Ana içeriğe geç
Sözlük

evlerin ile cümle

evlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Oldukça Londra evlerin aksine.Docela na rozdiel od našich domov v Londýne.
Oldukça Londra evlerin aksine.Docela na rozdíl od našich domů v Londýně.
Oldukça Londra evlerin aksine.Elég ellentétben a londoni házak.
Oldukça Londra evlerin aksine.Ganz im Gegensatz zu unseren London Häuser.
Oldukça Londra evlerin aksine.Heel anders dan onze Londen huizen.
Oldukça Londra evlerin aksine.Helt i modsætning til vores London huse.
Oldukça Londra evlerin aksine.Helt olik vår London hus.
Oldukça Londra evlerin aksine.Hoàn toàn không giống như các nhà London của chúng tôi.
Oldukça Londra evlerin aksine.확실히 우리가 런던 하우스와는 달리.
Oldukça Londra evlerin aksine.Precej razliko od naše hiše v Londonu.
Oldukça Londra evlerin aksine.Très différent de nos maisons à Londres.
Oldukça Londra evlerin aksine.Zupełnie inaczej niż nasze domy w Londynie.
Oldukça Londra evlerin aksine.Αρκετά σπίτια σε αντίθεση με το Λονδίνο μας.
Oldukça Londra evlerin aksine.Вполне в отличие от наших домов Лондона.
Oldukça Londra evlerin aksine.Доста за разлика от нашите къщи в Лондон.
Oldukça Londra evlerin aksine.Цілком на відміну від наших будинків Лондона.
Oldukça Londra evlerin aksine.تماما على عكس منازل لندن لدينا.
Oldukça Londra evlerin aksine.部屋の間のパーティションはflimsiest性質のものである。
Önceden insanlar, evlerine gelip onları bizzat davet etmeyenlerin düğününe gitmezlerdi..
Önceden insanlar, evlerine gelip onları bizzat davet etmeyenlerin düğününe gitmezlerdi.Wcześniej goście nie pojawiali się na weselach, jeśli nie zostali zaproszeni osobiście, odwiedzając ich domy.
Önceden insanlar, evlerine gelip onları bizzat davet etmeyenlerin düğününe gitmezlerdi.Раньше человек мог вообще не явиться на свадьбу, если его не пригласили лично, постучав в двери его дома.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Ei aleg să plece de acasă pentru a câștiga bani, pentru a învăța noi îndeletniciri și ca să vadă lumea.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Eligen dejar sus hogares para ganar dinero, para aprender nuevas habilidades y ver el mundo.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Họ chọn rời khỏi nhà mình để kiếm tiền, để học những kỹ năng mới, và để nhìn ra thế giới.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.그들은 돈을 벌고, 새로운 기술을 배우고, 세상을 경험하기 위해서 고향을 떠나는 것입니다.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Odločijo se zapustiti domove, da bi zaslužili, se izučili novih spretnosti in videli svet.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Opuścili domy dla zarobku, by nauczyć się nowych rzeczy i zobaczyć świat.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Ze willen hun thuis verlaten om geld te verdienen, om nieuwe vaardigheden te leren en de wereld te zien.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Вони вирішують покинути домівку для того, щоб заробляти гроші, опанувати нові навички і побачити світ.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Они решили покинуть свои дома, чтобы заработать деньги, чтобы получить новые навыки, и чтобы увидеть мир.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.Те избират да напуснат домовете си, за да спечелят пари, за да придобият нови умения и да видят света.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.הם בוחרים לעזוב את בתיהם כדי להרוויח כסף, ללמוד מקצועות חדשים, ולראות את העולם.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.اختاروا مغادرة منازلهم من أجل كسب المال، لتعلم مهارات جديدة، ورؤية العالم.
Onlar evlerini, para kazanmak için,yeni beceriler edinebilmek için ve dünyayı görebilmek için terkediyorlar.視野を広めるために 望んで故郷を離れるのです グローバリゼーションの是非を論じる上で
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››A jestli ich domov prepustím hladných, poomdlievajú na ceste, lebo niektorí z nich prišli zďaleka.
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››A jeźli je rozpuszczę głodne do domów ich, pomdleją na drodze; albowiem niektórzy z nich z daleka przyszli.
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››A rozpustím-li je lačné do domů jejich, zhynou na cestě; nebo někteří z nich zdaleka přišli.
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››És ha éhen bocsátom haza õket, kidõlnek az úton; mert némelyek õ közülök messzünnen jöttek.
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››in če jih pustim lačne na njih dom, obnemorejo na poti; in nekateri od njih so prišli od daleč.
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››만일 내가 저희를 굶겨 집으로 보내면 길에서 기진하리라 그 중에는 멀리서 온 사람도 있느니라
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››Nếu ta truyền cho nhịn đói trở về nơi họ ở, dọc đàng chắc sẽ kém sức, vì có mấy người đã đến từ nơi xa.
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››Nếu ta truyền cho nhịn_đói trở_về nơi họ ở , dọc đàng chắc sẽ kém sức , vì có mấy người đã đến từ nơi xa .
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››Og dersom jeg lader dem gå fastende hjem, ville de vansmægte på Vejen, og nogle af dem ere komne langvejsfra."
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››og lar jeg dem fare fastende hjem, vil de vansmekte på veien; nogen av dem er jo kommet langveisfra.
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››Se eu os mandar em jejum para suas casas, desfalecerão no caminho; e alguns deles vieram de longe.
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››Se li rimando digiuni alle proprie case, verranno meno per via; e alcuni di loro vengono di lontano»
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››Si les despido a sus casas en ayunas, se desmayarán en el camino; y algunos de ellos han venido de lejos
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››А коли відпущу їх голодних до домівок їх, помлїють в дорозі; деякі бо з них здалека поприходили.
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››Если неевшими отпущу их в домы их, ослабеют в дороге, ибо некоторые из них пришли издалека.
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››Жално Ми е за народа, защото три дни вече седят при Мене, и нямат що да ядат;
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››והיה בשלחי אותם רעבים לבתיהם יתעלפו בדרך כי יש מהם אשר באו ממרחק׃
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››وان صرفتهم الى بيوتهم صائمين يخورون في الطريق. لان قوما منهم جاءوا من بعيد.
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››我 若 打 發 他 們 餓 著 回 家 、 就 必 在 路 上 困 乏 . 因 為 其 中 有 從 遠 處 來 的
Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.››我 若 打發 他 們餓 著 回家 、 就 必 在 路上 困乏 . 因為 其中 有 從遠處 來的
Onları can evlerinden vurdular.Hanno colpito la cosa pių sacra.
Onları can evlerinden vurdular.Udeřili na nejposvátnější místo.
Onları can evlerinden vurdular.Udreli na najposvätnejšie miesto.
Onları can evlerinden vurdular.Zij konden dat geluk niet verdragen.
Onları can evlerinden vurdular.Удариха по най-святото!
Onları hasta olmamaları için evlerinden dışarı çıkaran... Bu kendi başlarına temizledikleri.Trabajando con los residentes, sacándolos de sus casas, para que no enfermaran.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod