Dadılar, tüm dünyada Avrupa sömürge imparatorluklarının yöneticilerinin evlerinde mevcuttu.De viser alle, hvordan de tidlige europæiske bosættere levede.
Ziyaret Tepesi'nden Gölceğiz Yaylasının evlerinin yanında Söğüteli Köyü'nün bulunduğu vadi izlenebilmektedir.I byen kan man stadig se den høj, hvor landsbyens rådshytte stod.
Bölgede bulunan eski evlerin çoğu yüz yıldan yaşlıdır.På skolens område ligger der derudover flere andre bygninger, der er mange hundrede år gamle.
Bu evlerin özellikleri bariyer bulundurmamalarıdır.Disse kendetegn ikke er obligatoriske.
1901-02 yıllarında sanatçı çift, Kerteminde'deki Møllebakken'de evlerini inşa etti.I årene 1901-02 byggede kunstnerparret deres hjem på Møllebakken i Kerteminde.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Tusener ble evakuert fra sine hjem.
2005'te (kimisi zorla da olsa) Yahudiler Gazze'deki evlerinden çıkarıldı ve evleri yıkıldı.I 2005 ble sivile evakuert fra Gaza (noen ved tvang) og boligfeltene demontert.
Evlerin çoğu yakın zamanda restore edilmiştir.De fleste av husene er i dag restaurert.
Bu da evlerin göl evleri gibi kazıklar üstüne yapılmış olabileceğini düşündürmektedir.Huset ble beskrevet som det som har en samaritan i gavlen (ned.: de Samaritaen in de gevel staet).
Heradot Mısırlıların, hayvanlarını kendi evlerinde tutan biricik toplum olduğunu gözlemlemiştir.Herodotos observerte at egypterne var det eneste folket som hadde sin dyr i hjemmene sine.
Kışa doğru tekrar evlerine geri dönerler.De drar så tilbake til leiren for vinteren.
Evlerin girişleri üst kısımlarında bulunmaktadır.Hytta har kafé i høysesongene (væravhengig).
Bu evlerin bir bölümü günümüzde otel olarak hizmet vermektedir.Bygningene fungerer som hotell idag.
2000 verilerine göre Louisiana da 194.000 insan evlerinde Fransızca konuşmaktadır.Ved folketellingen i 2000 kom det fram at rundt 194 000 innbyggere i Louisiana har fransk som hovedspråk.
Aynı şey Yahudiler'i evlerinde saklayanlar için de geçerli olacaktı.Det samme gjaldt for personer som hjalp jødene.
TV ekipleri bir sonraki gün evlerindeydi.Sistnevnte ble vist på TV i USA året etter.
Karşılığında ev sahibi ona teşekkür etmektedir, evlerinde kaldığı için.Mannen ledsager da kvinnen tilbake til sin plass og takker for dansen.
Çok sayıda insanı öldürdü ve evlerini, topraklarını yaktı.Mange av dem ble drept, og husene deres ble satt i brann.
Bölgede bulunan eski evlerin çoğu yüz yıldan yaşlıdır.Bygningene på gården er nesten 300 år gamle.
21 Kasım'da evlerinde küçük bir cenaze töreni yapıldı.Begravelsen hennes ble holdt 21. november på et lite gravsted i Philadelphia.
Ayrıca isteyen öğrencileri Noel tatilinde evlerine de götürmektedir.Hva ville vi ha vist besøkende hvis de kom hit på ferie?
Atölyelerin hepsi evlerin içinde yer alıyordu.Skuespillerne mister alt, siden boligene deres også var der.
Bu opera Mozart'ın ölümünden sonra birçok yıl popüler olarak opera evlerinde sahnelendi.Operaen forble populær i mange år etter at Mozart døde.
Aynı zamanda evlerinin yanında "El Gaucho" isimli bir de restoranları bulunmaktadır.Mereka tinggal di dekat Danau Como, Dimana Mereka memiliki restoran dengan nama "El Gaucho".
Heradot Mısırlıların, hayvanlarını kendi evlerinde tutan biricik toplum olduğunu gözlemlemiştir.Herodotus mengamati bahwa bangsa Mesir adalah satu-satunya bangsa yang menyimpan hewan di rumah mereka.
Bu kullanım, Hindistan, Çin ve Sahraaltı Afrika'daki evlerin %80'inin enerji kaynağıdır.Bahan ini digunakan sebagai sumber energi utama di 80% rumah-rumah di India, Cina, dan Afrika sub-Sahara.
Bu görüntü onlara tam o noktada yeni evlerini kurmalarını öğütleyen bir kehaneti tamamlamaktaydı.Penampakan ini menggenapi nubuat yang mengatakan bahwa mereka harus mendirikan rumah baru di tempat itu.
Köydeki evlerin çoğunluğu doğal afetlerden (Yağmur vb.) dolayı oturulmayacak durumdadır.Kebanyakan ukiran hiasan rumah Aceh tidak mengandung lambang tertentu, melainkan sebagai unsur keindahan saja.
Daha sonra evlerinde Unownlar ortaya çıkar.Pada pertemuan selanjutnya yakni dirumah KH.
Ardından, 1894'te, Deyra' da başlayan yangın evlerin birçoğunu yok etti.Kemudian, tahun 1894, kebakaran terjadi di Deira, menghanguskan banyak rumah.
Gerçi, evlerinde sürekli çeşitli müzikler dinlenirdi.Ia sering mendampingi tur musik mereka di berbagai daerah.
Chicago, Illinois'deki evlerinde beraber yaşamaktadırlar.Mereka tinggal bersama di Illinois.
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.Polisi yang curiga datang menggeledah rumah Bang, namun tidak menemukan apapun.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.Ada pula sebagian yang terbunuh dan sebagian pemimpinnya ditawan.
Ancak 1834 yılında şehirde yer alan ahşap evlerin büyük kısmı yandı.Pada tahun 1834, sebagian besar kota ini terbakar bersama rumah-rumah kayunya.
Semt halkı panik içinde evlerine koşuşurlar.Anak kesembilan berlari pulang ketakutan.
Bundan sonra gelen misafirler evlerine dönerler.Tamu-tamu sudah kembali ke tempat asalnya.
Bu sırada Georino da ortaya çıkıp karısına hemen evlerine dönmesini bildirir.Ellison lalu berkata kepadanya, mereka harus segera keluar dari rumah.
Evlerin çoğu kullanılamaz haldedir.Kebanyakan rumah Palimbangan tidak menggunakan anjung.
Bunların çoğu evlerin altındadır.Kebanyakan dari mereka ditempatkan di unit-unit keluarga.
Bu duvarlara yakın olan bazı evlerin denize battığı görülmüştür.Sebuah lapangan rumah bergerak yang dibangun dekat dengan dinding laut diterjang berat.
Artık fakirdir, evlerinin bir odasını bir kadına kiralamışlardır.Mereka menyambung hidup dengan menyewakan rumah kos yang ada diseberang rumah mereka.
Evlerin kapıları hep doğuya açılır.Cửa của mọi ngôi nhà luôn luôn mở về phía đông.
Çoğu gün sonunda evlerine giderler ve kazandıklarıyla ailelerine katkıda bulunurlar.Đa số về nhà vào cuối ngày và góp phần kiếm được của mình cho gia đình.
Beverly Hills, Los Angeles County'nin ve ülkenin en büyük evlerine sahiptir.Beverly Hills có những ngôi nhà lớn nhất Quận Los Angeles và của cả quốc gia.
Evlerine giderlerken, arabada yan yana otururlar ve Summer Tom’u evinde yapacağı partiye çağırır.Họ ngồi cạnh nhau trong chuyến đi về nhà, và Summer mời Tom đến một bữa tiệc tại nhà cô.
Bu dönemde ABD'deki evlerin yüzde beşinden azında DVD oynatıcı mevcuttu.Thời bấy giờ, không tới 5% các hộ gia đình Mỹ có đầu đĩa DVD.
Yerel halk, evlerinde ve topraklarında yasa dışı kazı yapmaya devam ederek tarihi anıtlara zarar vermektedir.Người dân địa phương tiếp tục đào bới bất hợp pháp trong nhà và đất của họ, làm hư hỏng các di tích lịch sử.
Sıklıkla evlerin içinde veya pencerelerde, evdeki ışığa gelen böcekleri yerken görülebilir.Chúng đôi khi được tìm thấy trên cửa sổ hay trong nhà, ăn côn trùng bị ánh đèn thu hút.
Evlerin çoğu yakın zamanda restore edilmiştir.Hầu hết các cấu trúc được xây dựng lại nhiều lần sau đó.
Ayrıca isteyen öğrencileri Noel tatilinde evlerine de götürmektedir.Học sinh có thể về nhà trong kì nghỉ Giáng Sinh.
Aynı zamanda evlerinin yanında "El Gaucho" isimli bir de restoranları bulunmaktadır.Họ sống gần Lake Como, nơi họ sở hữu 1 nhà hàng tên là "El Gaucho".
Bölgede bulunan eski evlerin çoğu yüz yıldan yaşlıdır.Nhiều ngôi nhà truyền thống ở đây có tuổi đời lên tới trên 300 năm tuổi.
Doktor: İnsanları iyileştirmek için evlerine gidin.Cuội vui lòng theo về nhà, lấy lá chữa cho.
Evlerinin önü Mersin, Sular içmem kadınım tersin tersin.Ông vội chạy về nhà, lấy nước thanh tẩy bà.
İngiltere'nin en büyük malikane evlerinden biri olan saray 1705-1722 yılları arasında inşa edilmiştir.Lâu đài này, một trong những tòa nhà lớn nhất nước Anh, được xây dựng giữa 1705 và khoảng năm 1722.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Đã có ít nhất 11.000 người mất nhà cửa.
Çok sayıda insanı öldürdü ve evlerini, topraklarını yaktı.Những kẻ tấn công đã đốt cháy những căn nhà và giết chết nhiều người dân.
Ailesi evlerinde onu beklerken Fransız metresi Madame Aubert ile diğer yolculara gösteriş yapmaktadır.Ông khoe cô tình nhân người Pháp Madame Aubert với những hành khách khác khi vợ và ba con gái đang đợi ở nhà.
Burada, dünyanın önde gelen astronomik gözlem evlerinden olan Roque de los Muchachos Gözlemevi bulunmaktadır.Các kính thiên văn của Đài quan sát Roque de los Muchachos nằm rất gần đến đỉnh núi.