Bu kullanım, Hindistan, Çin ve Sahraaltı Afrika'daki evlerin %80'inin enerji kaynağıdır.Poleg tega predstavljajo glavni vir energije v 80 % bivališč v Indiji, na Kitajskem in v podsaharski Afriki.
Sarayın yüksek duvarlarına yapışık yapılmış evlerin sokağa bakan cepheleri uzun, derinlikleri azdı.Okna na trgu Dolge hiše so se močno zmanjšala.
Ailelerin evlerinde bira tutması çok daha az rastlanan bir olaydı.Proizvodnja piva je takrat potekala v majhnem, družinskem obsegu.
Ölüler evlerin taban altına gömülmüştür.Mrtve so pokopavali v hišah.
Bu sistemde sermaye sahibi hammaddeyi evlerinde çalışmak isteyenlere veriyor.Dal jim bom vse milosti, ki jih potrebujejo v svojem stanu.
Sonrasında öğrenci evlerinde kaldı.Ti so stanovali v univerzitetnem študentskem naselju.
Görüşmeler ve barış anlaşmaları tamamlandıktan sonra askerler evlerine döndü.Ko se je vojna končala, so se vojaki vrnili na svoje posesti.
Evlerin çoğu ahşaptır.Večina zgradb je bila lesenih.
Keşişler sadece kilisede dua etmek için hücre evlerinden çıkarlar.Duhovniki so pridigali na prostem pred cerkvijo.
Evlerin planları avlulu ve sokak kapılıdır.Obiskovalci ne slutijo, da je pod hišami premeten labirint rovov in ulic.
Günümüzdeki opera evlerinde de pek popüler değildir.Opera je še danes izjemno priljubljena.
Sıra evlerin en önemli özelliği rengarenk olmasıdır.Najvažnejša je kategorija doma.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Trečdalis namų buvo apgadinti, gyventojų skaičius sumažėjo dvigubai.
Evlerine girdikten sonra, Simpsonlar televizyon izlemek için kanepeye otururlar.Grįžę namo, Simpsonai įsikuria ant savo sofos tam, kad žiūrėtų televiziją.
Bu görüntü onlara tam o noktada yeni evlerini kurmalarını öğütleyen bir kehaneti tamamlamaktaydı.Ši vizija jiems reiškė, kad toje vietoje turėtų būti jų naujieji namai.
Yaşadığı evlerin bazıları müze hâline dönüştürülmüştür.Daugelis vietų, kuriose gyveno Po, paversta muziejais.
Evlerin kapıları hep doğuya açılır.Durys visada būdavo nukreiptos į rytus.
Örneğin bu durum, evlerin baskına uğramalarıyla kendini belli eder.Pavyzdžiui, gali gėdytis kviestis pažįstamus į namus svečiuotis.
Kahve evlerinde popüler bir içecektir.Sandariame kavinuke gaunamas aromatingas gėrimas.
Beverly Hills'teki evlerinde yaşıyorlar.Gyvena Beverli Hilse, Kalifornijoje.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.Dabar dauguma spanguolynų yra draustinių teritorijose.
Hasankeyf'in eski evlerinin başka bir görünümü.Dar vienas Frydšteino pilies vaizdas.
750.000 Kosovalı mülteci evlerine geri döndü.Per tris savaites 500 000 albanų pabėgėlių grįžo namo.
Bugünkü geyşa evlerindeki kurallar çok sıkı değildir.Šiandien šio poezijos žanro struktūra nėra tokia griežta.
İki Yahudi çocuğunu evlerine götürdüler .Žydų moterys ir vaikai buvo atvesti prie duobės.
Bunların çoğu evlerin altındadır.Dauguma namų įrengta ant polių.
Kışa doğru tekrar evlerine geri dönerler.Žiemai grįžta į gyvenvietes.
1995'te diğer Yahudi evlerine yapıldığı gibi sinagog vandalizme uğradı.1995 m. buvusioje sinagogos vietoje buvo pastatytas paminklas žuvusiems žydams.
Kadınlar evlerine dönerler.Vėliau jie sugrąžinti į savus namus.
Evlerinde zengin bir kütüphaneleri vardı.Namie buvo didelė biblioteka.
Bunun temel sebebi ise evlerinde çok sayıda dizi ve filmin çekilmiş olmasıdır.Jo pagrindu pastatyta daug pjesių ir įvairių filmų.
Sağ kalanlar ise 1944'te evlerine döndüler.Palikuoniai 1940 m. repatriavo į Vokietiją.
Genel olarak evlerde ve evlerin civarında bulunur.Susirenkama namuose ar kokioje nors kitoje patalpoje.
Evlerin girişinde küçük bir hol vardır.Per gyvenvietę teka mažas upelis.
Evlerinde zengin bir kütüphaneleri vardı.Isal oli kodus suur raamatukogu.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Ligi 2 miljonit inimest on pidanud oma kodudest lahkuma.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.70% hoonetest said kahjustusi, umbes pool elanikest jäid peavarjuta.
Güvenli evlerinde birçok silah bulundurur.Paljudel meestel oli kodus peidetud relv.
Evlerinde misafir olur.Kodus oodatakse saadikuid.
Halk topraklara el koyup kendi evlerini inşa ettiler.Näiteks Mehed ehitasid endale maju.
TV ekipleri bir sonraki gün evlerindeydi.Bänd sai kohalikus televisioonis teise iganädalase telesõu.
Ölüler evlerin taban altına gömülmüştür.Surnuid maeti elamute põrandate alla.
Güney Devon Demiryolu motor evlerinin bir kısmı hala yerinde durmaktadır.Radviliškise rajooni territooriumile jääb osaliselt Tytuvėnai regionaalpark.
21 Kasım'da evlerinde küçük bir cenaze töreni yapıldı.18. augustil peeti tema rahvuslikud matused Pariisis.
19. yüzyılda yapılmış klasik Adana evlerine benzemektedir.Säilinud on ilmselt XIX sajandil ehitatud klassitsistlik hoone.
Onlardan kalan evlerin özün bir mimarisi ve formu vardı.Nendes majades oli vastavalt moeateljee ja elumaja.
Mimari olarak tek katlı evlerin yanı sıra çift katlı evlerde bulunmaktadır.Tihedam hoonestus on vaid mõisasüdame naabruses, kus leidub ka kahekorruselisi kortermaju.
1945 senesinde Boston'a geri taşındığında, ileri gelen ailelerin evlerini soymak amacıyla, bir çete kurdu.그는 이동 다시 보스턴으로 1945 년에 그는 저명한 가족의 burglarize 갱 조직.
1945 senesinde Boston'a geri taşındığında, ileri gelen ailelerin evlerini soymak amacıyla, bir çete kurdu.Als er 1945 zurück nach Austin ging gründete er eine Gang um in die Häuser bedeutender Familien einzubrechen.
1945 senesinde Boston'a geri taşındığında, ileri gelen ailelerin evlerini soymak amacıyla, bir çete kurdu.عندما انتقل مرة أخرى لبوسطن عام 1945 نظم عصابة للسطو على منازل العوائل ذات النفوذ
2001'den 2005'e, hatta 2006'ya kadar evlerin fiyatları her yıl %10-15 yükseldi. -Del 2001 al 2005, 2006, las casas se apreciaban como 10%, 15% por año.
2001'den 2005'e, hatta 2006'ya kadar evlerin fiyatları her yıl %10-15 yükseldi. -Od 2001 do 2005, 2006 roku domy przyrastały na wartości o jakieś 10-15% na rok.
2001'den 2005'e, hatta 2006'ya kadar evlerin fiyatları her yıl %10-15 yükseldi. -Od roku 2001 do roku 2005, 2006 se domy zhodnotily o 10%, 15% ročně.
2001'den 2005'e, hatta 2006'ya kadar evlerin fiyatları her yıl %10-15 yükseldi. -Từ 2001 đến 2005, 2006, giá nhà tăng lên từ 10%-15% mỗi năm.
2001'den 2005'e, hatta 2006'ya kadar evlerin fiyatları her yıl %10-15 yükseldi. -Von 2001 bis 2005, 2006, wurden Häuser wie schätzen 10%, 15% pro Jahr.
2001'den 2005'e, hatta 2006'ya kadar evlerin fiyatları her yıl %10-15 yükseldi. -Από το 2001 ως το 2005, 2006 οι αξίες των σπιτιών αυξανόντουσαν κατά 10%, 15% τον χρόνο.
2001'den 2005'e, hatta 2006'ya kadar evlerin fiyatları her yıl %10-15 yükseldi. -評価を上げました。 不動産エージェントは頻繁にあなたと計算して、
25 Nisan bir cumartesi günüydü ve insanlar evlerinde oturuyorlardı.Le 25 avril, c'était samedi et les gens étaient à la maison.
ABD'deki evlerin güç tüketimine oranlayacak olursanız, 1200 ev gibi bir rakam elde edersiniz.미국의 가정집들 평균 사용량에 비교하면, 약 1200 가구들이 소모하는 것과 비슷합니다.
ABD'deki evlerin güç tüketimine oranlayacak olursanız, 1200 ev gibi bir rakam elde edersiniz.1200家庭分の消費電力となります。 このコンピュータがどれほどの電量を使うか、お分かりになったと思います。