Örneğin, genç yetişkinlerin bağımsızlaşmaları ve kendi evlerine taşınmaları teşvik edilir.Till exempel uppmuntras unga vuxna att bli självständiga och flytta hemifrån.
Örneğin, genç yetişkinlerin bağımsızlaşmaları ve kendi evlerine taşınmaları teşvik edilir.Например, общество поощряет независимость молодежи и её стремление обзавестись отдельным от родителей жильём.
Örneğin, genç yetişkinlerin bağımsızlaşmaları ve kendi evlerine taşınmaları teşvik edilir.على سبيل المثال يُشجع الشباب البالغين على الاستقلالية والانتقال إلى مسكن خاص بهم.
Örneğin insanların evlerinin yakınlarına kamp kurarak veya gürültü yaparak aile huzurlarını bozamazsınız;häiritä kotirauhaa esimerkiksi leiriytymällä liian lähelle ihmisten asuntoja tai meluamalla;
Örneğin insanların evlerinin yakınlarına kamp kurarak veya gürültü yaparak aile huzurlarını bozamazsınız;por ejemplo, acampando demasiado cerca de la vivienda de otras personas o haciendo ruido.
Örneğin insanların evlerinin yakınlarına kamp kurarak veya gürültü yaparak aile huzurlarını bozamazsınız;störa hemfriden till exempel genom att slå läger alltför nära en bostad eller genom att föra oväsen
Örneğin insanların evlerinin yakınlarına kamp kurarak veya gürültü yaparak aile huzurlarını bozamazsınız;violer un domicile, par exemple en campant trop près des habitations ou en faisant du bruit
Örneğin insanların evlerinin yakınlarına kamp kurarak veya gürültü yaparak aile huzurlarını bozamazsınız;إزعاج الهدوء المنزلي على سبيل المثال بالتخييم على مسافة قريبة جداً من مساكن الناس أو بعمل الضجة.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Ça doit pouvoir s'utiliser dans nos maison, nos chambres, nos cuisines.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Den er kommet ind i folks hjem, ind i deres soveværelser, ind i deres køkkener.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Deve entrare nelle case della gente, nelle camere da letto, nelle cucine.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Ennek be kell jutnia az emberek házába, a hálószobákba, a konyhákba.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Es muss in die Häuser der Leute, in die Schlafzimmer, in die Küchen gelangen.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Je vindt het in huizen, in slaapkamers, in keukens.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.이 모기는 사람들의 집, 안방, 부엌에 들어와 있습니다.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Musíme ten nový prostředek dostat k lidem do domu, do jejich ložnic a kuchyní.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Musi się dostać do domów, do sypialni i kuchni.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Tem que ir dentro da casa das pessoas, dentro dos quartos, dentro das cozinhas.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Tiene que entrar en las casas de la gente, en sus habitaciones en las cocinas.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Tôi đã vào nhà của nhiều người, vào phòng ngủ, nhà bếp,
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Trebuie să ajungă în casele oamenilor, în dormitoare, în bucătării.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Він має бути всередині будинку, у спальні, на кухні.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Он будет использоваться внутри помещений — в спальне, на кухне.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.וזה אומר להיכנס לבתיהם של אנשים, לחדרי השינה, למטבחים.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.عليه أن يصل إلى بيوت الناس وإلى غرف نومهم وإلى المطابخ.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.台所に入り込んでくるのです ところで、蚊の生物学的な特徴が2つあります
Öyle bir durum olsa bile büyük ihtimalle insanlar evlerini yeniletiyorlardır.Jeśli cokolwiek, oni tylko remontowali domy.
Öyle bir durum olsa bile büyük ihtimalle insanlar evlerini yeniletiyorlardır.Když už, tak domy renovovali.
Öyle bir durum olsa bile büyük ihtimalle insanlar evlerini yeniletiyorlardır.Op zijn hoogst waren ze slecht huizen aan het renoveren.
Öyle bir durum olsa bile büyük ihtimalle insanlar evlerini yeniletiyorlardır.Se alguma coisa, eles eram apenas reformando casas.
Öyle bir durum olsa bile büyük ihtimalle insanlar evlerini yeniletiyorlardır.Y si fuera así, deben estar renovándolas.
Öyle bir durum olsa bile büyük ihtimalle insanlar evlerini yeniletiyorlardır.Αν κάτι γινόταν, αυτό ήταν ανακαινίσεις σπιτιών.
Öyle bir durum olsa bile büyük ihtimalle insanlar evlerini yeniletiyorlardır.В будь-якому разі, їх ремонтували.
Öyle bir durum olsa bile büyük ihtimalle insanlar evlerini yeniletiyorlardır.でもそれらは、真新しい家です。
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.패트리스와 패티는 그들의 집 주위에 있는 숲으로 사냥을 나가기 위해 몇일을 준비했습니다.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice dan Patee menghabiskan hari berburu di hutan di sekitar rumah mereka.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice en Patee gaan de meeste dagen jagen in de wouden waarbij ze wonen.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice e Patee vanno a caccia quasi ogni giorno nelle foreste vicine al loro villaggio.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice e Patee vão caçar, quase todos os dias, na floresta perto de casa.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice és Patee majdnem minden nap nekiindulnak vadászni a közeli erdőkbe.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice et Patee s'en vont presque tous les jours chasser dans la forêt autour de chez eux.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice i Patee spędzają większość dni na polowaniu w lesie wokół swoich domów.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice och Patee ger sig ut så gott som dagligen för att jaga där de bor.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice og Patee begynder de fleste dage med at gå ud og jage i skoven rundt om deres hjem.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice şi Patee pleacă la drum în majoritatea zilelor pentru a vâna în pădurile din jurul adăposturilor lor.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice und Patee gehen fast jeden Tag jagen in dem Wald rundum ihr Heim.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patrice y Patee regularmente van de cacería en el bosque cerca de sus hogares.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Patric và Patee dành cả ngày để đi săn trong khu rừng quanh nhà của họ
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Ο Πατρίς και ο Πατί περνούν τις περισσότερες μέρες κυνηγώντας στο δάσος γύρω από το σπίτι τους.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.Патрис и Пэти почти каждый день выходят на охоту в лес недалеко от своего дома.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.През повечето дни Патрис и Пати излизат на лов в гората около домовете си.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.פטריס ופטי יצאו רוב הימים לצוד ביערות מסביב לבתיהם.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.يقضي باتريس وباتي معظم أيام الأسبوع للخروج للصيد في الغابات وحول منازلهم.
Patrice ve Patee genelde günlerini evlerinin çevresindeki ormanda avlanarak geçiriyorlar.ほぼ毎日狩りに出かけます わなを仕掛け
Pine Ridge'deki evlerin yüzde 39'unda elektrik yok.39% das casas em Pine Ridge não têm eletricidade.
Pine Ridge'deki evlerin yüzde 39'unda elektrik yok.39 % des foyers de Pine Ridge n'ont pas l'électricité.
Pine Ridge'deki evlerin yüzde 39'unda elektrik yok.39% din casele din Pine Ridge nu au electricitate.
Pine Ridge'deki evlerin yüzde 39'unda elektrik yok.39% domácností v Pine Ridge nemá elektrinu.
Pine Ridge'deki evlerin yüzde 39'unda elektrik yok.파인리지의 39 퍼센트의 집들은 전기가 없습니다.
Pine Ridge'deki evlerin yüzde 39'unda elektrik yok.39 odstotkov domov na Pine Ridge-u nima elektrike.