Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.Ook de vrouwen en kinderen werden gevangen genomen. Alle kostbaarheden in de huizen werden buitgemaakt.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.tudi vse njih blago in vse njih otročiče in njih žene odvedo ujete in uplenijo sploh vse, kar je bilo v hišah.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.und alle ihre Habe; alle Kinder und Weiber nahmen sie gefangen, und plünderten alles, was in den Häusern war.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.и все богатство их, и всех детей их, и жен их взяли в плен, и разграбили все, что было в домах.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.и откараха в плен всичките им деца и жени, и разграбиха всичко що имаше в къщите.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.ואת כל חילם ואת כל טפם ואת נשיהם שבו ויבזו ואת כל אשר בבית׃
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.وسبوا ونهبوا كل ثروتهم وكل اطفالهم ونساءهم وكل ما في البيوت
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.又 把 他 們 一 切 貨 財 、 孩 子 、 婦 女 、 並 各 房 中 所 有 的 、 都 擄 掠 去 了
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.又 把 他 們一切 貨財 、 孩子 、 婦女 、 並各 房 中 所有 的 、 都擄掠 去了
Caddelerimizde, evlerimizde, fabrikalarımızda... ...sürekli aynı sözcük duyuluyor.Beseda se sliši neprestano na naših ulicah... ...v naših domovih, v naših tovarnah in delavnicah. Revolucija!
Caddelerimizde, evlerimizde, fabrikalarımızda... ...sürekli aynı sözcük duyuluyor. Devrim!Kata yang terdengar diucapkan berulang-ulang di jalan,... ...di rumah kita, di pabrik dan bengkel kita.
Caddelerimizde, evlerimizde, fabrikalarımızda... ...sürekli aynı sözcük duyuluyor. Devrim!Μια λέξη ακουγεται επανειλημμένα στους δρόμους μας,... ...στα σπίτια μας, στα εργοστάσια στα εργαστήρια.
Caddelerimizde, evlerimizde, fabrikalarımızda... ...sürekli aynı sözcük duyuluyor.Neustále slyšíte jedno slovo v ulicích... V našich domovech, v továrnách a dílnách.
Caddelerimizde, evlerimizde, fabrikalarımızda... ...sürekli aynı sözcük duyuluyor.Słowo powtarzane na naszych ulicach... ...domach, fabrykach i naszych sklepach. Rewolucja!
Caddelerimizde, evlerimizde, fabrikalarımızda... ...sürekli aynı sözcük duyuluyor.Една дума се чува неколкократно по улиците... ...в нашите домове, в нашите заводи и на работа.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.A karolinai papagáj mindenki udvarában ott díszelgett.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.Il parrocchetto della Carolina era un pappagallo colorato molto comune.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.캐롤라이나 잉꼬는 모든 뒷마당을 환하게 만드는 앵무새였습니다.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.La perruche de Caroline était un perroquet qui illuminait tous les jardins.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.O periquito-da-Carolina era um psitaciforme que dava vida aos quintais em todo o lado.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.Papagalul din Carolina lumina curțile tuturor.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.Papużka karolińska była pospolitym gatunkiem.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.Parkit Carolina adalah sejenis kakatua yang menyemarakkan halaman setiap rumah.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.Vẹt đuôi dài Carolina từng rực rỡ khắp các mảnh sân.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.Το παρακίτ της Καρολίνα ήταν παπαγάλος που τον συναντούσες σε κάθε αυλή.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.Когда-то Каролинского длиннохвостого попугая можно было встретить в каждом дворе.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi."תוכוני קרוליינה" היו תוכים שהאירו חצרות בכול מקום.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.كانت طيور بَرَاكِيت كَارُولَيْنَا تملأخلفيات المنازل في كل مكان.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.しかし羽毛が狙われ絶滅しました
Cenaze evlerinden.Begrafenis ondernemers.
Cenaze evlerinden.Casas funerárias.
Cenaze evlerinden.Dalle imprese di onoranze funebri.
Cenaze evlerinden.De la capelele funerare.
Cenaze evlerinden.Des funérariums.
Cenaze evlerinden.-Drugi pogrebni zavodi.
Cenaze evlerinden.Funerarias.
Cenaze evlerinden mi?Begrafenis ondernemers?
Cenaze evlerinden mi?Capelele funerare?
Cenaze evlerinden mi?Casas funerárias?
Cenaze evlerinden mi?Des funérariums?
Cenaze evlerinden mi?¿Funerarias?
Cenaze evlerinden mi?Le onoranze funebri?
Cenaze evlerinden mi?Res?
Cenaze evlerinden mi?Γραφεία κηδειών;
Cenaze evlerinden mi?Похоронных домов?
Cenaze evlerinden mi?دار الجنائز ؟
Cenaze evlerinden.Τα γραφεία κηδειών.
Cenaze evlerinden.Из похоронных домов.
Cenaze evlerinden.من دار الجنائز
Çinli vatandaşlara ait evleri ve dükkanları yağmalamak için büyük bir hücum başladı. Her şeyi aldılar.Una gran turba que se puso a saquear las casas y tiendas de los chinos: la gente se llevaba todo.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!(108:10) да скитаются дети его и нищенствуют, и просят хлеба изразвалин своих;
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Andem errantes os seus filhos, e mendiguem; esmolem longe das suas habitações assoladas.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Anden sus hijos vagabundos y mendigando; procuren su pan lejos de sus casas arruinadas
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Biarlah anak-anaknya menjadi pengemis yang mengembara, dan diusir dari reruntuhan rumahnya
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Buďtež běhouni a tuláci synové jeho, žebřete, vyhnáni jsouce z poustek svých.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!bujdossanak az õ fiai és kolduljanak, és elpusztult helyeiktõl távol keressenek [eledelt.]
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Copiii lui să umble fără niciun căpătîi şi să cerşească, să-şi caute pînea departe de locuinţa lor dărîmată!
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!hans Børn flakke om og tigge, drives bort fra et øde Hjem;
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!In neprestano naj se klatijo in beračijo otroci njegovi in iščejo naj kruha daleč od podrtih bivališč svojih.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Jeho synovia nech sú tulákmi, nech žobrú a nech hľadajú svoj chlieb zo svojich spustlých bývanísk.