Sami evlilik dışı olarak Mısır'da doğdu.Sami was born out of wedlock in Egypt.
Sami evliliğinin parçalanmasını istemedi.Sami didn't want his marriage to crumble.
Sami'nin o evlilikten kurtulması gerekir.Sami should get out of that marriage.
Oradaki o kadının evli olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if that woman over there is married.
Sami'nin evliliği yeni sona erdi.Sami's marriage has just ended.
Evli olduğumu unuttun mu?Have you forgotten that I'm married?
Sami evlilik yüzüğünü her zaman takıyordu.Sami always wore his wedding ring.
Sami ve Leyla'nın evliliği altı oğlan çocuğu üretti.Sami and Layla's marriage produced six boys.
Sami'nin evliliği yaklaşık altı yıl sürdü.Sami's marriage lasted about six years.
Sami evliliği sona erdirmek için gönülsüzce onay verdi.Sami reluctantly gave the OK to end the marriage.
Sami ve Leyla altı yıldır evlidirler.Sami and Layla have been married for six years.
Sami evliliğini iyileştirmek istedi.Sami wanted to improve his marriage.
Mary bir Alman'la evliydi.Mary got married to a German.
Mary bir Alman'la evlidir.Mary is married to a German.
Mutlu bir evliliğin sırrı, bir sır olarak kalır.The secret of a happy marriage remains a secret.
Tom yirmi yıldır Mary ile evlidir.Tom has been married to Mary for twenty years.
Tom uzun zamandır evli mi?Has Tom been married for a long time?
Tom zaten evli mi?Is Tom already married?
Sami'nin doğumu evlilik dışı bir ilişkiden kaynaklandı.Sami's birth resulted from an extramarital affair.
Sami, Leyla ile evli değildir.Sami is not married to Layla.
Ben de evli değilim.I'm not married, either.
Tom evli olduğunu söyledi.Tom said he was married.
Tom ve Mary hâlâ o zamanlar evliydi.Tom and Mary were still married back then.
Tom ve Mary sadece birkaç yıldır evli.Tom and Mary have only been married for a few years.
Aşk başarılı bir evlilik garantisi vermez.Love doesn't guarantee a successful marriage.
Kızlarımın üçü de zaten evli.All three of my daughters are already married.
Kızlarımdan biri Kanadalı ile evli.One of my daughters is married to a Canadian.
Tom'un en büyük kızı henüz evli değil.Tom's oldest daughter isn't married yet.
Evlisin, değil mi?You're married, aren't you?
Şimdi evlisin, değil mi?You're married now, aren't you?
Tom evli değil, değil mi?Tom is unmarried, isn't he?
Tom şimdi evli, değil mi?Tom is married now, isn't he?
Tom sonunda sevgilisine evlilik teklif etme cesaretini buldu.Tom finally got the courage to propose to his girlfriend.
Tom bir dişçiyle evli, değil mi?Tom is married to a dentist, isn't he?
Anlaşmalı evlilikler hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of arranged marriages?
Tom evli bir adam, değil mi?Tom is a married man, isn't he?
Sizce evlilik öncesi anlaşmalar iyi bir fikir midir?Do you think prenuptial agreements are a good idea?
Bir çift çocuk sahibi olmadan önce ne kadar evli olmalı?How long should a couple be married before having children?
Tom ve Mary şu an evli.Tom and Mary are married now.
Tom hâlâ evli, değil mi?Tom is still married, isn't he?
Tom ve Mary zaten evli.Tom and Mary are already married.
Ebeveynlerin ne kadar süredir evli?How long have your parents been married?
Mary, Tom ile evli değil, değil mi?Mary isn't married to Tom, is she?
Tom zaten evli, değil mi?Tom is already married, isn't he?
Tom mutlu bir şekilde evli, değil mi?Tom is happily married, isn't he?
Onlarca yıldır evliler.They have been married for decades.
Sami ve Leyla altmış yıldır evliydiler.Sami and Layla were married for sixty years.
Evli olduklarını söylediler.They said they were married.
Tom o zaman evli değildi.Tom wasn't married then.
Evlilik ya da boşanma medenî hâli değiştirir.Marriage or divorce change the marital status.
Kendimi evli düşünemiyorum hiç.I can't see myself ever getting married.
Kültürümüzde evlilik kadınla erkek arasında olur.In our culture marriage is between one man and one woman.
Kültürümüzde evlilik bir erkekle bir kadın arasındadır.In our culture marriage is between one man and one woman.
Neredeyse otuz yıldır evliyiz.We've been married for nearly thirty years.
Bana annem babam ayrılmadan önce ne kadardır evli olduklarını sordu.He asked me how long my parents had been married before they separated.
Öfkesi evliliklerine zarar verdi.His anger hurt their marriage.
Karısına yalan söyleyerek evliliğini yıktı.He destroyed his marriage by lying to his wife.
Küçük kız kardeşi evli.His younger daughter is married.
Üçüncü evliliğinden mutsuzdu ve yine boşanmayı düşünüyordu.His third marriage was unhappy and he was considering yet another divorce.
Büyük kızı hala evli değil.His older daughter is still unmarried.