Belediyenin ve özel şirketlerin hizmet evlerinin fiyatlarını karşılaştırmanızda yarar vardır.المملوكة من قبل البلدية والتي تقع تحت ملكيةٍ خاصة.
Benim anladığım kadarıyla, Klu Klux Klan, Omaha'daki evlerinden birini yakmış.음, 나의 이해에 Kkk 단 오마하에서 그들의 가정 중 하나를 태워
Benim anladığım kadarıyla, Klu Klux Klan, Omaha'daki evlerinden birini yakmış.Λοιπόν, απ΄όσο καταλαβαίνω, η Κου Κλουξ Κλαν κατέκαψε ένα από τα σπίτια τους στην Όμαχα
Benim anladığım kadarıyla, Klu Klux Klan, Omaha'daki evlerinden birini yakmış.حسناً، حسب فهمي، جمعية الكو كلوكس أحرقت إحدى البيوت في أوماها
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.Am acceptat să lucrez cu el numai dacă promiteau că va sta în casă şi nu îl vor duce deloc afară.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.Csak úgy vállaltam el, hogy megígérik, hogy ki nem teszi a kutya a lábát a házból,
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.Ho accettato di lavorare con lui solo perché mi hanno promesso di tenerlo in casa e non portarlo mai fuori.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.J'ai accepté de travailler avec lui avec la promesse qu'il resterait à l'intérieur, qu'il ne sortirait pas.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.저는 개를 집 안에서 키우고 절대로 밖에 내보내지 않겠다는 약속을 해야만 개를 훈련시키겠다고 말했습니다.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.Só concordei trabalhar com ele se prometessem que o mantinham dentro de casa e nunca o levavam para fora.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.Zgodziłem się z nim pracować pod warunkiem, że pozostanie w domu i nigdy nie będą go zabierali na zewnątrz.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.Съгласих се да работя с него само при условие, че ще обещаят да стои в къщата им и никога не го извеждат наън.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.והסכמתי לעבוד איתו רק בתנאי שהם יבטיחו שהוא לא יוצא מהבית, ואכן הם לא הוציאו אותו.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.ووافقت فقط للعمل إذا وعدوا بإبقائه في منزلهم، وألا يأخذوه للخارج.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.調教する事を引き受けました。 この犬は後に安楽死させられました。
Binlerce aile çapraz ateş altında kalmamak için evlerinden kaçtı.Des milliers de familles ont fui leurs foyers pour ne pas être prises dans les tirs croisés.
Binlerce aile çapraz ateş altında kalmamak için evlerinden kaçtı.Miles de familias han huido de sus hogares para evitar quedar atrapadas en el fuego cruzado.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.A když jsme se vespolek rozžehnali, vstoupili jsme na lodí, a oni se vrátili domů.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.A keď sme sa spolu rozlúčili, vošli sme do lode, a oni sa vrátili domov.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Apoi ne-am luat ziua bună unii dela alţii, şi noi ne-am suit în corabie iar ei s'au întors acasă.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.A pożegnawszy się jedni z drugimi, wstąpiliśmy w okręt, a oni się wrócili do domu.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.e despedindo-nos uns dos outros, embarcamos, e eles voltaram para casa.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.És egymástól elbúcsúzván, beülénk a hajóba, azok pedig megtérének az övéikhez.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.gingen wij aan boord van het schip en keerden zij terug naar huis.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.In ko smo se poslovili drug od drugega, smo stopili na ladjo, a oni so se vrnili domov.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.ja sanottuamme jäähyväiset toisillemme astuimme laivaan, ja he palasivat kotiinsa.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.서로 작별한 후 우리는 배에 오르고 저희는 집으로 돌아가니라
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.noi salimmo sulla nave ed essi tornarono alle loro case
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Nos despedimos los unos de los otros y subimos al barco, y ellos volvieron a sus casas
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.och togo sedan avsked av varandra. Därefter stego vi ombord på skeppet, och de andra vände tillbaka hem igen.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Puis, ayant pris congé les uns des autres, nous montâmes sur le navire, et ils retournèrent chez eux.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.rồi từ giã nhau. Ðoạn, chúng ta xuống tàu; môn đồ trở về nhà.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.rồi từ_giã nhau . Ðoạn , chúng_ta xuống tàu ; môn_đồ trở_về nhà .
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.så bød vi hverandre farvel, og vi gikk ombord på skibet; men de vendte tilbake til sitt.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Setelah itu kami bersalam-salaman, lalu kami naik ke kapal dan mereka pun pulang ke rumah
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.toge vi Afsked med hverandre; og vi gik om Bord i Skibet, men de vendte tilbage til deres Hjem.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Und als wir einander gesegnet, traten wir ins Schiff; jene aber wandten sich wieder zu dem Ihren.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.και ασπασθεντες αλληλους επεβημεν εις το πλοιον, εκεινοι δε υπεστρεψαν εις τα ιδια.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.И ние, като отплувахме от Тир, стигнахме в Птолемаида, дето поздравихме братята и преседяхме у тях един ден.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.И, простившись друг с другом, мы вошли вкорабль, а они возвратились домой.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.і, попрощавшись один з одним, увійшли в корабель, вони ж вернулись до дому.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.ונברך איש את רעהו ונעל אל האניה והמה שבו איש לביתו׃
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.ولما ودعنا بعضنا بعضا صعدنا الى السفينة. واما هم فرجعوا الى خاصتهم
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.我 們 上 了 船 、 他 們 就 回 家 去 了
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.我 們 上 了 船 、 他 們 就 回家 去了
Bir çok kişi oylarının sayıldığından emin evlerine giderler çünkü seçim sisteminin doğru işlediğine inanırlar.대부분 사람들은 집으로 향할 것입니다. 자신들의 표가 계수되리라는 확신을 가지고 말입니다. 선거 시스템이 제대로
Bir çok kişi oylarının sayıldığından emin evlerine giderler çünkü seçim sisteminin doğru işlediğine inanırlar.רוב האנשים הולכים הביתה ובטוחים שהקול שלהם נספר, בגלל שהם סומכים על כך
Bir çok kişi oylarının sayıldığından emin evlerine giderler çünkü seçim sisteminin doğru işlediğine inanırlar.وسيذهب معظم الناس لمنازلهم متأكدين بأن أصواتهم قد تم حسبها، لأنهم يثقون
Bir çok kişi oylarının sayıldığından emin evlerine giderler çünkü seçim sisteminin doğru işlediğine inanırlar.選挙システムはきちんと働いていると 信じているので 自分の用紙が 集計されることに疑念はありません
Biz kızları evlerine bırakana kadar öyleydi.Non piu' stretto dopo che abbiamo scaricato le ragazze.
Biz kızları evlerine bırakana kadar öyleydi.Pas après avoir déposé les filles chez elles.
Biz kızları evlerine bırakana kadar öyleydi.Όχι αφού αποκοιμίσαμε τα κορίτσια.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Así que ahora, sólo están - lo que sea. Lo están enterrando en sus patios traseros. Ahorros
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.A więc, teraz oni po prostu - cokolwiek. Oni chowają to z tyłu domu.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Così proprio ora, ognuno di loro li sta seppellendo nel proprio cortile, ammucchiandoli lì, vero?
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Donc maintenant, ils sont juste - quoi que ce soit. Ils vont le cacher dans leurs matelas.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Řekněme, že tihle lidé zakopávají své úspory na dvorku.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Şi, chiar acum, ce fac cu ele? Le îngroapă undeva în curtea lor.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Vì vậy, ngay bây giờ, họ chỉ - bất cứ điều gì. Họ đang chôn nó trong sân sau của họ.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Сега не им пука много за инвестиране.