Sonra onları kutsayıp yolcu etti. Onlar da evlerine döndüler.Tak tedy ich požehnal Jozua a prepustil ich, a odišli do svojich stánov.
Sonra onları kutsayıp yolcu etti. Onlar da evlerine döndüler.Toen zegende Jozua hen en liet hen naar huis gaan.
Sonra onları kutsayıp yolcu etti. Onlar da evlerine döndüler.Και ευλογησεν αυτους ο Ιησους και απελυσεν αυτους και απηλθον εις τας κατοικιας αυτων.
Sonra onları kutsayıp yolcu etti. Onlar da evlerine döndüler.И тъй, Исус ги благослови и ги разпусна; и те си отидоха по шатрите.
Sonra onları kutsayıp yolcu etti. Onlar da evlerine döndüler.Потом Иисус благословил их и отпустил их, и они разошлись по шатрамсвоим.
Sonra onları kutsayıp yolcu etti. Onlar da evlerine döndüler.ויברכם יהושע וישלחם וילכו אל אהליהם׃
Sonra onları kutsayıp yolcu etti. Onlar da evlerine döndüler.ثم باركهم يشوع وصرفهم فذهبوا الى خيامهم
Sonra onları kutsayıp yolcu etti. Onlar da evlerine döndüler.於 是 約 書 亞 為 他 們 祝 福 、 打 發 他 們 去 、 他 們 就 回 自 己 的 帳 棚 去 了
Sonra onları kutsayıp yolcu etti. Onlar da evlerine döndüler.於是 約書亞為 他 們 祝福 、 打發 他 們去 、 他 們 就 回 自己 的 帳棚 去了
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Apoi a mers încet pe stradă, şi apoi din nou la colţ, încă cauta acut la case.
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Aztán lassan az utcán, majd visszaült a sarokba, még akik lelkesen a házakat.
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Dann ging er langsam die Straße hinauf und dann wieder in die Ecke, noch suchen eifrig an den Häusern.
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Luego caminó lentamente por la calle, y luego de nuevo a la esquina, todavía mirando fijamente a las casas.
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Pak šel pomalu po ulici, a pak zase dolů na roh, ještě pohledu velmi dobře na domy.
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Potem je šel počasi po ulici, in potem se spet spustim v kotu, še vedno videti globoko v hiše.
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Potem szedł powoli w górę ulicy, a następnie znowu w dół do rogu, wciąż patrząc bystro na domy.
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Potom šiel pomaly po ulici, a potom zase dole na roh, ešte pohľadu veľmi dobre na domy.
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Så gik han langsomt op ad gaden, og derefter ned igen til hjørnet, stadig se skarpt på husene.
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Sau đó, anh ta bước chậm rãi trên đường phố, và sau đó xuống một lần nữa để góc, vẫn còn nhìn sâu sắc tại nhà.
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Sedan gick han långsamt uppför gatan och sedan ner igen till hörnet, fortfarande tittar spänt på husen.
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Затем он медленно шел по улице, а потом опять вниз к углу, по-прежнему глядя на остро домов.
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Потім він повільно йшов по вулиці, а потім знову вниз до кута, як і раніше дивлячись на гостро будинків.
Sonra yine, sonra tekrar köşesine aşağı sokakta kadar yavaşça yürüdü ve Evlerin hevesle arıyorum.Тогава той тръгна бавно нагоре по улицата, и след това отново до ъгъла, все още търси остро в къщи.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Acest bec de aici e acelaşi pe care îl găsim în fiecare foaier de clasă de mijloc din America.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Cette lampe est la même que l'on retrouve chez chaque vestibule bourgeois aux États-Unis.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Chiếc đèn này giống như những chiếc đèn có trong tiền sảnh của mọi gia đình trung lưu tại Mỹ.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Deze lamp zie je in iedere middenklasse gang in Amerika.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Diese Lampe hier oben ist die gleiche Lampe, die in jedem Mittelklasse-Foyer in Amerika zu finden ist.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Esta luz aqui em cima é a mesma que há em qualquer hall de entrada da classe média norte-americana.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Esta misma lámpara está en todos los vestíbulos de clase media de EEUU.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Ez a lámpa minden egyes középosztálybeli amerikai hallban megtalálható.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.이곳의 채광은 미국의 중산층 집 현관의 빛과 다를것이 없습니다.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Lampka na górze to ta sama lampka, którą mamy w korytarzu każdego domu klasy średniej w Ameryce.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Le luci qui sono le stesse che si trovano in ogni atrio americano della classe media.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Tuhle lampu opět najdete v každé měšťácké vstupní hale.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Тази лампа там е подобна на всички лампи в антретата на средната класа на Америка.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Це така ж лампа, яка зустрічається в передпокої будь-якого американця з середнім достатком.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.Это такая же лампа, которая встречается в прихожей любого американца среднего достатка.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.המנורה כאן למעלה היא אותה מנורה שנמצאת בכל טרקלין מהמעמד הבינוני באמריקה.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.هذا المصباح هنا فى الأعلى نفس المصباح الموجود فى بهو كل الطبقة المتوسطة فى أمريكا.
Şuradaki lamba, Amerika'da bütün orta sınıf evlerinin antrelerinde bulunur.玄関にあるものと同じです 玄関はやめましょう
"Tamam, ben onları evlerine gönderirim."Ich mach das."
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal accolse tutti i Dúnedain fuggiti dalle loro case Che in gran numero vi cercavano una salvezza.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal bol preplnený, pretože mnoho Dúnadanov opustilo svoje domovy a hľadalo bezpečie vo veľkom počte.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal encheu com Dúnedain fugindo de suas casas buscando segurança em números.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal fyldtes da mange Dunedain flygtede fra deres hjem og søgte sikkerhed blandt ligesindede.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal fylldes med många Dúnedain som flydde sina hem. och sökte trygghet i antal.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal praskal ve švech, protože mnoho Dúnadanů opustilo jejich domovy a hledalo bezpečí ve velkém počtu.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal se remplissait alors que des Dúnedains fuyaient leur foyer et y cherchaient refuge en grand nombre.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal täyttyi Dúnedainin paetessa kodeistaan ja hakiessa turvaa laumasta.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal zapełniało się, gdy wielu Dúnedainów uciekało z domów szukając bezpieczeństwa wśród swoich.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.タウアディルに身を寄せた アラドール殿と野伏たちは出陣した
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.Aftalen var, at de skulle give mig en time af deres tid på nettet derhjemme en dag om ugen.
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.Avtalet var att de skulle ge mig en timme av bredbandstid, sittandes i sina hem, en dag i veckan.
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.Az volt a megállapodás, hogy adnak nekem egy óra szélessáv időt, otthon ülve, hetente egyszer.
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.De afspraak was dat ze me bij hun thuis één uur breedbandtijd zouden geven, één dag per week.
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.Dohodli sme sa, že poskytnú hodinu svojho ,,vysielacieho" času, sediac doma, a to raz týždne.
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.El trato era que me darían una hora de banda ancha sentadas en sus casas un día por semana.
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.Înțelegerea a fost că-mi vor acorda o oră de conexiune, lucrând de acasă, o zi pe săptămână.
Teklifim şuydu bana haftada birgün evlerinde oturarak bir saatlik zaman ayrıracaklardı.할머니들께 뭘 부탁드렸냐 하면 일 주일에 한 번 한 시간만 댁에 있는 컴퓨터 앞에 앉아