Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Később, hazavittük őket.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.나중에 전 그들을 집에 데려다주었습니다.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Later namen we ze mee naar huis.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Mais tarde, levámo-los a casa.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Mai târziu, i-am dus acasă.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Más tarde los llevamos a su casa.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Neskôr sme ich zobrali domov.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Plus tard, on les a ramenés chez eux.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Později jsme je vzali domů.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Później, zabraliśmy ich do domu.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Sau đó, chúng tôi đưa họ về nhà.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Später brachten wir sie nach Hause.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Αργότερα, τους πήγαμε σπίτι.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.По-късно ги заведохме у дома.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.Потом мы проводили их домой.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.ותדחוף את כיסא הגלגלים שלי."
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.أخذناهم للبيت في وقت لاحق.
Daha sonra, onları evlerine bıraktık.光景が忘れられません
Diş sağlığı kurumuna çocuklar, evlerine gönderilen çağrı mektubuyla çağrılmaktadırlar.Barn får en inbjudan till tandvård med ett brev som skickas hem.
Diş sağlığı kurumuna çocuklar, evlerine gönderilen çağrı mektubuyla çağrılmaktadırlar.Lapset kutsutaan hammashoitoon kotiin lähetettävällä kirjeellä.
Diş sağlığı kurumuna çocuklar, evlerine gönderilen çağrı mektubuyla çağrılmaktadırlar.Les enfants sont convoqués chez le dentiste par une lettre envoyée au domicile.
Diş sağlığı kurumuna çocuklar, evlerine gönderilen çağrı mektubuyla çağrılmaktadırlar.Los niños son invitados a la atención odontológica a través de una carta que se manda a su domicilio.
Diş sağlığı kurumuna çocuklar, evlerine gönderilen çağrı mektubuyla çağrılmaktadırlar.Приглашение на стоматологический осмотр для детей высылается по почте.
Diş sağlığı kurumuna çocuklar, evlerine gönderilen çağrı mektubuyla çağrılmaktadırlar.儿童应在收到牙科检查邀请函后接受牙科检查。儿童应接受定期牙科检查。
Dört saat sonra, deniz üzerinde gecekondu evlerine ait ahşap parçaları dağılmıştı.Godziny po zdarzeniu, morze było usiane resztkami drewna pochodzącymi z tego slumsu.
Dört saat sonra, deniz üzerinde gecekondu evlerine ait ahşap parçaları dağılmıştı.Horas después el mar seguía trayendo pedazos de madera todos eran restos de las casas pobres.
Dört saat sonra, deniz üzerinde gecekondu evlerine ait ahşap parçaları dağılmıştı.몇 시간이 지나서 보니 나무 쪼가리들이 바다위 몇마일에 걸쳐 떠다니고 있었는데 바로 빈민가의 집들이 부서진 잔해였습니다.
Dört saat sonra, deniz üzerinde gecekondu evlerine ait ahşap parçaları dağılmıştı.Noch Stunden später war das Meer meilenweit mit Holzteilen übersät -- das alles kam von den Häusern des Slums.
Dört saat sonra, deniz üzerinde gecekondu evlerine ait ahşap parçaları dağılmıştı.Nog urenlang was de zee tot in de wijde omtrek bezaaid met stukken hout van de huizen in de sloppenwijk.
Dört saat sonra, deniz üzerinde gecekondu evlerine ait ahşap parçaları dağılmıştı.Vài giờ sau, trên biển rải rác những mảnh gỗ cách nhau hàng dặm - tất cả đều từ những ngôi nhà ổ chuột.
Dört saat sonra, deniz üzerinde gecekondu evlerine ait ahşap parçaları dağılmıştı.Часове по-късно в морето на километри от мястото се носеха дъски - всички те от къщите отнесени от водата.
Dört saat sonra, deniz üzerinde gecekondu evlerine ait ahşap parçaları dağılmıştı.למשך שעות אחר כך, הים היה מלא בגיזרי עץ, ברוחב של מיילים מסביב כל זה היה מבתי שכונת העוני.
Dört saat sonra, deniz üzerinde gecekondu evlerine ait ahşap parçaları dağılmıştı.و تناثرت قطع الخشب على مدى أميال في البحر لعدة ساعات بعد ذلك و كل هذا أتى من البيوت في الأحياء الفقيرة
Dört saat sonra, deniz üzerinde gecekondu evlerine ait ahşap parçaları dağılmıştı.海水とともにあたり中に散らばり 水が引いたときには 跡形もなくなっていた
Ed sertifikasını aldıktan sonra, gittikleri gün kendi evlerini yaktılar.Da de tog af sted, da Ed fik sin autorisation, - - brændte de deres hus ned.
Ed sertifikasını aldıktan sonra, gittikleri gün kendi evlerini yaktılar.Dagen de åkte, när Ed fick sin statsauktorisation- -brände de ner sitt hus.
Ed sertifikasını aldıktan sonra, gittikleri gün kendi evlerini yaktılar.El día que se marcharon, cuando Ed consiguió su título, quemaron su propia casa.
Ed sertifikasını aldıktan sonra, gittikleri gün kendi evlerini yaktılar.Il giorno in cui se ne andarono, dopo che Ed ricevette il suo titolo, bruciarono la loro casa.
Ed sertifikasını aldıktan sonra, gittikleri gün kendi evlerini yaktılar.Kiedy odeszli, zaraz po tym, jak Ed zdobył tytuł, spalili swój dom.
Ed sertifikasını aldıktan sonra, gittikleri gün kendi evlerini yaktılar.Kun pojat lähtivät, he polttivat talonsa.
Ed sertifikasını aldıktan sonra, gittikleri gün kendi evlerini yaktılar.No dia em que partiram, depois de o Ed obter a certificação do Estado, incendiaram a casa deles.
Ed sertifikasını aldıktan sonra, gittikleri gün kendi evlerini yaktılar.Την ημέρα που έφυγαν, αφού ο Εντ έγινε Κρατικός Αλχημιστής, έκαψαν το σπίτι τους.
Ed sertifikasını aldıktan sonra, gittikleri gün kendi evlerini yaktılar.Эд получил сертификацию, и в тот день, когда они уходили, они сожгли свой дом.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Als je me niet gelooft, ga dan maar naar huis en denk er nog wat over na.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Dacă nu mă credeți, mergeți acasă și mai gândiți-vă la asta.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Ha nem hisztek nekem, akkor menjetek haza, és gondolkodjatok még róla, vagy valami.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Jeśli mi nie wierzycie, po prostu idźcie do domu i pomyślcie o tym trochę.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Jika Anda tidak mempercayai saya, silakan pulang dan pikirkan lagi.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.저를 못 믿으시면, 댁에 돌아가셔서 좀 더 생각해 보십시오.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Pokud mi nevěřite, tak prostě běžte domů a zamyslete se nad tím trochu víc nebo něco.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Se não acreditarem, vão para casa e pensem nisto um pouco mais.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Se non mi credete, beh allora andate a casa e pensateci sopra o pensate ad altro.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Si no me creen, vuelvan a casa y piensen un poco más en esto.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Si vous ne me croyez pas, eh bien rentrez chez vous et réfléchissez-y encore.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Αν δεν με πιστεύετε, πηγαίνετε σπίτι σας και σκεφτείτε το περισσότερο ή σκεφτείτε κάτι άλλο.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Ако не сте ми повярвали, просто се приберете вкъщи и помислете още малко или нещо такова.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Если вы мне не верите, пойдите домой и подумайте обо всем этом еще.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.Якщо ви мені не вірите - що ж, ідіть додому і подумайте над цим іще.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.אם אתם לא מאמינים לי פשוט תלכו הביתה ותחשבו על זה עוד קצת או משהו.
Eğer bana inanmazsanız, evlerimize döneceğiz ve yalnızca bunun üzerine biraz daha düşünmekle kalacağız.إذا لم تصدقوني، حسنا ، فلتذهبوا إلى منازلكم و فكروا في الأمر قليلا.