Ana içeriğe geç
Sözlük

evleri ile cümle

evleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Kierrelkööt hänen lapsensa alati kerjäten, anelkoot kaukana kotinsa raunioilta.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!그 자녀가 유리 구걸하며 그 황폐한 집을 떠나 빌어먹게 하소서
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Laten zijn kinderen maar overal ronddwalen en bedelen voor de kost; zij zullen overal weggejaagd worden.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Må hans barn alltid gå husvilla och tigga och söka sitt bröd fjärran ifrån ödelagda hem.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Nguyện con cái nó hoang đàng và ăn mày, Phải đi xin ăn xa khỏi nhà hoang của chúng nó.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Nguyện con_cái nó hoang_đàng và ăn_mày , Phải đi xin ăn xa khỏi nhà hoang của chúng_nó .
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Niech będą biegunami i tułaczami synowie jego, niech żebrzą, a niech żebrzą wychodząc z pustek swoich.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!og la hans barn flakke omkring og tigge, og la dem gå som tiggere fra sine ødelagte hjem!
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Que ses enfants soient vagabonds et qu`ils mendient, Qu`ils cherchent du pain loin de leur demeure en ruines!
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Seine Kinder müssen in der Irre gehen und betteln und suchen, als die verdorben sind.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Vadano raminghi i suoi figli, mendicando, siano espulsi dalle loro case in rovina
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Και ας περιπλανωνται παντοτε οι υιοι αυτου και ας γεινωσιν επαιται, και ας ζητωσιν εκ των ερειπιων αυτων.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Децата му нека се скитат винаги и станат просяци, И далеч от развалените си жилища нека просят хляб.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!ונוע ינועו בניו ושאלו ודרשו מחרבותיהם׃
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!‎ليته بنوه تيهانا ويستعطوا. ويلتمسوا خبزا من خربهم‎.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!願 他 的 兒 女 漂 流 討 飯 、 從 他 們 荒 涼 之 處 出 來 求 食
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!願 他 的 兒女 漂流 討飯 、 從他們荒涼 之 處出來 求 食
Çocuklar sanal bir hapishanedeler. Ayrılamıyorlar; evlerine dönemiyorlar.Діти є віртуальними в'язнями; вони не можуть піти геть, піти додому.
CO: Evet, ama şu noktada hangi evlerin yardıma ihtiyacı olduğunu bile bilmiyoruz ki!카이트리아 오닐: 그래.. 그런데 지금 우리는 어떤 집에서 도움이 필요한지도 모르고 있잖아.
CO: Evet, ama şu noktada hangi evlerin yardıma ihtiyacı olduğunu bile bilmiyoruz ki!Tak, ale nie wiemy, które domy przyjmują pomoc.
CO: Evet, ama şu noktada hangi evlerin yardıma ihtiyacı olduğunu bile bilmiyoruz ki!ק"א: כן, אבל אנו אפילו לא יודעות אילו בתים מקבלים עזרה כרגע.
CO: Evet, ama şu noktada hangi evlerin yardıma ihtiyacı olduğunu bile bilmiyoruz ki!كايتريا أونيل: نعم، ولكننا لا نعلم حتى اي من المنازل تقدم المساعدة في هذه المرحلة.
CO: Evet, ama şu noktada hangi evlerin yardıma ihtiyacı olduğunu bile bilmiyoruz ki!「助けを募って ボランティアも派遣しなきゃ」
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.A menudo Virtual Earth era la primera herramienta con la que la gente veía lo que había sucedido en sus casas.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Deseori prima oară când cineva vedea ce s-a întâmplat cu casa lor era pe Virtual Earth.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.버추얼 어쓰로 누구나 자신들 집이 어떻게 되었나를 볼 수 있었습니다.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Oft war es so, dass jemand das, was mit seinem Haus geschehen war, erstmalig bei Virtual Earth sah.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Sokan a Virtuális Földön keresztül látták először, hogy mi történt a házukkal.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Souvent, les gens ont découvert sur Virtual Earth ce qu'il était advenu de leur maison.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Spesso, la prima volta che qualcuno ha visto cosa stava succedendo a casa sua era con Virtual Earth.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Thường thì đây là lần đầu tiên người ta thấy những gì xảy ra với nhà của họ là từ Trái Đất Ảo.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Velen zagen op Virtual Earth voor het eerst wat er met hun huis gebeurd was.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Wiele osób w Virtual Earth pierwszy raz zobaczyło, co się stało z ich domami.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Συχνά η πρώτη φορά που κάποιος είδε τι έπαθε το σπίτι του ήταν στην Εικονική Γη.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Для багатьох Virtual Earth дав шанс вперше побачити, що сталося з їх будинком.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Для многих Virtual Earth дал шанс в первый раз увидеть, что стало с родным домом.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Често се случваше някой да види за пръв път какво се е случило с къщата му във Virtual Earth.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.הרבה פעמים הפעם הראשונה שאנשים ראו מה קרה לבית שלהם היה בכדור הארץ הוירטואלי.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.في كثير من الأحيان كان أول ما يرون ما حدث لمنازلهم كان في الأرض الإفتراضية
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.無料でウェブ上に公開し というのも
Çünkü bazen Birleşik Krallık dışındaki insanlar züppeliğin taşra evleri ve unvanlara kafayı takanEn anledning till vårat lidande är att-
Çünkü bazen Birleşik Krallık dışındaki insanlar züppeliğin taşra evleri ve unvanlara kafayı takan때로는 영국이 아닌 다른 나라 사람들은 속물근성이 영국만의 특징적 현상이라고 생각하죠.
Çünkü bazen Birleşik Krallık dışındaki insanlar züppeliğin taşra evleri ve unvanlara kafayı takanכיוון שלפעמים אנשים מחוץ לבריטניה מניחים שסנוביות זאת תופעה בריטית מובהקת
Çünkü bazen Birleşik Krallık dışındaki insanlar züppeliğin taşra evleri ve unvanlara kafayı takanفاحيانا يتخيل الاشخاص من خارج المملكة المتحدة ان الغطرسة ظاهرة تميزها
Çünkü bazen Birleşik Krallık dışındaki insanlar züppeliğin taşra evleri ve unvanlara kafayı takan俗物主義は 田舎の邸宅や称号に固執した イギリス特有の現象だと思いますが
Çünkü biz evlerimize saklanmayı düşünmüyoruz.Omdat we niet van plan zijn ons te verschuilen in onze huizen.
Çünkü biz evlerimize saklanmayı düşünmüyoruz.Emme aio pysyä kotona peloissamme.
Çünkü biz evlerimize saklanmayı düşünmüyoruz.Nous, nous ne comptons pas nous réfugier chez nous.
Çünkü biz evlerimize saklanmayı düşünmüyoruz.Ponieważ my nie planujemy chować się w naszych domach.
Çünkü biz evlerimize saklanmayı düşünmüyoruz.כי אנחנו לא מתכוונות להסתתר בבתים שלנו
Çünkü biz evlerimize saklanmayı düşünmüyoruz.لأن احنا مش ناويين نستخبي فى بيوتنا
Çünkü biz evlerimize saklanmayı düşünmüyoruz.これが私たちの広場であり、これは私たちの革命であり、最後の息にこの戦いを戦うことになる。
Çünkü teminatımız vardı, evleri teminat olarak almıştık.Tohle jsou zajištěné dluhové obligace.
Daha fazla okuyun: Sığınma evleriEn savoir plus : Logement en situation de crise
Daha fazla okuyun: Sığınma evleriLue lisää: Asuminen kriisitilanteessa
Daha fazla okuyun: Sığınma evleriMás información: Alojamientos para situaciones críticas
Daha fazla okuyun: Sığınma evleriДополнительная информация: Где жить в кризисной ситуации
Daha fazla okuyun: Sığınma evleriاقرأ المزيد: السكن في حالة الأزمات
Daha fazla okuyun: Sığınma evleri更多信息: 紧急性住房。
Daha sonra, onları evlerine bıraktık. Hiçbir zaman unutmayacağım,Più tardi li accompagnammo a casa e io non dimenticherò mai
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod