evliliği ile cümle

evliliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Angelina Jolie, ilk evliliğini 28 Mart 1996'da Jonny Lee Miller ile gerçekleştirdi.Angelina Jolie und Jonny Lee Miller heirateten am 28. März 1996 kurz nach dem Ende der Dreharbeiten.
Çiftin evliliği 5 yıl sürdü ve 1999 yılında boşanmışlardır.Die Ehe der beiden hielt nur fünf Monate und wurde im Dezember 2006 geschieden.
Genellikle evliliğin ölüm veya boşanma gibi sebeplerle sona ermesi durumunda kadına ödenir.Grundsätzlich endet die Ehe mit dem Tod des einen Ehegatten oder infolge einer Scheidung.
Onların evliliği çok mutlu olmayı kanıtlıyordu.Seine Ehe war ausgesprochen glücklich.
İkinci evliliği de birkaç sene içinde sona erdi.Auch diese Ehe scheiterte nach wenigen Jahren.
Anne Shirley, ilk evliliğini 1937 yılında kendisi gibi oyuncu olan John Payne ile yaptı.1937 heiratete Shirley den Schauspieler John Payne, die Ehe wurde 1943 geschieden.
Böylece hayalindeki gibi sade bir evliliği gerçekleştirebilecektir.Eine Vermählung findet nur im Traum statt.
Bir süre Nahit Fıratlı ile evli kalan Damar, bu evliliğin bitmesinin ardından Meriç Tülin ile evlenmiştir.Goudstikker, damals frisch verwitwet, trug Dési von Halban-Kurz bald nach dieser Veranstaltung die Ehe an.
Bu evliliğinden Çisil Çakır adında bir kızı vardır.Aus dieser Ehe hat sie eine Tochter namens Sezen.
Cumhurbaşkanı Sarkozy 2 Şubat 2008'de eski İtalyan manken Carla Bruni ile 3. evliliğini yaptı.Am 2. Februar 2008 heirateten Sarkozy und die italienisch-französische Sängerin Carla Bruni in Paris.
2 yıl süren evliliğin ardından 6 Aralık 2016 tarihinde boşandılar.Sie trennten sich nach zwei Jahren, die Ehe blieb aber bis zur Scheidung im April 2016 bestehen.
Her erkek ve kadın evlenme konusunda, evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde eşit hakları haizdir.Sie haben bei der Eheschließung, während der Ehe und bei deren Auflösung gleiche Rechte.
Kızı Julia, bu ikinci evliliğinin hemen ardından doğdu.Ihre Tochter Livia Julia wurde kurz nach der Eheschließung geboren.
İlk evliliğinden bir oğlu, uzun süren bir hastalık sonrasında 1921 yılında ölmüştür.Der 1946 geborene Sohn starb nach langer Krankheit 1967 mit 21 Jahren.
Örnek 1: Evliliği reddeden kadını öldürmemiz çok doğru.Ein offizieller Grund für die Verweigerung einer Eheschließung ließ sich aber nicht finden.
Lothar bu evliliğin bitmesini metresi Waldrada ile evlenebilmek için istiyordu.Die Scheidung sollte Lothar ermöglichen, seine Konkubine Waldrada zu heiraten.
Bu Sevi'nin dördüncü evliliğidir.Es war Feyerabends vierte Ehe.
Ayrıca bir evlilik yapmış, bu evliliği uzun sürmemiştir.Bald danach heirateten sie, doch die Ehe hielt nicht lange.
İki tane kardeşi babasının ilk evliliğindendi.Alle stammten aus der ersten Ehe ihres Vaters.
Oğlu Beren daha sonra Lúthien Tinúviel ile evlenerek elflerle insanların ilk evliliğini gerçekleştirmiştir.Denn er möchte, dass zunächst die älteste Tochter Lottchen heiratet.
Bir aşk evliliği.Es wird eine Liebesheirat.
Onu bu evliliği yapmaya zorlamaya çalışacaklarını bildirir.Er sagt dieser zu, sie heiraten zu wollen.
Her iki evliliğinden de çocuğu olmamıştır.Er hatte jedoch aus beiden Ehen keine Kinder.
İlk evliliğinden üç çocuğu oldu.Er hatte aus erster Ehe drei Kinder.
Bu evliliğinden llk oğlu Ömer doğdu.Aus dieser Ehe ging Sohn Ulrich hervor.
İkinci evliliğini Ateş böceği Yalçın ile gerçekleştirdi.Seine zweite Heirat hatte er mit Aecht de Vlaming van Oudtshoorn.
1986 yılında ikinci evliliğini yapmış 1990'da ayrılmıştır.Er war nach einer einjährigen Ehe in den 1960er Jahren seit 1986 in zweiter Ehe verheiratet.
İkinci evliliğinden Ümit Kayabaş adında bir oğlu vardır.Aus seiner zweiten Ehe stammt ein leiblicher Sohn.
Bir ankete göre Arjantinlilerin %70'inden fazlası eşcinsel evliliğin yasallaştırılmasını destekliyor.50 Prozent forderten, dass der Staat die gleichgeschlechtliche Liebe unterdrücken solle.
Evliliğim için ailemin iznini alabildim.J'ai pu obtenir le consentement de mes parents pour mon mariage.
Alain, evliliğinden mutlu değil ya da memnun.Alain n’est pas heureux ni satisfait de son mariage.
Babam benim evliliğimi asla onaylamayacak.Le père ne consentira jamais à mon mariage.
Evliliğimiz bir hataydı.Notre mariage était une erreur.
Evliliği takiben prenses İran vatandaşlığı aldı.Après le mariage, la princesse a obtenu la nationalité iranienne.
Norveç, eşcinsel evliliği yasallaştıran altıncı ülkedir.La Norvège est le sixième pays à légaliser le mariage homosexuel.
Clemm'in önceki evliliğinden beş çocuğu vardı, Maria ile üç çocukları daha oldu.Clemm avait eu cinq enfants de son précédent mariage et en eut trois autres avec Maria.
Baba ile oğul arasındaki kötü ilişkiler bu evliliğin başarısızlıkla sonuçlanmasında rol oynamıştır.La relation compliquée entre le père et fils auraient joué un joué dans l'échec de ce mariage.
220 yılı başlarında Elagabalus, Paula ile olan evliliğini sona erdirdi.Début 220, Héliogabale mit fin à son mariage avec Paula.
Nedeni ise Prensin ikinci evliliği olduğundandır.Il s'agit du second mariage du comte.
Herhangi bir çocuğu olmadı ve bu ilk ve son evliliğiydi.Il n'eut d'enfant ni du premier ni du second mariage.
Maria, evliliğinden çok uzun bir zaman geçmeden çocuksuz olarak ölmüştür.Marie meurt sans enfants peu de temps après leur mariage.
Bu yüzden 30 Ekim 1485'te, evliliğinden önce Kral olarak taç takmayı seçti.Il choisit d'être couronné le 30 octobre 1485, sans l'avoir encore épousée.
Bir aşk evliliği.Un mariage d'amour.
Üvey kardeşi William babasının diğer evliliğindendir.Il a un demi-frère, William, issu du second mariage de son père.
İkinci evliliği III. Bela, Macaristan Kralı ile.Mariée en secondes noces à Bela III, roi de Hongrie.
Favez suçlu sayıldı ve Juana ile evliliği geçersiz kabul edildi.Favez est déclarée coupable et son mariage avec Juana de Léon est annulé.
Cornwall dükü Caradocus, Octavius'un kızı ve Maximus arsındaki evliliği desteklemiştir.Caradocus, roi (légendaire) de Cornouailles, soutient le mariage entre la fille d'Octavius et Maxime.
İbrahim Tatlıses, ilk evliliğini Urfa'da Adalet Durak ile yaptı.İbrahim Tatlıses a célébré son premier mariage à Sanliurfa avec Adalet Durak.
(İki evliliği ve boşanması aynı adamla yapmıştır.)(Deux mariés par force ou deux concubins).
1910 yılında evlendi ve bu evliliğinden iki oğlu vardı.Il se marie en 1910 et a deux fils de ce mariage.
1986 yılında ikinci evliliğini yapmış 1990'da ayrılmıştır.Elle perdit son second mari en 1986.
Bu Joel'in üçüncü evliliğidir.Il s'agit du troisième mariage de la vicomtesse.
Gauss ilk evliliğini 1805 yılında Johanna Osthoff ile yaptı.Le 9 octobre 1805, il célèbre son premier mariage, avec Johanna Osthoff.
Ayrıca 1986 yılında yaptığı evliliğinden bir kızı var.Il a également une fille d'un mariage en 1968.
Bu da evliliğine zarar veriyordu.Cela pèse sur leur mariage.
Annesi, büyükannesinin ilk evliliğinden, beş kardeşin en küçüğü idi.Sa mère était la dernière née d’une fratrie de cinq enfants, issue du premier mariage de sa grand-mère,.
Eşcinsel evliliği desteklemiştir.Il est favorable au mariage homosexuel.
Her şeye rağmen evliliğini düzeltmek istedi.Il voulut ensuite faire annuler le mariage.
İkinci evliliğini yaptı.C’est son second mariage.
Romanos, evliliğin gerçekleşmeyle kendisini basileopatōr ("imparatorun babası") ilan etti.Romain fut proclamé basiléopatôr, c'est-à-dire «père de l'empereur », à l'occasion du mariage.
İlgili Sayfalar