Mekska caddelerini bir düşünün: şiddetten dolayı güvenli değiller, bu nedenle insanlar evlerinden çıkmıyor.Gondoljunk csak a mexikói utcákra: az erőszak miatt nem biztonságosak, így az emberek otthon maradnak.
Mekska caddelerini bir düşünün: şiddetten dolayı güvenli değiller, bu nedenle insanlar evlerinden çıkmıyor.Hãy nghĩ đến đường phố ở Mexico: Chúng không an toàn vì luôn có bạo lực, vì thế mọi người đều ở trong nhà.
Mekska caddelerini bir düşünün: şiddetten dolayı güvenli değiller, bu nedenle insanlar evlerinden çıkmıyor.멕시코의 거리들을 생각해 봅시다. 폭력으로 매우 위험하기 때문에 사람들은 집에 머물죠.
Mekska caddelerini bir düşünün: şiddetten dolayı güvenli değiller, bu nedenle insanlar evlerinden çıkmıyor.Podívejte se na mexické ulice: jsou nebezpečné kvůli násilí, tudíž lidé zůstávají doma.
Mekska caddelerini bir düşünün: şiddetten dolayı güvenli değiller, bu nedenle insanlar evlerinden çıkmıyor.Problémom je, predstavme si Mexické ulice, tie sú nebezpečné kvôli násilnostiam. Takže ľudia zostávajú doma.
Mekska caddelerini bir düşünün: şiddetten dolayı güvenli değiller, bu nedenle insanlar evlerinden çıkmıyor.Rozważmy teraz meksykańskie ulice: są niebezpieczne z powodu przemocy, więc ludzie pozostają w domu.
Mekska caddelerini bir düşünün: şiddetten dolayı güvenli değiller, bu nedenle insanlar evlerinden çıkmıyor.Tænk på mexicanske gader: De er usikre på grund af vold, så folk bliver hjemme.
Mekska caddelerini bir düşünün: şiddetten dolayı güvenli değiller, bu nedenle insanlar evlerinden çıkmıyor.Нека да вземем улиците на Мексико: те са опасни заради насилието и хората си седят вкъщи.
Mekska caddelerini bir düşünün: şiddetten dolayı güvenli değiller, bu nedenle insanlar evlerinden çıkmıyor.Представим себе улицы Мексики: они небезопасны из-за насилия, поэтому люди предпочитают оставаться дома.
Mekska caddelerini bir düşünün: şiddetten dolayı güvenli değiller, bu nedenle insanlar evlerinden çıkmıyor.Уявімо собі вулиці Мексики: вони небезпечні через насильство, тому люди воліють залишатися вдома.
Mekska caddelerini bir düşünün: şiddetten dolayı güvenli değiller, bu nedenle insanlar evlerinden çıkmıyor.פחד. בואו נחשוב על רחובות מקסיקו: הם אינם בטוחים בגלל האלימות
Mekska caddelerini bir düşünün: şiddetten dolayı güvenli değiller, bu nedenle insanlar evlerinden çıkmıyor.دعونا نفكر قليلاً فيما يخص الشوارع المكسيكية انها غير آمنة بسبب العنف الناس تبقى في منازلها
Mekska caddelerini bir düşünün: şiddetten dolayı güvenli değiller, bu nedenle insanlar evlerinden çıkmıyor.暴力のために安全性をなくし 人々は屋内に引きこもってしまいました。 市街はそれでより安全、それともさらに危険となるのでしょうか。
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.Chúng tôi đến sống đối diện Michael và John Whitney.
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.E andammo a stare di fronte a Michael e John Whitney.
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.I wprowadziliśmy się na przeciwko Michaela i Johna Whitney'ów.
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.그 뒤 우린 마이클과 존위트니네집 맞은편으로 이사를 갔어요.
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.Michael és John Whitneyvel szemben laktunk.
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.Ne-am mutat vizavi de Michael şi John Whitney.
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.On a emmenagé en face des Michael et John Whitney.
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.We woonden toen in de straat van Michael en John Whitney.
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.Wir zogen gegenüber von Michael and John Whitney ein.
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.Y nos mudamos enfrente de Michael y John Whitney.
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.Мы переехали в дом напротив Майкла и Джона Уитни.
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.Преместихме се на улицата срещу Майкъл и Джон Уитни.
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.ועברנו לגור מול מייקל וג'ון וויטני.
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.وكنا قد انتقلنا الى منزل يقع على بعد شارع من منزل " ميشيل وجون ويتني "
Michael ve John Whitney'nin evlerinin karşısına taşındık.僕と同じ年頃の兄弟だ
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.يسرعون كعصفور من مصر وكحمامة من ارض اشور فأسكنهم في بيوتهم يقول الرب.
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.A mówiąc przez proroków widzenia wiele pokazywać będę, a przez proroków podobieństwa podawać będę.
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.저희가 애굽에서부터 새같이 앗수르에서부터 비둘기같이 떨며 오리니 내가 저희로 각 집에 머물게 하리라 나 여호와의 말이니라
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.встрепенутся из Египта, как птицы, и из земли Ассирийской, как голуби, и вселю их в домы их, говорит Господь.
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.יחרדו כצפור ממצרים וכיונה מארץ אשור והושבתים על בתיהם נאם יהוה׃
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.他 們 必 如 雀 鳥 從 埃 及 急 速 而 來 、 又 如 鴿 子 從 亞 述 地 來 到 . 我 必 使 他 們 住 自 己 的 房 屋 、 這 是 耶 和 華 說 的
Mısırdan kuşlar gibi, Asurdan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları›› Diyor RAB.他 們必 如 雀鳥從 埃及 急速 而 來 、 又 如 鴿子從亞 述地 來到 . 我 必 使 他 們住 自己 的 房屋 、 這是 耶和華 說的
Neden bizim çocuklarımız böyle haksız yere evlerinin önünde öldürülüyorlar?Dlaczego nasze dzieci są zabijane przed swoimi domami?
Neden bizim çocuklarımız böyle haksız yere evlerinin önünde öldürülüyorlar?Mengapa anak-anak kami dibunuh dengan keterlaluan di depan rumah mereka sendiri?
Neden bizim çocuklarımız böyle haksız yere evlerinin önünde öldürülüyorlar?Perché i nostri bambini vengono uccisi ingiustamente davanti alle loro case?
Neden bizim çocuklarımız böyle haksız yere evlerinin önünde öldürülüyorlar?Pourquoi nos enfants sont impunément tués devant leurs maisons même?
Neden bizim çocuklarımız böyle haksız yere evlerinin önünde öldürülüyorlar?Varför blir våra barn obefogat dödade framför sina hem?
Neden bizim çocuklarımız böyle haksız yere evlerinin önünde öldürülüyorlar?Waarom wordt onze kinderen onnodig gedood voor hun huis?
Neden bizim çocuklarımız böyle haksız yere evlerinin önünde öldürülüyorlar?Warum werden unsere Kinder ohne Anlass vor ihren Häusern getötet?
Neden bizim çocuklarımız böyle haksız yere evlerinin önünde öldürülüyorlar?Zakaj naše otroke neupravičeno ubijajo pred lastnimi domovi?
Neden bizim çocuklarımız böyle haksız yere evlerinin önünde öldürülüyorlar?يُقتَل أطفالنا أمام بيوتنا بدون أي وجه حق!
Neden onları hemen yarın sabah evlerine getirmiyorsunuz?" [Alkış]De ce nu-i aduceți acasă mâine dimineață? " (Aplauze)
Neden onları hemen yarın sabah evlerine getirmiyorsunuz?"Perché non li riporti semplicemente a casa domani mattina? "
Neden onları hemen yarın sabah evlerine getirmiyorsunuz?"¿Por qué no sólo los trae mañana en la mañana?
Neden onları hemen yarın sabah evlerine getirmiyorsunuz?"Pourquoi ne les rapatriez-vous pas demain matin?"
Neden onları hemen yarın sabah evlerine getirmiyorsunuz?"Prečo ich proste neprinesiete domov hneď zajtra ráno?"
Neden onları hemen yarın sabah evlerine getirmiyorsunuz?"Warum bringen Sie sie nicht einfach morgen früh nach Hause?"
Neden onları hemen yarın sabah evlerine getirmiyorsunuz?"Γιατί δεν τους φέρνετε σπίτι αύριο το πρωί?
Oğulları sırayla evlerinde şölen verir, birlikte yiyip içmek için üç kızkardeşlerini de çağırırlardı.그 아들들이 자기 생일이면 각각 자기의 집에서 잔치를 베풀고 그 누이 셋도 청하여 함께 먹고 마시므로
Oğulları sırayla evlerinde şölen verir, birlikte yiyip içmek için üç kızkardeşlerini de çağırırlardı.והלכו בניו ועשו משתה בית איש יומו ושלחו וקראו לשלשת אחיתיהם לאכל ולשתות עמהם׃
Oğulları sırayla evlerinde şölen verir, birlikte yiyip içmek için üç kızkardeşlerini de çağırırlardı.وكان بنوه يذهبون ويعملون وليمة في بيت كل واحد منهم في يومه ويرسلون ويستدعون اخواتهم الثلاث ليأكلن ويشربن معهم.
Oğulları sırayla evlerinde şölen verir, birlikte yiyip içmek için üç kızkardeşlerini de çağırırlardı.他 的 兒 子 、 按 著 日 子 、 各 在 自 己 家 裡 設 擺 筵 宴 、 就 打 發 人 去 、 請 了 他 們 的 三 個 姐 妹 來 、 與 他 們 一 同 喫 喝
Oğulları sırayla evlerinde şölen verir, birlikte yiyip içmek için üç kızkardeşlerini de çağırırlardı.他 的 兒子 、 按 著 日子 、 各 在 自己 家裡 設擺 筵宴 、 就 打 發人去 、 請 了 他 們 的 三 個 姐妹 來 、 與 他 們一同 喫喝
Oldukça Londra evlerin aksine.Aivan toisin kuin meidän Lontoon taloja.
Oldukça Londra evlerin aksine.Ben diverso le nostre case di Londra.
Oldukça Londra evlerin aksine.Cukup tidak seperti rumah kami di London.
Oldukça Londra evlerin aksine.Destul de spre deosebire de casele noastre Londra.