Evleri çamurdan arındırdık ve temizleyip yenileme ve iyileştirmeye hazır hale getirdik.Wir demontierten und befreiten Häuser von Schlamm, um sie für Restaurierung und Sanierung vorzubereiten.
Evleri çamurdan arındırdık ve temizleyip yenileme ve iyileştirmeye hazır hale getirdik.Ξελασπώσαμε σπίτια για να είναι έτοιμα για ανοικοδόμηση και ανακατασκευή.
Evleri çamurdan arındırdık ve temizleyip yenileme ve iyileştirmeye hazır hale getirdik.Мы очищали дома от грязи и готовили их для восстановления и реконструкции.
Evlerinde kurşun kaplama tesisat var mıydı?Chúng có hệ thống nước bên trong hay bên ngoài?
Evleri çamurdan arındırdık ve temizleyip yenileme ve iyileştirmeye hazır hale getirdik.Чистихме калта и разчиствахме домове, подготвяхме ги за реновация и преустройство.
Evleri çamurdan arındırdık ve temizleyip yenileme ve iyileştirmeye hazır hale getirdik.כדי להכינם לשיפוץ ולשיקום.
Evleri çamurdan arındırdık ve temizleyip yenileme ve iyileştirmeye hazır hale getirdik.استعداد للتجديد وإعادة التأهيل.
Evleri çamurdan arındırdık ve temizleyip yenileme ve iyileştirmeye hazır hale getirdik.地元の水産加工工場では悪臭漂う大量の
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.Au pus camerele de supraveghere în afara casei.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.집안 전체를 CC 카메라로 들여다 봅니다.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.Hanno riempito la casa di telecamere di sorveglianza.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar. Hepimizi seyrediyorlar.Han llenado la casa con cámaras de vigilancia.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.Họ lắp camera giám sát đầy nhà.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.Ils ont rempli la maison de caméras de surveillance CCTV.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.Po celém domě zabudovali bezpečnostní kamery.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.Sie haben das Haus mit Überwachungskameras voll gestopft.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.Video-megfigyelőrendszerrel szerelték fel a házakat.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.W całym domu założyli kamery CCTV.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.Έχουν εγκαταστήσει κλειστό κύκλωμα παρακολούθησης στο σπίτι.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.Заповнили свої будинки камерами спостереження.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.Они обвешали дома камерами видеонаблюдения.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.הם כבר ציידו את הבית עם מצלמות טלווייה במעגל סגור.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.وقاموا بتزويد المنازل بكاميرات المراقبة التلفزيونية.
Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.私たち皆を監視し始めました 地下を掘って
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.As suas casas estão em paz, sem temor, e a vara de Deus não está sobre eles.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Dans leurs maisons règne la paix, sans mélange de crainte; La verge de Dieu ne vient pas les frapper.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Deras hus stå trygga, ej hemsökta av förskräckelse; Gud låter sitt ris icke komma vid dem.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.deres Huse er sikre mod Rædsler, Guds Svøbe rammer dem ikke;
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Deres hus er sikre mot redsler, og Guds ris kommer ikke over dem.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Domové jejich bezpečni jsou před strachem, aniž metla Boží na nich.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Domy ich bezpieczne od strachu, a niemasz rózgi Bożej nad nimi.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Házok békességes a félelemtõl, és az Isten vesszeje nincsen õ rajtok.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Heidän kotinsa ovat rauhassa, kauhuista kaukana; ei satu heihin Jumalan vitsa.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Ich domy majú pokoj od strachu, ani nedopáda prút Boží na nich.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Ihr Haus hat Frieden vor der Furcht, und Gottes Rute ist nicht über ihnen.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.În casele lor domneşte pacea, fără umbră de frică; nuiaua lui Dumnezeu nu vine să -i lovească.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.In hun huizen is vrede; angst is voor hen een onbekend gevoel en God straft hen niet.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.그 집이 평안하여 두려움이 없고 하나님의 매가 그 위에 임하지 아니하며
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Le loro case sono tranquille e senza timori; il bastone di Dio non pesa su di loro
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Nhà của chúng nó được bình yên, không sợ gì, Roi của Ðức Chúa trời chẳng đánh mình chúng nó.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Nhà của chúng_nó được bình_yên , không sợ gì , Roi của Ðức_Chúa trời chẳng đánh mình chúng_nó .
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Njih hiše so v miru, brez straha, in Božje šibe ni nad njimi.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Rumah tangga mereka aman sentosa; Allah tidak mendatangkan bencana atas mereka
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Sus casas están libres de temor, y sobre ellos no está el azote de Dios
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Αι οικιαι αυτων ειναι ασφαλεις απο φοβου και ραβδος Θεου δεν ειναι επ' αυτους.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Домовете им са свободни от страх; И Божията тояга не е върху тях.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.Домы их безопасны от страха, и нет жезла Божия на них.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.בתיהם שלום מפחד ולא שבט אלוה עליהם׃
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.بيوتهم آمنة من الخوف وليس عليهم عصا الله.
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.他 們 的 家 宅 平 安 無 懼 、 神 的 杖 也 不 加 在 他 們 身 上
Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak, Tanrının sopası onlara dokunmuyor.他 們 的 家宅 平安 無懼 、 神 的 杖 也 不 加在 他 們 身上
Evlerimizde, yemek ile olan temasımızı kaybettik. Bu üç marul üzerinde yaptığım bir deneydir.Cá, 40% đến 60% lượng cá của châu Âu bị thải bỏ ngoài biển, chúng thậm chí còn không vào được đất liền.
Evlerimizde, yemek ile olan temasımızı kaybettik.Dans nos maisons, nous avons perdu le contact avec la nourriture.
Evlerimizde, yemek ile olan temasımızı kaybettik.En nuestros hogares hemos perdido la noción de los alimentos.
Evlerimizde, yemek ile olan temasımızı kaybettik.În casele noastre, am pierdut contactul cu mâncarea.
Evlerimizde, yemek ile olan temasımızı kaybettik.I våra hem har vi förlorat känslan för maten.
Evlerimizde, yemek ile olan temasımızı kaybettik.집에서도 음식과의 관계가 끊어지고 있습니다,
Evlerimizde, yemek ile olan temasımızı kaybettik.Nelle nostre case, abbiamo perso il contatto col cibo.
Evlerimizde, yemek ile olan temasımızı kaybettik.Otthon is elvesztettük a fonalat.
Evlerimizde, yemek ile olan temasımızı kaybettik.Spojenie s jedlom sme stratili aj v našich domácnostiach.