İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.Quân Giu-đa bèn chạy trốn, mỗi người về trại mình.
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.Quân_Giu - đa bèn chạy trốn , mỗi người về trại mình .
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.Quân Giu-đa bị quân Y-sơ-ra-ên đánh đuổi, bèn chạy trốn, ai về trại nấy.
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.Quân_Giu - đa bị quân Y-sơ-ra-ên đánh_đuổi , bèn chạy trốn , ai về trại nấy .
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.Tentara Yehuda dikalahkan dan semua prajuritnya lari pulang ke rumahnya masing-masing
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.Και εκτυπηθη ο Ιουδας εμπροσθεν του Ισραηλ και εφυγον εκαστος εις τας σκηνας αυτου.
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.Και εκτυπηθη ο Ιουδας εμπροσθεν του Ισραηλ, και εφυγον εκαστος εις τας σκηνας αυτου.
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.И были разбиты Иудеи Израильтянами, и разбежались каждый в шатер свой.
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.И разбиты были Иудеи Израильтянами, и разбежались по шатрам своим.
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.И Юда биде поразен пред Израиля; и побягнаха всеки в шатъра си.
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.וינגף יהודה לפני ישראל וינסו איש לאהלו׃
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.וינגף יהודה לפני ישראל וינסו איש לאהליו׃
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.فانهزم يهوذا امام اسرائيل وهربوا كل واحد الى خيمته.
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.猶 大 人 敗 在 以 色 列 人 面 前 、 各 自 逃 回 家 裡 去 了
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.猶 大 人 敗 在 以 色 列 人 面 前 . 各 自 逃 回 家 裡 去 了
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.猶大人 敗 在 以色列人 面前 、 各自 逃回 家裡 去了
İsraillilerin önünde bozguna uğrayan Yahudalılar evlerine kaçtı.猶大人 敗 在 以色列人 面前 . 各自 逃回 家裡 去了
İstilacı yabancı türler genellikle yeni evlerini yüksek bir finansal maliyetle tehdit etmektedir.De indtrængende fremmede arter afføder ofte store omkostninger i deres nye hjemlande.
İstilacı yabancı türler genellikle yeni evlerini yüksek bir finansal maliyetle tehdit etmektedir.Invasive gebietsfremde Arten fordern in ihrer neuen Heimat häufig einen hohen finanziellen Tribut.
İstilacı yabancı türler genellikle yeni evlerini yüksek bir finansal maliyetle tehdit etmektedir.Invazivne tuje vrste pogosto povzročajo visoke finančne stroške v svojih novih domovih. Tuj plevel
İstilacı yabancı türler genellikle yeni evlerini yüksek bir finansal maliyetle tehdit etmektedir.Invazivní cizokrajné druhy často ve svých nových domovech způsobují vysoké hospodářské újmy. Cizokrajný
İstilacı yabancı türler genellikle yeni evlerini yüksek bir finansal maliyetle tehdit etmektedir. YabancıDen är mer aggressiv än den inhemska svarta snigeln och äter andra, fredligare snigelarter.
İstilacı yabancı türler genellikle yeni evlerini yüksek bir finansal maliyetle tehdit etmektedir. YabancıInvázne nepôvodné druhy často kladú vysoké finančné nároky na svoje nové domovy.
İstilacı yabancı türler genellikle yeni evlerini yüksek bir finansal maliyetle tehdit etmektedir. YabancıInwazyjne gatunki obce często narażają swój nowy dom na znaczne koszty finansowe.
İstilacı yabancı türler genellikle yeni evlerini yüksek bir finansal maliyetle tehdit etmektedir. YabancıLas especies exóticas invasoras suponen a menudo un elevado coste económico para sus nuevos hogares.
İstilacı yabancı türler genellikle yeni evlerini yüksek bir finansal maliyetle tehdit etmektedir. YabancıUitheemse plaagsoorten brengen vaak hoge financiële kosten met zich mee voor hun nieuwe thuis.
İstilacı yabancı türler genellikle yeni evlerini yüksek bir finansal maliyetle tehdit etmektedir. YabancıVieraat tulokaslajit aiheuttavat usein suuria taloudellisia kustannuksia uusissa kotimaissaan.
İstilacı yabancı türler genellikle yeni evlerini yüksek bir finansal maliyetle tehdit etmektedir. YabancıΠερίπου 10.000 αλλόχθονα είδη έχουν καταγραφεί στην Ευρώπη.
İstilacı yabancı türler genellikle yeni evlerini yüksek bir finansal maliyetle tehdit etmektedir. YabancıЧуждоземните видове са започнали да завземат нови територии, откакто
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Agora sei o que vou fazer, para que, quando for desapossado da mordomia, me recebam em suas casas.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Ich weiß wohl, was ich tun will, wenn ich nun von dem Amt gesetzt werde, daß sie mich in ihre Häuser nehmen.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›내가 할 일을 알았도다 이렇게 하면 직분을 빼앗긴 후에 저희가 나를 자기 집으로 영접하리라 하고
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Minä tiedän, mitä teen, että ottaisivat minut taloihinsa, kun minut pannaan pois huoneenhallituksesta.`
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Nu vet jeg hvad jeg vil gjøre, forat de skal ta imot mig i sine hus når jeg blir avsatt fra husholdningen.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Ştiu ce am să fac, pentruca, atunci cînd voi fi scos din isprăvnicie, ei să mă primească în casele lor.`
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Ta biết điều ta sẽ làm, để khi bị cách chức, có kẻ tiếp rước ta về nhà.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Ta biết_điều ta sẽ làm , để khi bị cách_chức , có kẻ tiếp_rước ta về nhà .
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Tudom mit tegyek, hogy mikor a sáfárságtól megfosztatom, befogadjanak engem házaikba.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Vem, kaj bom storil, da me sprejmo v hiše svoje, kadar bom odstavljen od oskrbništva.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Viem, čo urobím, aby ma, keď budem odstránený zo správy, prijali do svojich domov.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Vím, co učiním, aby, když budu zbaven vladařství, přijali mne do svých domů.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Wiem, co uczynię, że gdy będę złożony z szafarstwa, przyjmą mię do domów swoich.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›¡Ya sé lo que haré para que cuando sea destituido de la mayordomía, me reciban en sus casas!
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›ενοησα τι πρεπει να καμω, δια να με δεχθωσιν εις τους οικους αυτων, οταν αποβληθω της οικονομιας.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›знаю, что сделать, чтобы приняли меня в домы свои, когда отставлен буду от управления домом.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Знаю, що зроблю, щоб, як відставлений буду від приставнищтва, прийняли мене в господи свої.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›ידעתי מה אעשה למען יאספוני אל בתיהם בעת אוסר מפקדתי׃
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›قد علمت ماذا افعل حتى اذا عزلت عن الوكالة يقبلوني في بيوتهم.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›我 知 道 怎 麼 行 、 好 叫 人 在 我 不 作 管 家 之 後 、 接 我 到 他 們 家 裡 去
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›我 知道 怎 麼行 、 好 叫人 在 我 不 作 管家 之後 、 接 我 到 他 們家裡去
Karadağ Vatandaşları Yabancı Savaşlarda Savaştıktan Sonra Evlerine Döndüklerinde Ne oluyor?Co czeka obywateli Czarnogóry po powrocie do kraju po walkach na zagranicznych frontach?
Karadağ Vatandaşları Yabancı Savaşlarda Savaştıktan Sonra Evlerine Döndüklerinde Ne oluyor?Cosa succede ai 'foreign fighter' montenegrini che rientrano in patria?
Karadağ Vatandaşları Yabancı Savaşlarda Savaştıktan Sonra Evlerine Döndüklerinde Ne oluyor?O que acontece aos montenegrinos retornando para casa após lutarem no exterior?
Karadağ Vatandaşları Yabancı Savaşlarda Savaştıktan Sonra Evlerine Döndüklerinde Ne oluyor?¿Qué sucede cuando los montenegrinos regresan a casa tras luchar en guerras extranjeras?
Karadağ Vatandaşları Yabancı Savaşlarda Savaştıktan Sonra Evlerine Döndüklerinde Ne oluyor?Rentrer au Monténégro après avoir combattu dans des guerres étrangères
Karadağ Vatandaşları Yabancı Savaşlarda Savaştıktan Sonra Evlerine Döndüklerinde Ne oluyor?Что ждет граждан Черногории, вернувшихся домой после участия в войнах за рубежом?
Karadağ Vatandaşları Yabancı Savaşlarda Savaştıktan Sonra Evlerine Döndüklerinde Ne oluyor?ماذا حدث حين عاد مواطنو الجبل الأسود بعد القتال فى حروب أجنبية؟
Karısı Yeni Zelanda'daki evlerinde, ilk bebeklerine 7 aylık hamileydi.뉴질랜드에는 그의 아내와 7개월이면 곧 태어날 그들의 첫번째 아기가 있었습니다.
Karısı Yeni Zelanda'daki evlerinde, ilk bebeklerine 7 aylık hamileydi.Jego żona była w domu w Nowej Zelandii. Była w siódmym miesiącu ciąży z ich pierwszym dzieckiem.
Karısı Yeni Zelanda'daki evlerinde, ilk bebeklerine 7 aylık hamileydi.Jeho žena bola doma na Novom Zélande, v siedmom mesiaci tehotenstva s ich prvým dieťaťom.