Ana içeriğe geç
Sözlük

evlerin ile cümle

evlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.Agora, em ambos os casos, não mandei nenhum para casa e não acho que tenha havido nenhuma falha no tratamento.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.Egyik esetben sem küldtem őket haza, nem volt semmi hiányosság az ellátásukban.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.Ik heb geen van beiden naar huis gestuurd en ik denk niet dat er een gat in hun zorg was.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.In entrambi i casi, non li ho mandati a casa e non credo ci fosse stata nessuna mancanza nel trattamento.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.다행히도 이 두 환자의 경우 퇴원도 시키지 않았고 그들의 처치에도 차질이 없었지요.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.Mais, je n'ai pas renvoyé les patients chez eux, et je pense qu'ils ont reçu un bon traitement médical.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.Nu l-am trimis pe niciunul acasă, nu cred că nu au primit îngrijiri corespunzătoare.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.Pero en ambos casos, no los envié a casa y no creo que haya sido un descuido.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.Trong cả hai trường hợp, tôi không cho bệnh nhân xuất viện và tôi không nghĩ là chăm sóc có gì thiếu sót cả.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.V obou případech jsem je neposlal domů a nemyslím, že jsem v jejich péči nějak polevil.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.W obu przypadkach nie odesłałem nikogo do domu i uważam, że niczego nie pominięto w opiece nad nimi.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.В обоих случаях, я не отправил их домой и не припоминаю никаких недочётов.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.В обох випадках я не відіслав їх додому і не думаю, що лікування було хибним.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.И в двата случая не ги изпратих да си ходят в къщи и не смятам, че има пропуски в грижата за тях.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.בשני המקרים, לא שלחתי אותם הביתה ואני לא חושב שהיה פגם בטיפול שהם קיבלו.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.في الحالتين, لم ارسلهم الى المنزل ولا أعتقد أن هناك أي فجوة في عنايتهم.
Onların ikisini de evlerine göndermedim ve bakımlarında herhangi bir risk oluştuğunu düşünmüyorum.手当に落ち度があったとは思いません 一人は腎臓結石を疑いました
Onları taşa tutacak, kılıçlarıyla parçalayacaklar; oğullarını, kızlarını öldürecek, evlerini ateşe verecekler.In zbor ju bo pobijal s kamenjem in prebodel z meči; njiju sinove in hčere pomore in z ognjem požgo njih hiše.
Onları taşa tutacak, kılıçlarıyla parçalayacaklar; oğullarını, kızlarını öldürecek, evlerini ateşe verecekler.그 군대가 그들을 돌로 치며 칼로 죽이고 그 자녀도 죽이며 그 집들을 불사르리라
Onları taşa tutacak, kılıçlarıyla parçalayacaklar; oğullarını, kızlarını öldürecek, evlerini ateşe verecekler.ורגמו עליהן אבן קהל וברא אותהן בחרבותם בניהם ובנותיהם יהרגו ובתיהן באש ישרפו׃
Onları taşa tutacak, kılıçlarıyla parçalayacaklar; oğullarını, kızlarını öldürecek, evlerini ateşe verecekler.وترجمهما الجماعة بالحجارة ويقطّعونهما بسيوفهم ويذبحون ابناءهما وبناتهما ويحرقون بيوتهما بالنار.
Onları taşa tutacak, kılıçlarıyla parçalayacaklar; oğullarını, kızlarını öldürecek, evlerini ateşe verecekler.這 些 人 必 用 石 頭 打 死 他 們 、 用 刀 劍 殺 害 他 們 、 又 殺 戮 他 們 的 兒 女 、 用 火 焚 燒 他 們 的 房 屋
Onları taşa tutacak, kılıçlarıyla parçalayacaklar; oğullarını, kızlarını öldürecek, evlerini ateşe verecekler.這些 人 必 用石 頭 打死 他 們 、 用刀 劍殺害 他 們 、 又 殺戮 他 們 的 兒女 、 用 火焚 燒 他 們 的 房屋
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?Aby si to pojal a odviedol v jeho medze a keď rozumieš chodníkom, ktoré vedú k jeho domu?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?Abyś ją ująwszy odprowadził do granicy jej, ponieważ zrozumiewasz ścieszki do domu jej.
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?Chớ thì ngươi có thế dẫn nó lại vào địa giới nó sao? Có biết các đường lối của nhà nó ở chăng?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?Chớ thì ngươi có thế dẫn nó lại vào địa_giới nó sao ? Có biết các đường_lối của nhà nó ở chăng ?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?da bi ju pripeljal do njiju mej in da bi znal steze k njiju hiši?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?Dapatkah engkau menentukan batas antara gelap dan terang? atau menyuruh mereka pulang setelah datang
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?daß du mögest ergründen seine Grenze und merken den Pfad zu seinem Hause?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?että saattaisit sen alueellensa ja tuntisit polut sen majalle?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?Hogy visszavinnéd azt az õ határába, és hogy megismernéd lakása útjait.
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?네가 능히 그 지경으로 인도할 수 있느냐 그 집의 길을 아느냐
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?Kunt u haar grenzen bepalen of de plaats waar zij vandaan komt?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?para que las repliegues a su territorio y para que disciernas el camino a su morada
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?para que �s tragas aos seus limites, e para que saibas as veredas para a sua casa?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?perché tu le conduca al loro dominio o almeno tu sappia avviarle verso la loro casa
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?Peux-tu les saisir à leur limite, Et connaître les sentiers de leur habitation?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?Poţi să le urmăreşti pînă la hotarul lor, şi să cunoşti cărările locuinţei lor?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?så att du kan hämta dem ut till deras gräns och finna stigarna som leda till deras hus?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?så du kunde hente det frem til dets område, så du kjente stiene til dets hus?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?så du kunde hente det til dets Rige og bringe det hen på Vej til dets Bolig?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?Že bys je pojal v meze jeho, poněvadž bys srozumíval stezkám domu jeho?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?δια να συλλαβης αυτο εις το οριον αυτου και να γνωρισης τας τριβους της οικιας αυτου;
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?За да й заведеш до границата й, И да познаеш пътеките към дома й?
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?Ты, конечно, доходил до границ ее и знаешь стези к дому ее.
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?כי תקחנו אל גבולו וכי תבין נתיבות ביתו׃
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?حتى تاخذها الى تخومها وتعرف سبل بيتها.
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?你 能 帶 到 本 境 、 能 看 明 其 室 之 路 麼
Onları yerlerine götürebilir misin? Evlerinin yolunu biliyor musun?你 能 帶到 本 境 、 能看 明其室 之 路 麼
Onlar kır evlerinde ve Delhi'de, şehir merkezlerinde su sıkıntısı çekmiyorlar.Están allí arriba en sus bungalós y demás en Delhi, en las capitales. Se les suple abundante agua. Todo bien.
Onlar kır evlerinde ve Delhi'de, şehir merkezlerinde su sıkıntısı çekmiyorlar.그들이 수도인 델리에 있는 방갈로에 살고 있다고 하는 것입니다. 그들은 풍부한 물을 공급받습니다. 좋아요.
Onlar kır evlerinde ve Delhi'de, şehir merkezlerinde su sıkıntısı çekmiyorlar.Mają wody pod dostatkiem. Świetnie.
Onlar kır evlerinde ve Delhi'de, şehir merkezlerinde su sıkıntısı çekmiyorlar.Σε όλους παρέχεται άφθονο νερό. Κάτι που είναι σωστό.
Onlar kır evlerinde ve Delhi'de, şehir merkezlerinde su sıkıntısı çekmiyorlar.У них никогда нет недостатка воды. Всё отлично.
Onlar kır evlerinde ve Delhi'de, şehir merkezlerinde su sıkıntısı çekmiyorlar.יושבים בבקתות שלהם או מה שלא יהיה בדלהי, בעיר הבירה. מספקים להם המון מים. הכל בסדר.
Onlar kır evlerinde ve Delhi'de, şehir merkezlerinde su sıkıntısı çekmiyorlar.水に困っていないんです それは良いことですが しかし川の周辺地域では何百万もの
Örneğin, genç yetişkinlerin bağımsızlaşmaları ve kendi evlerine taşınmaları teşvik edilir.Esimerkiksi nuoria aikuisia kannustetaan itsenäistymään ja muuttamaan omaan kotiinsa.
Örneğin, genç yetişkinlerin bağımsızlaşmaları ve kendi evlerine taşınmaları teşvik edilir.Par exemple, on encourage les jeunes adultes à devenir indépendants et à emménager dans leur propre logement.
Örneğin, genç yetişkinlerin bağımsızlaşmaları ve kendi evlerine taşınmaları teşvik edilir.Por ejemplo, se anima a los adultos jóvenes a independizarse y mudarse a su propia casa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod