Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.서로 작별한 후 우리는 배에 오르고 저희는 집으로 돌아가니라
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.noi salimmo sulla nave ed essi tornarono alle loro case
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Nos despedimos los unos de los otros y subimos al barco, y ellos volvieron a sus casas
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.och togo sedan avsked av varandra. Därefter stego vi ombord på skeppet, och de andra vände tillbaka hem igen.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Puis, ayant pris congé les uns des autres, nous montâmes sur le navire, et ils retournèrent chez eux.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.rồi từ giã nhau. Ðoạn, chúng ta xuống tàu; môn đồ trở về nhà.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.rồi từ_giã nhau . Ðoạn , chúng_ta xuống tàu ; môn_đồ trở_về nhà .
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.så bød vi hverandre farvel, og vi gikk ombord på skibet; men de vendte tilbake til sitt.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Setelah itu kami bersalam-salaman, lalu kami naik ke kapal dan mereka pun pulang ke rumah
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.toge vi Afsked med hverandre; og vi gik om Bord i Skibet, men de vendte tilbage til deres Hjem.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Und als wir einander gesegnet, traten wir ins Schiff; jene aber wandten sich wieder zu dem Ihren.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.και ασπασθεντες αλληλους επεβημεν εις το πλοιον, εκεινοι δε υπεστρεψαν εις τα ιδια.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.И ние, като отплувахме от Тир, стигнахме в Птолемаида, дето поздравихме братята и преседяхме у тях един ден.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.И, простившись друг с другом, мы вошли вкорабль, а они возвратились домой.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.і, попрощавшись один з одним, увійшли в корабель, вони ж вернулись до дому.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.ונברך איש את רעהו ונעל אל האניה והמה שבו איש לביתו׃
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.ولما ودعنا بعضنا بعضا صعدنا الى السفينة. واما هم فرجعوا الى خاصتهم
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.我 們 上 了 船 、 他 們 就 回 家 去 了
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.我 們 上 了 船 、 他 們 就 回家 去了
Bir çok kişi oylarının sayıldığından emin evlerine giderler çünkü seçim sisteminin doğru işlediğine inanırlar.대부분 사람들은 집으로 향할 것입니다. 자신들의 표가 계수되리라는 확신을 가지고 말입니다. 선거 시스템이 제대로
Bir çok kişi oylarının sayıldığından emin evlerine giderler çünkü seçim sisteminin doğru işlediğine inanırlar.רוב האנשים הולכים הביתה ובטוחים שהקול שלהם נספר, בגלל שהם סומכים על כך
Bir çok kişi oylarının sayıldığından emin evlerine giderler çünkü seçim sisteminin doğru işlediğine inanırlar.وسيذهب معظم الناس لمنازلهم متأكدين بأن أصواتهم قد تم حسبها، لأنهم يثقون
Bir çok kişi oylarının sayıldığından emin evlerine giderler çünkü seçim sisteminin doğru işlediğine inanırlar.選挙システムはきちんと働いていると 信じているので 自分の用紙が 集計されることに疑念はありません
Biz kızları evlerine bırakana kadar öyleydi.Non piu' stretto dopo che abbiamo scaricato le ragazze.
Biz kızları evlerine bırakana kadar öyleydi.Pas après avoir déposé les filles chez elles.
Biz kızları evlerine bırakana kadar öyleydi.Όχι αφού αποκοιμίσαμε τα κορίτσια.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Así que ahora, sólo están - lo que sea. Lo están enterrando en sus patios traseros. Ahorros
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.A więc, teraz oni po prostu - cokolwiek. Oni chowają to z tyłu domu.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Così proprio ora, ognuno di loro li sta seppellendo nel proprio cortile, ammucchiandoli lì, vero?
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Donc maintenant, ils sont juste - quoi que ce soit. Ils vont le cacher dans leurs matelas.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Řekněme, že tihle lidé zakopávají své úspory na dvorku.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Şi, chiar acum, ce fac cu ele? Le îngroapă undeva în curtea lor.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Vì vậy, ngay bây giờ, họ chỉ - bất cứ điều gì. Họ đang chôn nó trong sân sau của họ.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Сега не им пука много за инвестиране.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.Скажем на данный момент они закапывают их в своих дворах
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.אז עכשיו, הם רק - לא משנה. הם מטמינים אותה בחצר האחורית שלהם.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.حسناً, الآن هم يدفنون مدخراتهم في فنائهم الخارجي
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.自分の家の裏庭に そうやって稼いだ先からどんどん裏庭に集めていきます。
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.acharemos toda sorte de bens preciosos; encheremos as nossas casas de despojos;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.allt vad dyrbart är skola vi vinna, vi skola fylla våra hus med byte;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Chúng ta sẽ được các thứ của báu, Chất đầy nhà chúng ta những của cướp;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Chúng_ta sẽ được các thứ của báu , Chất đầy nhà chúng_ta những của cướp ;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.hallaremos riquezas de toda clase; llenaremos nuestras casas de ganancias
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Kita ambil barang-barang mereka yang berharga, supaya rumah kita penuh dengan barang rampasan
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.우리가 온갖 보화를 얻으며 빼앗은 것으로 우리 집에 채우리니
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.me saamme kaikenlaista kallista tavaraa, täytämme talomme saaliilla;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Minden drága marhát nyerünk, megtöltjük a mi házainkat zsákmánnyal;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.najdeme rôzny majetok drahocenný; naplníme svoje domy korisťou.
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Nous trouverons toute sorte de biens précieux, Nous remplirons de butin nos maisons;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.troveremo ogni specie di beni preziosi, riempiremo di bottino le nostre case
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.vi vil finne alle slags kostelig gods, fylle våre hus med rov;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Vi vinder os Gods og Guld, vi fylder vore Huse med Rov.
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.vom găsi tot felul de lucruri scumpe, şi ne vom umplea casele cu pradă;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.vsakršno drago blago si pridobimo, s plenom napolnimo hiše svoje;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Všelijakého drahého zboží dosáhneme, naplníme domy své loupeží;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.wir wollen großes Gut finden; wir wollen unsre Häuser mit Raub füllen;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Wszelkiej majętności kosztownej nabędziemy, napełnimy domy nasze korzyścią;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Zij hebben genoeg geld en spullen, dus wij kunnen een flinke slag slaan.
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.θελομεν ευρει παν πολυτιμον αγαθον, θελομεν γεμισει τους οικους ημων απο λαφυρων
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.наберем всякого драгоценного имущества, наполним домы наши добычею;