Ana içeriğe geç
Sözlük

evleri ile cümle

evleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Burasi Patkotak'ların* Barrow'daki evlerinin salonu.Das ist das Wohnzimmer der Familie Patkotak in ihrem Haus in Barrow.
Burasi Patkotak'ların* Barrow'daki evlerinin salonu.Đây là phòng khách của đình Patkotak tại Barrow.
Burasi Patkotak'ların* Barrow'daki evlerinin salonu.Dit is de huiskamer van de familie Patkotak in Barrow.
Burasi Patkotak'ların* Barrow'daki evlerinin salonu.Esto es la sala de estar de la familia Patkotak en su casa en Barrow.
Burasi Patkotak'ların* Barrow'daki evlerinin salonu.이것은 파트코탁씨 가족의 거실인데요
Burasi Patkotak'ların* Barrow'daki evlerinin salonu.Questa è fatta nel soggiorno della famiglia di Patkotak nella loro casa a Barrow.
Burasi Patkotak'ların* Barrow'daki evlerinin salonu.To jest pokój dzienny rodziny Patkotaków w ich domu w Barrow.
Burasi Patkotak'ların* Barrow'daki evlerinin salonu.Εδώ είμαστε στο σαλόνι της οικογένειας Πάτκοτακ στο σπίτι τους στο Μπάρροου.
Burasi Patkotak'ların* Barrow'daki evlerinin salonu.Това е във всекидневната на семейство Паткотак, в дома им в Бароу.
Burasi Patkotak'ların* Barrow'daki evlerinin salonu.Это в гостиной комнате семьи Паткотак в их доме в Барроу.
Burasi Patkotak'ların* Barrow'daki evlerinin salonu.זהו הסלון של משפחת פטקוטאק
Burasi Patkotak'ların* Barrow'daki evlerinin salonu.هذه في غرفة الجلوس الخاصة بعائلة باتكوتاك*
Burasi Patkotak'ların* Barrow'daki evlerinin salonu.リビングルームです これはごちそうになった箱入りワインです
Bu süreçte yıkılmış olan evleri göz önünde bulundurmuyoruz. .Deci asta este din articolul din New York Times.
Bu süreçte yıkılmış olan evleri göz önünde bulundurmuyoruz. .En we kunnen aannemen dat het aantal gesloopte huizen vrijwel te verwaarlozen is.
Bu süreçte yıkılmış olan evleri göz önünde bulundurmuyoruz. .Můžeme předpokládat, ...že počet zničených domů byl zanedbatelný.
Bu süreçte yıkılmış olan evleri göz önünde bulundurmuyoruz. .Можемо припустити, що кількість зруйнованих будинків є незначною.
Bu süreçte yıkılmış olan evleri göz önünde bulundurmuyoruz. .仮定出来ます。 私は、ほとんどの近所の人が、 家をブルドーザーで、
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için이 사진은 인근 서점과의 경쟁 때문에 공원 관리소에 의해
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Asta e chiar înainte de a fi dat afară de angajații parcului pentru că a făcut concurență librăriei de acolo.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Chwilę po tym leśnicy wyrzucili go z parku narodowego za konkurowanie z miejscową księgarnią.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Đây là ngay trước khi anh ấy bị đuổi đi bởi Parks Services, bởi cạnh tranh với nhà sách ở đó.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Esto es poco antes de que fuera expulsado por la vigilancia del parque por competir con la librería del lugar.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Isto foi imediatamente antes de ser despedido da Parks Services por competir com a livraria deles.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Εδώ είναι λίγο πριν τον διώξει η υπηρεσία του πάρκου επειδή ανταγωνιζόταν το τοπικό βιβλιοπωλείο.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Това е малко преди да бъде изхвърлен от служителите на парка, заради конкуриране с магазините за книги там.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Это было до того, как служба парка вышвырнула его за конкуренцию с книжным магазином в том районе.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Якраз перед тим, як паркові служби вигнали його геть, бо він перебивав торг місцевій книгарні.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak içinזה בדיוק לפני שהוא גורש החוצה על ידי רשויות הפארק.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak içinذلك تماماً قبل أن يطرده عمال خدمات الحدائق
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için公園の管理人に追い出される前の写真です
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Aber eure Zeit ist da, daß ihr in getäfelten Häusern wohnt, und dies Haus muß wüst stehen?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››"¿Acaso es tiempo de que vosotros habitéis en vuestras casas enmaderadas mientras que esta casa está en ruinas
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Acaso é tempo de habitardes nas vossas casas forradas, enquanto esta casa fica desolada?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Är då tiden kommen för eder att själva bo i panelade hus, medan detta hus ligger öde?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Či je čas pre vás, aby ste vy bývali vo svojich vykladaných domoch, kým je tento dom pustý?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››,,Dar pentru voi a venit oare vremea să locuiţi în case căptuşite cu tavan, cînd Casa aceasta este dărîmată?``
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Er det da Tid for eder at bo i Huse med træklædte Vægge, når dette Hus ligger øde?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Er det tid for eder til å bo i eders bordklædde hus, mens dette hus ligger øde?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Est-ce le temps pour vous d`habiter vos demeures lambrissées, Quand cette maison est détruite?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Ideje-é néktek, hogy ti mennyezetes házakban lakozzatok, holott ez a ház romban áll?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Izali wam jest czas, abyście mieszkali w domach waszych listwowanych, a dom ten aby pusty stał?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Jest-liž vám čas, abyste vy seděli v domích svých taflovaných, a dům tento pustý stál?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››이 전이 황무하였거늘 너희가 이 때에 판벽한 집에 거하는 것이 가하냐
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Nay có phải là thì giờ các ngươi ở trong nhà có trần ván, khi nhà nầy hoang vu sao?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Nay có phải là thì_giờ các ngươi ở trong nhà có trần ván , khi nhà nầy hoang_vu sao ?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››"Onko sitten aika teidän asua panelilla kaunistetuissa huoneissanne, kun tämä huone on rauniona?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Za vas same pa je čas, da prebivate v svojih z deskami obitih hišah, hiša ta pa bodi pusta?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Ειναι καιρος εις εσας, να κατοικητε σεις εν τοις φατνωτοις οικοις σας, ο δε οικος ουτος να ηναι ερημος;
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››а вам самим время жить в домах ваших украшенных, тогда как дом сей в запустении?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››Време ли е сами вие Да живеете в своите с дъски обковани къщи, Докато тоя дом остава пуст?
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››העת לכם אתם לשבת בבתיכם ספונים והבית הזה חרב׃
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››هل الوقت لكم انتم ان تسكنوا في بيوتكم المغشّاة وهذا البيت خراب.
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››這 殿 仍 然 荒 涼 、 你 們 自 己 還 住 天 花 板 的 房 屋 麼
‹‹Bu tapınak yıkık durumdayken, sizin ağaç kaplamalı evlerinizde oturmanızın sırası mı?››這殿 仍然 荒涼 、 你 們 自己 還 住 天花板 的 房屋麼
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.cướp đem đi hết tài vật , các con_trẻ và đờn bà , cùng mọi vật chi ở trong nhà vậy .
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.cướp đem đi hết tài vật, các con trẻ và đờn bà, cùng mọi vật chi ở trong nhà vậy.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.그 모든 재물을 빼앗으며 그 자녀와 아내들을 사로잡고 집 속의 물건을 다 노략한지라
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.le-au luat ca pradă de război toate bogăţiile, copiii şi nevestele, şi tot ce se găsea în case.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.Og alt deres gods og alle deres barn og deres kvinner førte de bort som bytte, og alt annet som var i husene.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod