Ana içeriğe geç
Sözlük

evlerin ile cümle

evlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
ABD'deki evlerin güç tüketimine oranlayacak olursanız, 1200 ev gibi bir rakam elde edersiniz.Con số đó là 1200 hộ gia đình ở Mỹ
ABD'deki evlerin güç tüketimine oranlayacak olursanız, 1200 ev gibi bir rakam elde edersiniz.בהם המחשב הזה משתמש לכמות בתי אב בארה"ב, נקבל 1,200 בתי אב,
ABD'deki evlerin güç tüketimine oranlayacak olursanız, 1200 ev gibi bir rakam elde edersiniz.التي يستخدمها هذا الكمبيوتر بما تستهلكه الأسر في الولايات المتحدة ، تحصل على 1،200 أسرة في الولايات المتحدة ،
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.A los padres les encanta, porque cuando encienden la laptop, es la fuente de luz más brillante de la casa.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Cha mẹ chúng thích lắm, vì khi họ mở máy tính xách tay lên, họ có nguồn ánh sáng rõ nhất trong ngôi nhà.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.De ouders vinden het geweldig, want als ze de laptop openklappen is hij de helderste lichtbron in huis.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Die Eltern lieben das, denn wenn die sie die Laptops öffnen, dann bilden sie die hellste Lichtquelle im Haus.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.I genitori adorano il computer perché quando lo aprono è la fonte di luce più forte in casa.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.부모들도 이걸 좋아하는데, 아이들이 노트북을 켜는 게 집안에 가장 밝은 조명이기 때문입니다.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Părinţii îl iubesc, pentru că atunci când deschid laptop-urile,
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Rodzice cieszą się, bo laptop pięknie oświetla im dom.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Родителите я обожават, защото когато те отворят лаптопите, това е най- ярката светлина в къщата.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Родителям это нравится, потому что мониторы ноутбуков — самый яркий источник света в доме.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.ההורים אוהבים את זה, מפני שהם פותחים את הלפטופים, זה מקור האור החזק ביותר בבית.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.والآباء يحبون هذا، لأنهم حينما يشغلون الحواسيب المحمولة، إنها أسطع مصدر للضوء في المنزل.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.家で一番明るい照明だからです 比喩と事実が混ざったような話ですね
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.A családját kirakták a bérelt lakásból, és a szociális rendszer azzal fenyegette, hogy elveszik a gyerekeit.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Expulsaron a su familia de su hogar y Bienestar Social amenazaba con quitarle a sus hijos.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Familia lui a fost dată afară din apartament, iar sistemul de asistență socială amenința să-i ia copiii.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Gia đình anh bị đuổi khỏi căn hộ, và Hệ thống phúc lợi xã hội đang đe doạ giành quyền nuôi dưỡng các đứa trẻ.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Han familie blev sparket ud af deres lejlighed, og velfærdssystemet truede med at tage hans børn fra ham.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Jego rodzinę wyrzucono z mieszkania, a system opieki społecznej groził odebraniem dzieci.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.그의 가족은 아파트에서 쫓겨나고, 복지국에서는 아이들을 부모로부터 떼어내려고 위협했습니다.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Rodinu vykopli z ich bytu, a úrady sa im vyhrážali, že mu zoberú jeho deti.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Rodinu vykopli z jejich bytu a úřad na ochranu dětí vyhrožoval odebráním jejich dětí.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Sa famille a été expulsée de leur appartement, et l'assistance sociale menaçait de prendre ses enfants.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Seine Familie wurde aus ihrer Wohnung geworfen und das Sozialsystem drohte damit, die Kinder wegzunehmen.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Zijn familie werd uit hun appartement gezet, en de jeugdzorg dreigde met het weghalen van de kinderen.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Έδιωξαν την οικογένειά του από το διαμέρισμά τους, και το σύστημα πρόνοιας απειλούσε να του πάρει τα παιδιά.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Семейството му било изгонено от апартамента им и системата за социална защита заплашвала да отнеме децата му.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Семью выселили из квартиры, и система социального обеспечения грозилась отнять у него детей.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.ומכדי שיוכל לדאוג למשפחתו. לכן הוא החל למכור מריחואנה. הוא נעצר בפשיטת סמים של המשטרה.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.وتم طرد عائلته من شقتهم وكان نظام الرعاية الاجتماعية يهدد بأخذ اطفاله
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.福祉行政は子を親から 引き離そうとしました 一般的な手続きに基づけば
Ama bu evlerin içinde yaşadığımız bizim şehirler bilinen değilMais pas dans ces maisons connues sous le nom de nos villes où nous vivons
Ama bu sayıya onlar dahil değil, bu sadece sıfırdan yapılan yeni evlerin sayısı.Ale tohle jsou úplně nové domovy.
Ama bu sayıya onlar dahil değil, bu sadece sıfırdan yapılan yeni evlerin sayısı.Ale to są całkiem nowe domy.
Ama bu sayıya onlar dahil değil, bu sadece sıfırdan yapılan yeni evlerin sayısı.Maar dit zijn gloednieuwe huizen
Ama bu sayıya onlar dahil değil, bu sadece sıfırdan yapılan yeni evlerin sayısı.Mas essas são novas casas.
Ama bu sayıya onlar dahil değil, bu sadece sıfırdan yapılan yeni evlerin sayısı.Pero éstas son casas nuevas.
Ama bu sayıya onlar dahil değil, bu sadece sıfırdan yapılan yeni evlerin sayısı.Αλλά αυτά είναι ολοκαίνουρια σπίτια.
Ama bu sayıya onlar dahil değil, bu sadece sıfırdan yapılan yeni evlerin sayısı.Але це - зовсім нові будинки.
Ama bu sayıya onlar dahil değil, bu sadece sıfırdan yapılan yeni evlerin sayısı.Но повечето къщи се ремонтират.
Ama bu sayıya onlar dahil değil, bu sadece sıfırdan yapılan yeni evlerin sayısı.それで、4年間、 こちらにフォーカスしてみましょう、
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Aunque él haya llenado sus casas de bienes, ¡lejos esté de mí el consejo de los impíos
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Contudo ele encheu de bens as suas casas. Mas longe de mim estejam os conselhos dos ímpios!
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Dẫu vậy, Ngài có làm cho nhà họ đầy vật tốt: Nguyện các mưu chước kẻ ác hãy cách xa tôi!
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Dẫu_vậy , Ngài có làm cho nhà họ đầy vật tốt : Nguyện các mưu_chước kẻ ác hãy cách xa tôi !
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Det var ju dock han som uppfyllde deras hus med sitt goda. De ogudaktigas rådslag vare fjärran ifrån mig!
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Dieu cependant avait rempli de biens leurs maisons. -Loin de moi le conseil des méchants!
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.enda han hadde fylt deres hus med det som var godt? - Men de ugudeliges tanker er lang fra mine tanker. -
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Eppure egli aveva riempito le loro case di beni, anche se i propositi degli empi erano lontani da lui
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Gdyż on był napełnił dobrem domy ich; (ale rada niepobożnych daleka jest odemnie.)
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.In vendar je On napolnil njih hiše z blaginjo! – Toda svetovanje brezbožnih bodi daleč od mene!
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ja kuitenkin hän oli täyttänyt heidän talonsa hyvyydellä. Mutta minusta on kaukana jumalattomain neuvo.
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.하나님이 좋은 것으로 그 집에 채우셨느니라 악인의 계획은 나와 판이하니라
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Kým on naplňoval ich domy dobrým. Ale rada bezbožných je ďaleko odo mňa.-
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Og han havde dog fyldt deres Huse med godt. Men de gudløses Råd er ham fjernt.
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.On zajisté domy jejich naplnil dobrými věcmi, (ale rada bezbožných vzdálena jest ode mne).
Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu. Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Õ pedig megtöltötte házaikat jóval. De az istentelenek tanácsa távol legyen tõlem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod