Bazı aile gündüz bakıcıları çocuklara grup halinde çocukların evlerinde bakmaktadırlar.家庭托儿所的意思是护工在自己家里照顾孩子。有些家庭托儿所的护工在群组家庭托儿所的家里照顾孩子。
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Alcuni degli abitanti strappavano le manichette dalle mani dei pompieri per puntarle sulle proprie case.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Enkele bewoners pakten met geweld de brandspuiten om het vuur bij hun eigen huizen te lijf te gaan.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.주민들 중 일부는 자신의 집의 불을 끄기 위해 소방관으로부터 강제로 호스를 빼았았습니다.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Một vài người địa phương giật lấy vòi nước từ những người lính cứu hỏa để giập tắt nhà của họ.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Néhány helyi lakos erővel vette el a slagot a tűzoltóktól hogy maguk oltsák a tüzet a saját házaikban.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Niektórzy tubylcy siłą zabierali węże strażakom by ugasili ogień właśnie w ich domach.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Unii localnici au luat cu forța furtunurile de la pompieri ca să stingă focul din casele lor.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Unos lugareños quitaron a la fuerza las mangueras de los bomberos para apagar el fuego en sus casas.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Некоторые местные жители насильственно забирали у пожарных шланги, чтобы тушить пожар в своих домах.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.Някои от местните хора насилствено отнемаха маркучите от пожарникарите, за да изгасят огъня в домовете си.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.חלק מהמקומיים חטפו את צינורות הכיבוי מהכבאים, כדי לכבות את הדליקה בבתיהם.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.بعض السكان المحلين أخذوا خراطيم المياة عنوة من من رجال الاطفاء لإخماد الحريق في منازلهم.
Bazı insanlar hortumları itfayecilerin elinden alıp kendi evlerine doğru tutuyorlar.ホースを奪い鎮火を試みる人もいたほどです この時点で何百もの家屋が焼け崩れていました
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Alţii ziceau: ,,Punem zălog ogoarele, viile şi casele noastre, ca să avem grîu în timpul foametei.``
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Anderen hadden hun akkers, wijngaarden of huizen moeten verpanden om aan geld voor voedsel te komen.
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Andre sagde: "Vore Marker, Vingårde og Huse må vi give i Pant for at få Korn under Hungersnøden!"
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Andre sa: Våre marker og vingårder og hus må vi sette i pant; la oss få korn til å stille vår hunger!
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.D`autres disaient: Nous engageons nos champs, nos vignes, et nos maisons, pour avoir du blé pendant la famine.
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.혹은 말하기를 우리의 밭과 포도원과 집이라도 전당 잡히고 이 흉년을 위하여 곡식을 얻자 하고
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Och några sade: »Våra åkrar, vingårdar och hus måste vi pantsätta; låt oss få säd till att stilla vår hunger.»
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.Toiset sanoivat: "Peltomme, viinitarhamme ja talomme meidän täytyy pantata saadaksemme viljaa nälkäämme".
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.ויש אשר אמרים שדתינו וכרמינו ובתינו אנחנו ערבים ונקחה דגן ברעב׃
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.وكان من يقول حقولنا وكرومنا وبيوتنا نحن راهنوها حتى نأخذ قمحا في الجوع.
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.有 的 說 、 我 們 典 了 田 地 、 葡 萄 園 、 房 屋 . 要 得 糧 食 充 飢
Bazıları da, ‹‹Kıtlıkta buğday almak için tarlalarımızı, bağlarımızı, evlerimizi ipotek ediyoruz›› diyordu.有的 說 、 我們典 了 田地 、 葡萄園 、 房屋 . 要得 糧食 充飢
Belediyenin ve özel şirketlerin hizmet evlerinin fiyatlarını karşılaştırmanızda yarar vardır.Det lönar sig att jämföra kommunalt ägda och privata servicehus.
Belediyenin ve özel şirketlerin hizmet evlerinin fiyatlarını karşılaştırmanızda yarar vardır.Vous avez intérêt à comparer les logements-services communaux et privés.
Belediyenin ve özel şirketlerin hizmet evlerinin fiyatlarını karşılaştırmanızda yarar vardır.Вам необходимо сравнить принадлежащие коммуне и частные дома сестринского ухода.
Belediyenin ve özel şirketlerin hizmet evlerinin fiyatlarını karşılaştırmanızda yarar vardır.المملوكة من قبل البلدية والتي تقع تحت ملكيةٍ خاصة.
Benim anladığım kadarıyla, Klu Klux Klan, Omaha'daki evlerinden birini yakmış.음, 나의 이해에 Kkk 단 오마하에서 그들의 가정 중 하나를 태워
Benim anladığım kadarıyla, Klu Klux Klan, Omaha'daki evlerinden birini yakmış.Λοιπόν, απ΄όσο καταλαβαίνω, η Κου Κλουξ Κλαν κατέκαψε ένα από τα σπίτια τους στην Όμαχα
Benim anladığım kadarıyla, Klu Klux Klan, Omaha'daki evlerinden birini yakmış.حسناً، حسب فهمي، جمعية الكو كلوكس أحرقت إحدى البيوت في أوماها
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.Am acceptat să lucrez cu el numai dacă promiteau că va sta în casă şi nu îl vor duce deloc afară.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.Csak úgy vállaltam el, hogy megígérik, hogy ki nem teszi a kutya a lábát a házból,
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.Ho accettato di lavorare con lui solo perché mi hanno promesso di tenerlo in casa e non portarlo mai fuori.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.J'ai accepté de travailler avec lui avec la promesse qu'il resterait à l'intérieur, qu'il ne sortirait pas.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.저는 개를 집 안에서 키우고 절대로 밖에 내보내지 않겠다는 약속을 해야만 개를 훈련시키겠다고 말했습니다.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.Só concordei trabalhar com ele se prometessem que o mantinham dentro de casa e nunca o levavam para fora.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.Zgodziłem się z nim pracować pod warunkiem, że pozostanie w domu i nigdy nie będą go zabierali na zewnątrz.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.Съгласих се да работя с него само при условие, че ще обещаят да стои в къщата им и никога не го извеждат наън.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.והסכמתי לעבוד איתו רק בתנאי שהם יבטיחו שהוא לא יוצא מהבית, ואכן הם לא הוציאו אותו.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.ووافقت فقط للعمل إذا وعدوا بإبقائه في منزلهم، وألا يأخذوه للخارج.
Ben sadece eğer evlerinde kalmasına söz verirlerse çalışmaya razı oldum. ve asla evlerinden dışarı koymadılar.調教する事を引き受けました。 この犬は後に安楽死させられました。
Ben sadece soru evleri sormak bana lazım i yapamadan tarafından yakalandı için난 그냥 질문 가정에게 나에게있어 이해가 전에에 의해 포착을 위해
Ben sadece soru evleri sormak bana lazım i yapamadan tarafından yakalandı içinNu mă discurs judecător
Ben sadece soru evleri sormak bana lazım i yapamadan tarafından yakalandı içinיש לי אליי רק לשאול את שאלת הבתים לנטל על ידי לפני שהספקתי
Ben sadece soru evleri sormak bana lazım i yapamadan tarafından yakalandı içinحصلت لي فقط أسأل سؤال المنازل لانتقاؤها من قبل قبل أن أتمكن من
Ben sadece soru evleri sormak bana lazım i yapamadan tarafından yakalandı içinここで裁判官が来る分をもたらす 多分あなたはと武装に歯止めをかける
Binlerce aile çapraz ateş altında kalmamak için evlerinden kaçtı.Des milliers de familles ont fui leurs foyers pour ne pas être prises dans les tirs croisés.
Binlerce aile çapraz ateş altında kalmamak için evlerinden kaçtı.Miles de familias han huido de sus hogares para evitar quedar atrapadas en el fuego cruzado.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.A když jsme se vespolek rozžehnali, vstoupili jsme na lodí, a oni se vrátili domů.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.A keď sme sa spolu rozlúčili, vošli sme do lode, a oni sa vrátili domov.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Apoi ne-am luat ziua bună unii dela alţii, şi noi ne-am suit în corabie iar ei s'au întors acasă.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.A pożegnawszy się jedni z drugimi, wstąpiliśmy w okręt, a oni się wrócili do domu.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.e despedindo-nos uns dos outros, embarcamos, e eles voltaram para casa.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.És egymástól elbúcsúzván, beülénk a hajóba, azok pedig megtérének az övéikhez.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.gingen wij aan boord van het schip en keerden zij terug naar huis.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.In ko smo se poslovili drug od drugega, smo stopili na ladjo, a oni so se vrnili domov.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.ja sanottuamme jäähyväiset toisillemme astuimme laivaan, ja he palasivat kotiinsa.