.
Evlilik ciddi bir konudur.Marriage is a serious matter.
Günümüzde evlilik, kadınlar için mutlaka bir zorunluluk değil.Nowadays marriage is not necessarily a must for women.
Evlilikler cennette yapılır ve yeryüzünde tüketilir.Marriages are made in heaven and consummated on earth.
Evlilik yaşam şekilleri çok değişiyor.Patterns of married life are changing a lot.
Evlilikte vermek ve almak eşit olması gerekir.In marriage there should be equal give and take.
Huzurlu evlilik bu dünyanın cennetidir, çekişmeli evlilik bu dünyanın arafıdır.Marriage, in peace, is this world's paradise; in strife, this life's purgatory.
Görünüşe göre evliliklerini düzeltmeye çalışıyorlar.Apparently, they're trying to patch up their marriage.
Dün onuncu evlilik yıl dönümümüzü kutladık.We celebrated our tenth wedding anniversary yesterday.
Evlilik yıl dönümümüz yakında geliyor.Our wedding anniversary is coming soon.
Ben onun evlilik yaşamına hayal kırıklığına uğradım.I was disillusioned at his married life.
Evlilikten dolayı onunla akrabadır.He is related to her by marriage.
O, evlilik vasıtasıyla benimle akrabadır.He is related to me by marriage.
7 yıllık evlilikten sonra ayrıldılar.They broke up after 7 years of marriage.
Evlilikleri geçen yıl bitti.Their marriage broke up last year.
Ondan evlilik teklifimi kabul edemediğini söyleyen bir mektup aldım.I received a letter from her to the effect that she couldn't accept my marriage proposal.
Evlilik teklifini memnuniyetle kabul etti.She gladly accepted his proposal.
O evlilik hayatımızın iyi gitmediği gerçeği için beni suçluyor.She blames me for the fact that our married life isn't going well.
Evlilikte de ne ekersen onu biçersin.A good husband makes a good wife.
Onların evliliklerinden haberin olmamasına şaşırdım.I'm surprised that you don't know about their marriage.
Evlilik bir tür insan hakları ihlalidir.Marriage is a type of human rights violation.
Evli bir adamın asla unutmaması gereken bir şey onun evlilik yıl dönümüdür.One thing a married man should never forget is his wedding anniversary.
Bütün boşanmalarının temel sebebi evliliktir.Marriage is the main cause of all divorces.
Bütün boşanmalarının temel nedeni evliliktir.Marriage is the main cause of all divorces.
Evlilik yıl dönümlerini kutluyorlar.They're celebrating their wedding anniversary.
Evlilik bazı insanları korkutur.Marriage frightens some people.
Kırk yıllık evliliklerinin ardından ayrılmak istiyorlar.They want to separate after 40 years of marriage.
Onlar 25. evlilik yıldönümünde kendi yeminlerini yeniledi.They renewed their vows on their 25th wedding anniversary.
Evlilik genç insanları ilgilendiren bir konu değildir.Marriage isn't a subject that interests young people.
Onlar evlilik sorunları yaşıyordu.They were having marriage problems.
Evlilikte mutluluk tamamen şans işi.Happiness in marriage is entirely a matter of chance.
Evlilik,eğer insan gerçekle yüz yüze kalacaksa bir beladır fakat gerekli bir bela.Marriage, if one will face the truth, is an evil, but a necessary evil.
Mali sıkıntılar nedeniyle evlilikleri son zamanlarda gerildi.Their marriage has been strained lately because of financial problems.
O, onunla evlilik yoluyla akrabadır.She is related to him by marriage.
Tom evlilik vasıtasıyla Mary ile akrabadır.Tom is related to Mary by marriage.
Tom, Mary'ye evlilik teklif etmeye karar verdi.Tom has made up his mind to propose to Mary.
Tom ve Mary mükemmel bir evlilikleri olduğunu söylüyorlar.Tom and Mary say that they have the perfect marriage.
Tom ve Mary'nin on üç yıllık mutlu bir evlilikleri var.Tom and Mary have been happily married for thirteen years.
Tom ve Mary yakında 13. evlilik yıldönümlerini kutlayacaklar.Tom and Mary will have their 13th wedding anniversary soon.
Tom ve Mary'nin olağanüstü mutlu bir evlilikleri var.Tom and Mary have an extraordinarily happy marriage.
Tom ve Mary zoraki evlilik yaptılar.Tom and Mary had a shotgun wedding.
Evlilik tatlıyla başlayan bir akşam yemeğidir.Marriage is a dinner that begins with dessert.
Nikahsız evliliklerin sayısının arttığını düşünüyorum.I think the number of common-law marriages is on the rise.
Geçen ay bir evlilik töreni organize ettim.I organized a marriage ceremony last month.
Evlilik hayatına alışmak uzun zaman alır.It takes a lot of time getting used to married life.
Annem-babam görücü usulü evlilik yaptı.My parents had an arranged marriage.
Evlilik planlamanın nasıl gittiğini duymak istiyorum!I would love to hear about how your wedding planning is going!
Tom'un evlilik sorunları var.Tom has marital problems.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod