Ana içeriğe geç
Sözlük

evlerin ile cümle

evlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Takımdaki ilk golünü 1 Eylül 2013 tarihinde evlerinde 6-2 yendikleri TSG Hoffenheim'a attı.A marcat primul său gol pentru Stuttgart pe 1 septembrie 2013 într-o victorie de 6-2 cu TSG Hoffenheim.
TV ekipleri bir sonraki gün evlerindeydi.Telespectatorii au parte doar de câteva momente din casă.
Bu opera Mozart'ın ölümünden sonra birçok yıl popüler olarak opera evlerinde sahnelendi.Opera a rămas populară pentru mulți ani după moartea lui Mozart.
Siyasi tutukluların ve sürgün edilenlerin büyük kısmına, evlerine dönme izni verildi.Unele articole prevăd repatrierea forțată a refugiaților și imunitatea lor după reîntoarcerea în patrie.
Bunların çoğu evlerin altındadır.Majoritatea acestora se află în clădiri-monument.
Evlerinde zengin bir kütüphaneleri vardı.În atelierul său ținea o bibliotecă nu prea mare.
Bazen de evlerin uzağında kırlarda bulunurlar.Uneori ei sunt întâlniți și în locuințele umane.
Babası evlerinde küçük bir tıbbi klinik işletmektedir bütün aileyi kendi işinde kullanmaktadır.Părinții lui dețineau un magazin de dulciuri și era de așteptat ca întreaga familie să lucreze acolo.
Bir avlunun etrafında sıralı birimlerden oluşan evlerin tarihi 150-200 yıl kadardır.Locuințe din zona Anatoliei care să aibă peste 150-200 de ani se găsesc greu.
Gerçi, evlerinde sürekli çeşitli müzikler dinlenirdi.Acasă la familia lui erau organizate regulat seri muzicale.
Ayrıca bu bina ve çevresindeki evlerin kiraları oldukça yüksektir.Prețurile locuințelor și terenurilor din acest cartier continuă să fie mari.
Birçoğu depremden sonra evlerini kaybetti.Mulți și-au pierdut casele după cutremur.
Bu evlerin hepsi benzer.Toate aceste case se aseamănă.
1952'den itibaren müstakil evlerin inşası için ilk parsellerin dağıtımına başlandı.Din anul 1952 s-a început repartizarea primelor loturi pentru construcția caselor individuale.
Hatta bunun için de evlerini satarlar.Ezután a háziak megvendégelik őket.
Panikleyen vatandaşlar evlerini boşaltmaya, sokaklarda ve geçitlerde toplanmaya başladı.A pánikba esett lakosok elhagyták házaikat, az utcákon és a sikátorokban gyülekeztek.
Bazen Persler Yahudilerin evlerine giriyor canlarının istediğini alıyorlar.Néha a perzsák betörnek a zsidók lakhelyeibe és elvesznek, akármit akarnak.
Beverly Hills, Los Angeles County'nin ve ülkenin en büyük evlerine sahiptir.Beverly Hillsben találhatóak Los Angeles megye és talán az USA legnagyobb házai.
Yahudi geleneklerince mezarlıklar dua evlerinin yakınında bulunmamalıdır.A zsidó szokás szerint ugyanis a temetőket nem helyezik a zsinagógák mellé.
Eilis İrlanda yatılı evlerinde yaşamaktadır ve her gece ev sahibeleriyle akşam yemeği yemektedir.Egy ír vendégházban lakik ahol minden este együtt vacsoráznak a többi lakóval.
Peter, Quahog'daki evlerini gizlice sattığını söyleyerek onları yeniden işe alır.Peter azonban újra alkalmazza őket, miután bevallja, hogy eladta a régi quahogi házukat.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Népességének egyharmada elpusztult, a városi lakosoknak a fele.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Ennek következtében több tízezren hagyták el házaikat.
Çevrede kullanılan geleneksel eşyalar bu evlerin içinde ve dışında sergilenmektedir.Ezt a technikát is alkalmazzák az épületeken kívül és belül is.
Osetlerden evlerini geri satın aldılar.Házát gyűjtők vásárolják.
Bu evlerin bir bölümü günümüzde otel olarak hizmet vermektedir.Ma az épület egy részét egy szálloda foglalja el.
Prens onlara evlerine götürmüş.Egy férfi vitte haza őket.
Ardından, 1894'te, Deyra' da başlayan yangın evlerin birçoğunu yok etti.A második 1894-ben, amikor Deirában pusztított tűzvész, s a legtöbb otthon leégett.
Evlerin çoğu kullanılamaz haldedir.A kastély nagy része kihasználatlanul áll.
Bodø'da Altı bin kişi yaşıyordu ve 3500 kişi saldırıda evlerini kaybetti.6000 lakosából 3500 vesztette el otthonát a támadáskor.
Hacılar’a benzer dikdörtgen planlı evlerin duvarları geometrik motifli resimlerle bezelidir.Az épületek a hacilariakhoz hasonlóak, rajtuk geometrikus mintázatú képekkel.
Halen bazı evlerin önünde su kuyusu bulunmaktadır.A házak előtt vízelvezető árkok húzódtak.
Daha sonrasında da köydeki evlerinin ateşler içinde yanmasını izliyorlar.Körülnézve látta hogy háza lángokban áll.
Evlerini boşaltıp bıraktık.A házukat üresen találták.
Görüşmeler ve barış anlaşmaları tamamlandıktan sonra askerler evlerine döndü.Miután újra béke lett a katonák visszatértek állomáshelyükre.
Wittgenstein bir süre özellikle evlerin iç mimarisi ve dizaynı ile ilgilenmiştir.A Bauhaus szellemisége főleg a bútor- és interieurtervezésben jelentkezett.
Bu kızların evlerine gelin olarak getirilmesi önemli sayıldı.Ezekben a házasságokban a nő hozományát az új háztartás megalapítására használták.
Evlerin kapıları hep doğuya açılır.A ház bejárata minden esetben kelet felé néz.
Evlerin çoğu yakın zamanda restore edilmiştir.A házak nagy részét újjáépítették.
Köylüler hep birlikte yürüyüş halinde evlerine dönerler..Hárman, mint jóbarátok gyalog indulnak haza.
Bu sırada Georino da ortaya çıkıp karısına hemen evlerine dönmesini bildirir.Ezért hamarosan megérkezik Kreón, hogy hazavigye.
2005'te (kimisi zorla da olsa) Yahudiler Gazze'deki evlerinden çıkarıldı ve evleri yıkıldı.2005-ben Izrael kiürítette a gázai zsidó településeket, és kivonult az övezetből.
Bu yüzden komşularının evlerinde tuhaf bir şeyler olduğundan şüphelenmektedir.Elmondja, hogy valami borzalmas dolog történik a doktor házában.
29 Ağustos 1984'te babası tarafından evlerinin bodrumuna hapsedildi.A lányt 1984. augusztus 28-án, tehát 18 éves korában börtönözte be az apja a pincéjükben kialakított cellába.
Kristi, evlerine ruhun musallat olduğuna inanır ve bunu kocasına söyler.Murphy meg van győződve arról, hogy a házban szellem van, aki kommunikálni akar vele.
1870 yılındaki Beyoğlu yangınında evlerini kaybeden Levantenler zamanla bu bölgeye taşınmaya başladılar.Az 1870-es nagy beyoğlui tűzvészkor fedél nélkül maradt levanteiek kezdték el benépesíteni.
Bir bölümde Puggo ekibi ile Andy'nin evlerinin önünde çekim yaparlar.Elhatározza, hogy riasztót szereltet a maga és Andrea lakásába.
Bu örümcek ortalığı kasıp kavurur, insanların evlerini yakıp yıkar.A harag eluralkodik rajta és felgyújtja a férfi csizmáját.
Bu evlerin bir depreme dayanma özelliği de toprağın dibine yapılmamasıdır.Példa Kulcs Vissza, a háztetőn szükséges ez az alap, nem a földön.
Evlerin çoğu tarihi ve eskidir.Az intézet különböző épületeinek többsége történelmi és építészeti különcség.
Evlerin çıkışını birçok hanenin birlikte kullandığı uzun avlular sağlıyordu.Időszakos falvaikban nagy, több család által használt kunyhókat építettek.
Halk topraklara el koyup kendi evlerini inşa ettiler.A betelepülők földeket vettek, házakat építettek.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Tuhannet ihmiset joutuivat jättämään kotinsa.
Sıklıkla evlerin içinde veya pencerelerde, evdeki ışığa gelen böcekleri yerken görülebilir.Niitä löydetään usein ikkunoista ja talojen sisältä syömässä valon houkuttelemia hyönteisiä.
Semt halkı panik içinde evlerine koşuşurlar.Ihmiset ryntäilevät paniikissa sinne tänne.
Yaşadığı evlerin bazıları müze hâline dönüştürülmüştür.Osa heidän rakentamistaan taloista on edelleen olemassa museotiloina.
Simpsonlar kendi evlerini alana kadar ailesiyle birlikte Springfield’ın aşağı doğu kısmında yaşadı.Hän asui perheensä kanssa Springfieldin itäpuolella, kunnes hänen vanhempansa ostivat ensimmäisen talonsa.
Kahve evlerinde popüler bir içecektir.70 % kahvista juodaan kotona.
Kışa doğru tekrar evlerine geri dönerler.Syksyllä ne hakeutuvat takaisin talvehtimisalueilleen.
Bölgede bulunan eski evlerin çoğu yüz yıldan yaşlıdır.Jäljellä olevista taloista suurin osa on alle sata vuotta vanhoja.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod