Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.O acordo foi que elas me dariam uma hora de tempo de banda larga, a partir das suas casas, um dia por semana.
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.Šlo o to, že mi poskytnou jednu hodinu vysílacího času, zatímco budou sedět doma, jeden den v týdnu.
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.Sovimme, että he antaisivat tunnin lähetysaikaa istuen kodeissaan, yhtenä päivänä viikossa.
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.Thỏa thuận là họ sẽ đưa tôi 1 giờ lên mạng, ngồi trong nhà họ 1 ngày 1 tuần.
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.Η συμφωνία ήταν να μου παρέχουν μια ώρα ευρυζωνικής επικοινωνίας, από το σπίτι τους, μια μέρα την εβδομάδα.
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.Ми домовились, що вони віддають мені одну годину часу онлайн, сидячи в себе вдома, один раз на тиждень.
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.ההסכם היה שהן תקדשנה בשבילי שעה אחת של גלישה בפס רחב, כאשר הן בביתן,
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.كان الإتّفاق أن تعطينَنِي ساعة واحدة من البثّ، يجلسن في بيوتهنّ،
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.一週間に一度 家で座ったまま 1時間インターネットをすること
Unutma, beş tane araban, evlerin, pahalı saatlerin, altının, paran.Peu importe que vous ayez 5 voitures, plusieurs maisons, des montres de luxe de l'or, de l'argent..
Unutma, beş tane araban, evlerin, pahalı saatlerin, altının, paran.Tidak peduli bahwa Anda memiliki lima mobil, rumah, jam tangan mahal, emas, uang.
Vantaa’nın ve başkent bölgesinin sığınma evlerine de gidebilirsiniz.Du kan även gå till Vanda skyddshem eller huvudstadsregionens skyddshem.
Vantaa’nın ve başkent bölgesinin sığınma evlerine de gidebilirsiniz.También podrá acudir al hogar de acogida de Vantaa, así como al de la zona metropolitana de la capital.
Vantaa’nın ve başkent bölgesinin sığınma evlerine de gidebilirsiniz.Voit mennä myös Vantaan turvakotiin tai pääkaupunkiseudun turvakotiin.
Vantaa’nın ve başkent bölgesinin sığınma evlerine de gidebilirsiniz.Vous pouvez aussi aller au refuge de Vantaa ou dans le refuge de la région de la Capitale.
Vantaa’nın ve başkent bölgesinin sığınma evlerine de gidebilirsiniz.Приют «Мона» (Turvakoti Mona) предназначен для женщин-мигрантов и их детей.
Vantaa’nın ve başkent bölgesinin sığınma evlerine de gidebilirsiniz.بإمكانك أن تذهب أيضاً إلى البيت الآمن لفانتا (Vantaa) أو إلى البيت الآمن لمنطقة العاصمة وضواحيها.
Vantaa’nın ve başkent bölgesinin sığınma evlerine de gidebilirsiniz.您还可选择去万塔避难所或首都地区避难所。
Ve bu dördü parkın yanındaki evlerinde yaşadılar.Die vier lebten in dem Haus, in der Nähe des Parks.
Ve bu dördü parkın yanındaki evlerinde yaşadılar.E loro quattro vivevano nella casa vicino al parco.
Ve bu dördü parkın yanındaki evlerinde yaşadılar.Et tous les quatre vivaient dans cette maison, près du parc.
Ve bu dördü parkın yanındaki evlerinde yaşadılar.이렇게 네 식구는 공원 근처의 집에서 살았죠.
Ve bu dördü parkın yanındaki evlerinde yaşadılar.Och de fyra bodde i det där huset nära parken.
Ve bu dördü parkın yanındaki evlerinde yaşadılar.Toţi patru trăiau în casa de lângă parc.
Ve bu dördü parkın yanındaki evlerinde yaşadılar.Y los cuatro viven en esa casa cerca al parque.
Ve bu dördü parkın yanındaki evlerinde yaşadılar.וארבעתם גרו בבית הזה ליד הפארק.
Ve bu dördü parkın yanındaki evlerinde yaşadılar.そばかすのない女の子と スイートポテトの男の子
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.A seguir são penhorados.
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.E poi gliela pignorano.
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.És aztán azt lefoglalja a bank.
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.Et puis ils sont saisis.
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.그리고 그들은 집이 차압당하죠.
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.Lalu rumah itu disita.
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.Og så udpanter de det.
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.Potem nie mają na spłaty, a dom zajmuje komornik.
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.Şi apoi trec prin executare silită.
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.Und dann müssen sie zwangsversteigern.
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.Потом они лишаются закладной из-за просрочки выплаты.
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.ואז מעקלים להם את הבית.
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.ثم يُحجز رهنهم.
Ve daha sonra evlerini kaybediyorlar.後から彼らは銀行を責めるのです
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.A zákazníci samozřejmě taky nechtějí jít domů s kapavkou.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.Dan, sebenarnya, pelanggan tidak mau mendapat penyakit juga.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.E a dire il vero gli stessi clienti non sono tanto dell'idea di tornare a casa malati.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.És valójában a kliensek sem akarnak infúzióval hazamenni.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.Et, à vrai dire, les clients ne veulent pas non plus rentrer chez eux avec la chaude pisse.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.Het is een feit dat klanten niet thuis willen komen met een druiper.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.Klienci również nie chcieliby wracać do domu z prezentem.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.그리고 사실, 성 상업의 고객들도 병균을 품은채 집에 돌아가고 싶어하진 않거든요.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.Och faktiskt så vill inte kunderna gå hem med en smitta heller.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.Şi nici clienţii nu vor să plece bolnavi acasă.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.Und die Kunden wollen auch nicht mit einem Ausfluss nach Hause kommen.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.Và, thực ra, khách hàng không muốn về nhà với một
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.Y, de hecho, los clientes tampoco quieren volver a casa con un perdedor.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.Και, βασικά, ούτε οι πελάτες θέλουν να γυρίζουν σπίτι τους με γονόρροια.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.А истината е, че и клиентите не искат да лепнат нещо.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.Да и клиенты не в восторге, если приносят домой какую-нибудь заразу.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.אף אחד לא רוצה את זה.
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.ولا احد من زبائن " بائعات الهوى " يريدون أن يعودوا الى منزلهم وهم مصابون بتلك الامراض
Ve, işin aslı, müşteriler de evlerine bir serumla gitmek istemez.ですから 商業セックスではかなり高い