Evlerine dönemiyorlar.Δεν υπάρχει τρόπος να επιστρέψουν σπίτι.
Evlerine dönemiyorlar.Для них закрита дорога додому.
Evlerine dönemiyorlar.Для них закрыт путь домой
Evlerine dönemiyorlar.Няма начин да се върнат у дома.
Evlerine dönemiyorlar.אין להם דרך חזרה הביתה.
Evlerine dönemiyorlar.لا طريق للعودة إلى الوطن.
Evlerine dönemiyorlar.どうする術もなく、それがやって来る保障もありません
Evlerine el koyduk.Jsme schopni vzít si jejich domy.
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.가옥에 가옥을 연하며 전토에 전토를 더하여 빈 틈이 없도록 하고 이 땅 가운데서 홀로 거하려 하는 그들은 화 있을진저
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.הוי מגיעי בית בבית שדה בשדה יקריבו עד אפס מקום והושבתם לבדכם בקרב הארץ׃
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.ويل للذين يصلون بيتا ببيت ويقرنون حقلا بحقل حتى لم يبق موضع. فصرتم تسكنون وحدكم في وسط الارض.
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.禍 哉 、 那 些 以 房 接 房 、 以 地 連 地 、 以 致 不 留 餘 地 的 、 只 顧 自 己 獨 居 境 內
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.禍哉 、 那些 以 房接房 、 以 地 連地 、 以致 不留餘 地 的 、 只 顧 自己 獨居 境內
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.Bemegyünk a házakba szerte a világon, és követjük őket a videokamerákkal.
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.Entro na casa delas fazemos isto por todo o mundo, e seguimo-las com câmaras de vídeo.
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.Ik ga hun huizen binnen. Dit doen wij over de hele wereld. We volgen mensen op straat met camera's.
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.Intru în casele lor şi facem asta peste tot în lume şi îi urmărim prin oraş cu ajutorul camerelor video.
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.Jag går in i folks hem, vi studerar detta över hela världen, och vi följer dem runt med videokameror.
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.그들이 사는 집도 방문하면서, 세계 각지를 돌며 연구를 수행했습니다. 비디오 카메라를 가지고 마을을 따라 다니기도 했지요.
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.Odwiedzałem ich w domach, na całym świecie, śledziliśmy ich podczas spacerów rejestrując ich każdy ruch.
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.Voy a sus casas. Y lo hago en todo el mundo, y los seguimos por la ciudad con videocámaras.
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.Влизам в домовете им, правим го по цял свят и ги следваме из града с видеокамери.
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.Я заходил в дома. И мы делали это по всему миру, мы следили за людьми в городе, используя видео-камеры.
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.אני נכנס לבתיהם. ואנחנו עושים את זה מסביב לעולם, ואנחנו עוקבים אחריהם בעיר עם מצלמות וידאו.
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.أذهب إلى بيوتهم، ونقوم بذلك على مستوى عالمي، ونتابعهم في جميع أنحاء المدينة بكميرات فيديو.
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.カメラを手に街ゆく人を追いかけもしました 許可済みですが一種のストーキングです
Evlerine hiçbir yönüyle benzemeyen beton bir kutunun içinde nasıl normal Orcalar gibi davranabilirler?Se nada num tanque de cimento se assemelha ao seu lar, como podem elas agir como Orcas normais?
Evlerine hiçbir yönüyle benzemeyen beton bir kutunun içinde nasıl normal Orcalar gibi davranabilirler?Se nada num tanque de cimento se assemelha ao seu lar, como podem elas agir como Orcas normais?
Evlerin fiyatının yükselmesi sonucunu doğuran gelişmeler bunlardı.A to je, co zvýšilo ceny domů.
Evlerin fiyatının yükselmesi sonucunu doğuran gelişmeler bunlardı.I to zwiększyło ceny domów.
Evlerin fiyatının yükselmesi sonucunu doğuran gelişmeler bunlardı.Y fue eso lo que hizo que suba el precio de la vivienda.
Evlerin fiyatının yükselmesi sonucunu doğuran gelişmeler bunlardı.Και αυτό ήταν η αιτία της αύξησης των τιμών των κατοικιών.
Evlerin fiyatının yükselmesi sonucunu doğuran gelişmeler bunlardı.І це змусило зрости ціни на житло.
Evlerin fiyatının yükselmesi sonucunu doğuran gelişmeler bunlardı.Това води и до скок на цените им.
Evlerin fiyatının yükselmesi sonucunu doğuran gelişmeler bunlardı.今、これらの明らかな疑問について、 何で起こったか、
Evlerin hevesle arıyorum.주택에서 날카롭게보고.
Evlerin hevesle arıyorum.מבט נוקב לעבר הבתים.
Evlerin hevesle arıyorum.أبحث بشغف في المنازل.
Evlerin hevesle arıyorum.最後に彼は質屋のに戻り、、上積極的にthumpedした
- Evlerini bir görsen.Jak możesz nas teraz zostawiać? Przestań!
- Evlerini bir görsen.Je hebt er geen idee van hoe het appartement... er daar uit ziet.
- Evlerini bir görsen.-Non hai idea di com'č quell'appartamento!
- Evlerini bir görsen.Идея си нямаш как изглежда тяхното жилище.
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.Aku tertidur seperti putra raja, yang mengisi rumahnya dengan perak kencana
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.Albo z książętami, którzy mieli złoto, a napełniali domy swe srebrem,
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.alebo s kniežatami, ktoré maly zlato a ktoré naplňovaly svoje domy striebrom.
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.ali s knezi, ki so imeli zlata, ki so napolnili hiše svoje s srebrom.
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.Aneb s knížaty, kteříž měli zlato, a domy své naplňovali stříbrem.
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.Avec les princes qui avaient de l`or, Et qui remplirent d`argent leurs demeures.
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.blandt Fyrster, rige på Guld, som fyldte deres Huse med Sølv.
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.cu domnitorii cari aveau aur, şi şi-au umplut casele cu argint.
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.eller med fyrster som eide gull, som fylte sine hus med sølv;
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.Hoặc với các quan trưởng có vàng , Và chất bạc đầy cung_điện mình .
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.Hoặc với các quan trưởng có vàng, Và chất bạc đầy cung điện mình.
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.ja, vid sidan av furstar som voro rika på guld och hade sina hus uppfyllda av silver;
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.혹시 금을 가지며 은으로 집에 채운 목백들과 함께 있었을 것이며
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.o con i principi, che hanno oro e riempiono le case d'argento
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.o con los príncipes que poseían el oro y que llenaban de plata sus casas
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.oder mit den Fürsten, die Gold haben und deren Häuser voll Silber sind.
Evlerini gümüşle dolduran Altın sahibi önderlerle birlikte.ou com os príncipes que tinham ouro, que enchiam as suas casas de prata;