Ana içeriğe geç
Sözlük

evlerin ile cümle

evlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sit alanı içinde, evlerin yakınında ya da altında mezarlar bulundu.Bên dưới các hàng, ở chỗ ngang mặt đường, là các hầm mộ hoặc phòng xây ngầm.
Çevrede kullanılan geleneksel eşyalar bu evlerin içinde ve dışında sergilenmektedir.Phương pháp này sử dụng được trong nhà và ngoài trời.
Karşılığında ev sahibi ona teşekkür etmektedir, evlerinde kaldığı için.Sau, nhờ người quen vận động nên ông được thả, chịu sự quản thúc ở quê nhà.
Halen bazı evlerin önünde su kuyusu bulunmaktadır.Cũng có vài di tích các bể chứa nước cùng nhiều di tích các tòa nhà.
Çoğu dul kadınların hane reisliği yaptığı her 100 haneden 14’ü evlerini terk etmek zorunda kalmıştır.Tổ Địch đưa hơn 100 gia đình trong họ tộc mình đi lánh ở Hoài Tứ.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Ngay cả khi đó, số lượng trong đàn của chúng đã giảm đến một phần ba và số lượng con non giảm còn một nửa.
Prens onlara evlerine götürmüş.Chúa đã gọi nó về nhà.
Bunu Mahallenin doğusunda bulunan taş oyularak yapılan kaya evlerinden anlamaktayız.Nó cũng được biết đến với những hố đá vôi sụt ở phía đông bắc của vườn quốc gia.
Hastaların çoğu aynı gün evlerine dönüp bir gün sonra da normal yaşamalarına dönebilirler.Thông thường bệnh nhân có thể ra về sau vài giờ và tham gia được những hoạt động bình thường hàng ngày.
Yüzde 92'sinin cep telefonu vardır ve evlerin yüzde 58'inde internet bağlantısı vardır.92%は携帯電話を持っており、58%は自宅からのブロードバンド接続が可能である。
Eğer bu centilmenler evlerinize girmek isterse, siz evleriniz terk edin.もしこの紳士たちがあなた方の故郷を占領したなら、あなた方は立ち退くことになる。
Bırakın evlerine dönsünler, bırakın ailelerine kavuşsunlar.家族に知らせるため急いで帰宅する。
Ancak yaz aylarında önemli bir geri dönüş yaşanmakta ve evlerin büyük bir kısmı dolmaktadır.信仰は赤の月が主流であり、また彷徨いの月の種族も多く住んでいる。
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.市内にあった家屋の3分の1が損壊し、人口は半減した。
Bütün evleri bitirmeden de kendi evlerine gelemzler.「みんな家に帰るまで隠れなさい。
21 Kasım'da evlerinde küçük bir cenaze töreni yapıldı.18日に密葬が自宅で行われた。
Üç yaşında evlerinin yakınındaki İbtidaî Okulu'na (ilkokul) gitti.3歳で自宅近くの保育園に入園。
Bunun üzerine Doktor'un adını ve evlerinin adresini verir.彼らはあなたとあなたの妻の名前を聞き、彼らはあなたとあなたの子供の住所を聞いた」。
Cumartesi günleri evlerinin yanına kurulan pazarda köfte satarak geçimlerini sağlar.^ 周一は柊と立ち寄ったコンビニで購入している。
TV ekipleri bir sonraki gün evlerindeydi.当時テレビ密着自宅取材あり。
Evlerinde çok sayıda köpek beslemektedirler.家に大型犬を飼っている。
750.000 Kosovalı mülteci evlerine geri döndü.3週間の間に、50万人のアルバニア人難民が故郷に戻った。
Kádár, kaçaklara güven içinde evlerine dönebileceklerine dair söz verdiyse de, bu sözü tutamadı.残業で早く帰宅できない場合はと更に問われると「昼休みの間に。
Doktor: İnsanları iyileştirmek için evlerine gidin.実家に戻り療養。
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.現在の日本のサンゴ礁のほとんどが裾礁である。
Yeni kütüphane binası eski ahşap evlerin ortamına uyacak şekilde tasarlanmıştır.漂流郵便局は木造の旧郵便局舎を改装して開設された。
Eski Mısırlı insanlar Bes için evlerinde köşeler hazırlardı.古代エジプトにおいて、家は日干しレンガで造られていた。
Genel olarak evlerde ve evlerin civarında bulunur.主に民家やその周辺に生息する。
Bu yüzden komşularının evlerinde tuhaf bir şeyler olduğundan şüphelenmektedir.更に、アパートでは妙な隣人2人に構われる。
Bunun yanında ailelere, evlerinde destek sağlamak amacıyla oluşturulan bir ekip de bulunur.その他にも、母子家庭で家計を助けるべくアルバイトにも奔走する苦労人。
Gökyüzünden evlerin üstlerine düşen küllerin ağırlığı nedeniyle pek çok ev çöktü.非常に多数の家屋が火山灰の重みに耐えかねて押し潰されてしまった。
Onları tutsak aldı ve evlerini yıktı.彼らは住居を蹂躙し、住民を拉致した。
Akşam, ayı yine evlerine gelince sevinmişler.子供たちは、昼食に一旦家に戻った後、午後はまた家々を回る。
Bayram sabahı sahah namazı öncesi evlerin önünde ateş yakılır.愛馬は呼延灼の朝影の仔、早影。
Ülkeyi ilgilendiren önemli kararlar yöneticilerin evlerindeki özel toplantılarda alınırdı.特に重要な政策に関しては、さらに大臣の会議で審議される。
Çok sayıda insanı öldürdü ve evlerini, topraklarını yaktı.彼は数多くの人々を斬り殺し、家々や土地を破壊した。
Evlerin çoğu kullanılamaz haldedir.その大半は利用されないまま放置されていた。
Güvenli evlerinde birçok silah bulundurur.多くの機銃で武装している。
Yesilce yaylasında doğal bütünlüğü bozmaması için yapılan evlerin (betonarme] olmasına izin verilmemektedir.吉田司家による横綱免許ではないため日本相撲協会公認の横綱には加えられていない。
Bunların çoğu evlerin altındadır.そのほとんどが家屋を一体化している。
Ölüler evlerin taban altına gömülmüştür.死ぬと亡骸は家の床下に屈葬された。
Yeni evlerine gelip evi gördüğünde Meg evi beğenmez.警察が来ると興奮するので家には来ないで下さい。
Zaman zaman evlerine kadar gidip, çeşitli hediyeleri götürmektedir.世界各地に出張し、お土産を持ち帰る。
Karşılığında ev sahibi ona teşekkür etmektedir, evlerinde kaldığı için.その後、伝助になついたため、やむを得ず自宅に連れて帰り飼う事に。
Evlerine giderlerken, arabada yan yana otururlar ve Summer Tom’u evinde yapacağı partiye çağırır.回家的路上,他們同乘一車,Summer邀請Tom參加在她家的一個派對。
Eserde Edward Darley Boit'in dört kızı Paris'teki evlerinde betimlenmiştir.画中人为爱德华·达里·博伊特身处巴黎宅邸的四个女儿。
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.数万人已经逃离家园。
Bu dönemde ABD'deki evlerin yüzde beşinden azında DVD oynatıcı mevcuttu.當時,只有不到5%的美國家庭擁有DVD播放機。
Fakat orada hala su birikintisi vardı ve civar evlerin kadınları çamaşırlarını burada yıkarlardı.昔時橋下有水流經,有婦人會在這裡洗衣。
Patlamalar o kadar güçlüydü ki yakındaki evlerin bacalarını devirdi ve bir mil içerisindeki camları kırdı.”爆炸过于强烈,打翻了附近的烟囱,震破了一英里范围内的所有玻璃窗。
İnsanlar için artık konunun merak edilir hiçbir yanı kalmamıştır, bu yüzden evlerine dönerler.於眾人開始厭倦尋找真相時又一次被冷待,再度隻身離去。
Ölüler evlerin taban altına gömülmüştür.死去的人会被埋葬在房子地板之下。
Yahudilerin bir arada oturdukları ev veya evlerin topluluğu.參加各地猶太人與猶太教堂的聚會。
Bu görüntü onlara tam o noktada yeni evlerini kurmalarını öğütleyen bir kehaneti tamamlamaktaydı.這正應驗了他們要找一個新家園的預言。
Prens onlara evlerine götürmüş.國王陛下在他的住處接見了它。
Kırsal bölgelerde kendi evlerinde yaşayanların oranı daha yüksektir.因此,生活在农村地区的人的自杀率更高。
Eşi evlerindeki merdivenden düşerek hayatını kaybetti.家中階梯跌下身亡。
Evlerinde çok sayıda köpek beslemektedirler.自己也飼養了很多狗。
Ailesi kısa bir süre sonra iflas etti ve evlerinden çıkarıldılar.易家蘭一氣之下把他們趕出了家門。
Yöreye ait eski ahşap işlemeli evlerin pek çoğu yanmış veya yıkılmıştır.很多以木材興建的古老房屋被大火焚毀。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod